Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Muharrem BAYRAKTAR

Muharrem BAYRAKTAR

28 Haziran 2013
font boyutu küçülsün büyüsün


Yavuz Sultan Selim, katildir


Bir insanın padişah olması, kral olması, başbakan olması ilahi hesap gününde hesaba çekilmeyeceği anlamına gelmiyor. Kuran’a göre herkes yaptığı zerre kadar iyiliğin de zerre kadar kötülüğün de karşılığını görecektir. (Zilzal/7)
Hiç kimse bu genel kaidenin dışında değildir.
Yavuz Sultan Selim de siyasi otoritesini kullanarak verdirdiği fetvalarla “günahsız 50 bin Alevi’yi” katleden bir kişi olarak bu katliamın hesabını verecektir.
Hiçbir gerekçe, İslam tarihinin bu en şedit, bu en din dışı fetvasını haklı kılamaz.
İbni Kemal’in Alevi katliamına cevaz veren şu fetvasını her okuduğumda tüylerim diken diken oluyor:
“ALEVİLER, KÂFİRLER VE DİNSİZLER TOPLULUĞUDUR. ONLARA SEMPATİ GÖSTEREN, BATIL DİNLERİ KABUL EDEN VE YARDIMCI OLANLAR DAHİ KÂFİR VE DİNSİZDİR.  
Bunları kırıp (ÖLDÜRÜP) topluluklarını dağıtmak bütün Müslümanların görevidir. 
Müslümanlardan ölen kutsal şehitlerin yeri cennetin en yüce katıdır, kâfirlerden (Alevilerden) ölenler ise hakir olup cehennem dibinde yer tutacaklardır.”
Yavuz’un emri ile verilen bu fetva Anadolu topraklarında on binlerin hatta yüz binlerin katledilmesine, asırlardan beri bu topraklardan huzur ve istikrarın kaybolmasına sebep oldu. Topluma kin ve nefret aşıladı.
Yavuz, bu fetva ile Hacı Bektaş yolunun tertemiz yarenlerini devlet otoritesini sağlamak için acımacısızca katlettirdi. İslam akaidine göre kâfir olmayan bir kişiye kâfir demek, diyen kişinin küfrüne sebep olur. Bu fetvayı verenler de kıble ehli, zikir ehli, tespih ehli, Ali aşığı günahsız “canları” katlederek ahiretlerini de helak ettiler.
Bu nedenle Yavuz Sultan Selim benim gözümde şeksiz ve şüphesiz katildir. 
Başbakan samimi ise Dersim katliamı için değil Yavuz’un katliamı için özür dilemelidir.
Bugün Alevi Esad’ın ülkesindeki iç savaşa direkt taraf olan bir insan elbette böyle bir özrü dilemez.
Alevilerin asırlardan beri katliama uğrayan gönüldaşlarının yasını tutmalarından doğal bir şey olamaz.
Ankara’daki eylemciler Başbakanlık konutunun 50 metre yakınından yürüdüler diye “savaş çığlıkları atan, kin ve nefret kusan Başbakan” Alevilerin yüz binlerce masum yoldaşlