Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

AHİR ZAMANIN DECCAL FİTNESİ

AHİR ZAMANIN DECCAL FİTNESİ

İşte Ahir Zaman alametleri...

25 Mart 2011 23:42
font boyutu küçülsün büyüsün


İslam hakkında bir nebze ilim ve irfan sahibi olanlar bilir ki, hakkı batıl ile, Tevhid’i şirk ile karıştırmak, böylece Müslümanları “Sırat-ı Mustakim”den uzaklaştırarak küfre sürüklemek, Hz. Peygamber’in ahir zamanda haber verdiği “yalancı deccallar”ın asıl vazifesidir (Buhari, Sahih, Fiten, 92/7130).
Nitekim, Rasulullah’ın beyanıyla yalancı deccallar, Hakkı batıl, batılı ise hak olarak gösterir. Küfür ve şirki, iman ve tevhid olarak sunar. İşi-gücü sürekli yalan-dolan, hile ve aldatmadır. Ateşi su, suyu ise ateş gösterecek kadar hile ve aldatıcılıkta mahirdir (Buhari, Sahih, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Sahih, Fiten 105, (2935); Ebû Dâvud, Sünen, Melâhim 14, (4315).
İşin en vahim tarafı ise, bütün bu “büyük fesat ve fitneleri” yayan ve yaygınlaştıranlar, maalesef bunları İslam adına yapmaktadırlar, Müslüman kılığında yapmaktadırlar.

Kısaca İslam’ın asla vazgeçilmez esasları olan Yüce Allah’ın birliği, Tevhid akidesi, Hz. Peygamberin son peygamber olduğu ve İslam’ın yegane hak din olduğu gerçekleri ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.
Müslüman ecdadımızın hakim olduğu coğrafyada ve özellikle Hicaz bölgesinde, 2-3 asır önceleri gayr-i Müslim oryantalistlerin yaymaya çalıştıkları bu batıl anlayışlar, son dönemde Müslüman kisvesine bürünmüş yerli insanlarımız tarafından yayılmaktadır. İslam coğrafyasını ve Müslümanların imanını, kimliğini ve medeniyetini hedef alan bu büyük fesad ve fitne, dün “Dinlerarası Diyalog” adıyla Müslümanlardan görünen bazı marjinal gruplar tarafından yapılırken, bugün artık yöneticilerin eliyle icra edilmektedir.
Rasulullah’ın (sav) ümmeti adına en çok korktuğu fitne, Deccal fitnesinin yanı sıra Müslümanların önderi konumunda bulunanların, Müslümanları “Sırat-ı Mustakîm”den kopartacak adımlar atmalarıdır. Nitekim Hz. Peygamber; “Şu bir gerçek ki, ümmetim adına korktuğum en önemli şey, dalalete sapmış ve saptıran yöneticiler ve önderlerdir. Ümmetimden bazı gruplar (Hak din olan İslam’dan saparak) müşriklere ve ehl–i kitaba iltihak edeceklerdir, onların dinlerine dahil olacaklardır” buyurmaktadır. (Ebu Davud, Sünen, Fiten, 1; İbn Mace, Sünen, Fiten, 9).
Öyle ki bazı hadis–i şeriflerde Rumlar olarak da zikredilen bu Hıristiyanlar ve Yahudiler, “keler deliği”ne girseler;  ahir zamanın bu Haktan sapmış grupları ve Deccalların avaneleri, “müşrik Haçlının girdiği keler deliği”ne kadar sokulmaya kalkışacaklardır. (Buhari, Sahih, İ’tisam, 96/7319–7320; Müslim, Sahih, İlm, 6; İbn Mace, Sünen, Fiten, 17; Ahmed Bin Hanbel, Müsned, 2/450–511, 3/84–89).
Nitekim “Fitneden eser kalmayıncaya kadar onlarla Allah yolunda mücadele ediniz” (Enfal Suresi, 39) ayet-i kerimesinde geçen fitnenin “ne büyük fitne” olduğunu beyan eden Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’a (ra), söz konusu “fitne”nin mahiyeti sorulduğunda, hiddetle; “Anası doğurmayasıca… Bilmiyor musun, bu fitne, Müslümanların İslam’ı ve Hz. Muhammed’i terk ederek müşriklerin, Hıristiyanların ve Yahudilerin dinlerine girmeleridir...” buyurmaktadır (Buhari, Sahih, Kitab’ül Fiten, 92/7094). Buhari’nin rivayet ettiği diğer bir hadis-i şerifte, Allah Rasulü, bu büyük fitne ve avanelerinin Irak’a musallat olacaklarını mucizevî bir haberle beyan buyurmaktadır (Buhari, Sahih, Fiten, 7093).

Hakkı batıl, batılı hak olarak takdim eden Deccalların fitnesi, İslam coğrafyasını ve Müslümanların imanını öylesine kasıp kavuracak ki, ahir zamanda camiler ve mescitler binerli binerli dolup taşacaklar ve fakat içlerinden tek bir mü’min çıkmayacaktır, onlar ise hala kendilerini hidayette zannedeceklerdir (Gümüşhanevî, Ramuz’ul Ehadîs, 2/3741, 3742, 6251).
Yine Rasulullah (sav) ahir zamanda küfür ve bid’atın nasıl süratle yaygınlaşıp nerelere varacağını şöyle beyan buyuruyor:
Salih amellere yapışınız. Gecenin zifiri karanlık parçaları gibi fitneler zuhur edecektir. Kişi, mü’min olarak sabahlayacak, kâfir olarak akşamlayacak; mü’min olarak akşamlayacak kâfir olarak sabaha çıkacaktır. Dinini ise beş paralık dünya menfaati karşılığında satacaktır. (Müslim, İman 186, (118); Tirmizi, Fiten 30, 33, (2205); Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262)

Son zamanlarda bu “büyük fitnelerin” faillerinin, Müslümanlardan görünmeleri, hatta takkeli, cüppeli, sarıklı bulunmaları; zaten İslam’ı bilmeyen halkımızın, batılı hak olarak algılamasına, batılı tasdik etmesine ve hak yerine batıla inanmasına sebep olmaktadır.
Böylece hadis-i şeriflerde haber verildiği üzere, Ümmet-i Muhammed, bölük bölük müşriklerin, Hıristiyan ve Yahudilerin safına sürüklenmektedir. İmanlarından sonra küfre yuvarlanmaktadırlar.
Resulullah’ın (sav), ahir zamanda Deccalların Müslümanlar arasından türeyeceğini beyan buyurması, Müslümanların karşı karşıya bulunduğu bu fitneyi son derece ehemmiyetli hale getirmektedir.  (Buharî, Sahih, Hac 132, Edeb 43, 95, Hud 9, Diyât 2, Fiten 8; Müslim, Sahih, İman 119, (66); Ebu Davud, Sünen, Fiten, 1; İbn Mace, Sünen, Fiten, 9).
Takdir edersiniz ki, böylesi ciddi bir fitne karşısında hiçbir Müslüman susamaz, tarafsız kalamaz. Zira bu dilsiz şeytanlık olur.
Resulullah’ın (sav) hayatına baktığımızda, her türlü işinde gayri Müslimlere muhalefeti şiar edindiğini görmekteyiz. Yüce Allah ve O’nun Resulü, bütün bu şirk ve küfür sahiplerinden beridir.









yorumlayorum ekle


Yorumlar (4)
  • Allah'ın Aslanı / 7 Ağustos 2012 15:36

    Kendisi Deccal

    [88.245.105.208] IP numaralı bilgisayardan 07.Ağustos.2012 15:36 Allah'ın Aslanı ismi ile TC yasakarına aykırı yorumlar yaptığınız için hakkınızda hukuki süreç başlatılmış olup yorumunuz yayınlanmamıştır.
  • ALİ HAYDAR KAYA / 3 Nisan 2011 19:55

    ŞUAN LİBYA MISIR SURİYEDEKİ AYAKLANMALAR AHİR ZAMAN DECCAL FİTNESİ

    Dünya, üzerinde yaşayan 7 milyar nüfusu besleyemeyecek hale gelmiştir. Bu gün yeryüzünde 2 milyara yakın İnsan açlık ve susuzlukla karşı karşıyadır. 3 milyara yakın insanda yetersiz beslenmeyle yüz yüzedir. Dünyanın bütün Ülkelerinde her geçen gün hayat pahalanmakta ve Devletler halklarına yeterli kaynak ayıramadığından sizlerinde izlediği gibi zaman zaman Dünyanın bütün Ülkelerinde isyanlar çıkmaktadır.



    Bu durumu çok önceden fark eden batılı milletler, gözlerini Orta Doğunun zenginliklerine dikip, yer altı ve yer üstü kaynaklarına el koymak için uzun soluklu bir çalışmayla, İslam Ülkelerini muhasara altına alıp, birbirine düşürerek yok etmeye çalışmaktadır. 90’lı yıllarda yayınlanan bir CIA raporunda 2015 e kadar Dünya nüfusunun 3,5 milyara yakının kıtlıklardan, hastalıklardan ve savaşlardan öleceğini ön görmüşlerdir. Yıllardır Dünyanın Ekonomik geleceği üzerinden etütler yapan bencil milletler, maalesef Müslüman Ülkeleri üzerinde büyük oyunlarını 2000 yılının başından itibaren devreye koymuşlardır. Batılı milletlerin, onlarca yıl uşaklığını yapan Arap kökenli Devletlerin başındakiler, kendi halklarının içten dış güçler tarafından bölünmelerini görmezlikten gelmişlerdir ve bununun acısını hem kendileri hem halkları çekmektedir.

    Bu hususta Peygamber Efendimizin (s.a.v) bir Hadisi Şerifi şöyledir:

    “ Kafirler Arap yarım adasına inerler. Ordular düzenlenir halife öldürülür dertler büyür Şam surları üzerinde bir münadi: ’yaklaşan şerden dolayı vay Arapların haline’ der.” ikdü-d dürer



    Bir başka Hadisi Şerif:

    “Sizleri benden sonra vuku bulacak 7 fitneden sakınmaya davet ederim, Medine’den çıkacak bir fitne, Mekke’den çıkacak bir fitne, Yemen’den çıkacak bir fitne, Şam’dan çıkacak bir fitne, Şark’tan çıkacak bir fitne, Garp’ten çıkacak bir fitne, bir fitnede Şam’ın merkezinde zuhur eder ki işte bu Süfyani’nin fitnesidir.” Suyuti



    İşte Garp’ten çıkacak fitne, Fas’tan Mısır’a kadar olan fitnedir.

    Şark’tan çıkacak olan fitne Afganistan, İran Pakistan’da fitili ateşlenen fitnelerdir. Yemen’de ve Şam’da da karışıklıklar zuhur etmiştir. Bu Hadisi Şeriften anlaşılıyor ki, sıra Suudi Arabistan da.

    3. Dünya savaşının çıkış kapısının Mısır olduğunu işaret eden Hadisi Şerifte şöyledir:

    “Mısır’da Emevi soyundan burnu çökük birisi çıkar (Hüsnü Mübarek) mağlup olur Rum’a kaçar. Onları İskenderiye’ye getirir ve ehli İslam’la savaşırlar bu melhamelerin (büyük savaşların) ilki olur. Bu Hadisi Şeriften anlaşılıyor ki Mısır’da henüz her şey bitmedi…

    Emeviler döneminde bu günkü Libya, Tunus gibi ülkeler de Mısır’a dahildi. Yani Hadisi Şerifin işaret ettiği gibi, bu gün Libya ile savaşan Rumlar yani batılılar, 3. Dünya savaşının düğmesine basmışlardır. Bu savaşlara zaman zaman ara verilse de büyüyerek Dünya’yı saracaktır. Savaşlarla birlikte doğal afetler, hastalıklar, kıtlıklar, çoğalarak gelecektir. İşte bu durumdan faydalanan batılı güçlerin planlarından biride; İslam dünyası üzerinde büyük itibar kazanan Türkiyemizin parçalanması için ülke topraklarında büyük Kürt Türk çatışmasını tetiklemek istemektedirler. Çünkü tağut zihniyeti çok iyi biliyor ki Türkiye düşerse, İslam alemini çok çabuk yok edeceklerdir. Burada biz Türkiye de yaşayan tüm Müslüman kardeşlerimizin çok dikkatli olup öyle bir oyuna gelmemelerini hatırlatmak isteriz. Çünkü esas olan ırk birliği değil İslam birliğidir. Biz Türkler ve Kürtler bir tek Allah’a, Ahir zaman Peygamberine (s.a.v) ve Kuran’a inanan kullarız. Tağutun oyununa gelmemek için bölgelerimizdeki İslam Alimleri’nin bu konuda İslam birliği için, Vatanımızın toprak bütünlüğü için ve Arap Ülkelerinin birlik beraberliği için çalışması gerekmektedir. Ancak bu konuda Peygamber Efendimiz bir Hadisi Şerifinde üzüntüyle İslam Alimlerini şöyle uyarıyor:

    “İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelir ki Ulema köpekler öldürülür gibi öldürülür. Keşke o zaman Ulema birlik olsaydı.” Deylemi



    Bu Hadisi Şerifte de anlaşılıyor ki, maalesef İslam Uleması birlik değildir. Ancak İslam Alemi fertlerine gelecek her türlü zarardan İslam Uleması sorumludur.

    İslam Devletlerinin, çok acı olan bir eksik tarafı da, tağut zihniyetine hizmet eden Devlet Reislerinin bu ülkelerin başında olmasıdır. (Bahreyn, Kuveyt gibi) Hatta bazı İslam devletleri genelde tağut zihniyetine hizmet etmektedirler. Bu konuda bizi uyaran bir Hadisi Şerif şöyledir:

    “Ümmetimden bazı kabileler müşriklere iltihak etmedikçe ve Ümmetimden bazı kabileler putlara tapmadıkça kıyamet kopmayacaktır.” Ebu Davut, Tirmizi

    Tağut şerri, gün geçtikçe azgınlığını arttırarak Arap Ülkelerini sömürgeleri haline getirip, halkını yok etmeyi planlamaktadır. Bu hususta bir Hadisi Şerif şöyledir:

    “ Yaklaşmakta olan şerden dolayı vay Arabın haline! Eğer muktedir iseniz ölünüz.” İmam Malik



    İşte böyle bir ortamda, Arap milletlerinin, devletlerinin kabilelerinin umudu, Türkiye ve Türkiye’yi yönetenler olmuştur. Biz Türkiye de yaşayan kardeş halklar olarak, özellikle Türk Kürt çatışmasına fırsat vermemeliyiz. Bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v) bizi şöyle uyarmaktadır:

    “…sonra bulutlar gibi fitneler zuhur eder. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki siz o fitne zamanında yükselip birbirinizin boyunlarını ısıran yılanlar haline döneceksiniz.” Şarani

    İşte bu Hadisi Şerifte ki birbirini ısıran yılanlar gibi olmamak için, biz bu Ülkenin insanları, hz. Peygambere (s.a.v) saygımızdan, getirdiği Kuran’a hürmetimizden, Allah’u Teala’ya olan derin inanç ve sevgimizden ödün vermeyerek, tek bir millet tek bir ümmet gibi İslam Aleminin koruyucusu olarak, birbirimize düşmeden tağut zihniyetine karşı ayakta dimdik durmalıyız. Ahirette Allah’u Teala’nın huzurunda hepimiz Ümmeti Muhammed olarak bulunmalıyız. Allah’u Teala ahiret gününde bizlere, “Türkler şu tarafa Kürtler bu tarafa” demeyecektir.



    Hepimiz Allah’ın kulları olarak huzurunda duracağız. Böyle bir fitne zamanında Devletimize destek olarak birlik ve beraberlik içerisinde, tağuta dirayetimizi inanç birliğimizi gösterme zamanıdır.

    Allaha emanet olun

    Cafer İSKENDEROĞLU

  • kadirga38 / 1 Nisan 2011 14:31

    Rehberi dogru secmek lazim

    Deccal fitnesine düsmemize engel olan, ayiktiran, uyaran Prf Dr Haydar Hocamiza minnettariz. Ellerinden öpüyororuz saygilarimizi sevgilerimizi sunuyoruz.
  • ali nazim / 27 Mart 2011 15:44

    ALLAH RAZI OLSUN

    BU HABERDE EMEGI GECEN HERKESTEN ALLAH
    RAZI OLSUN







Mortakı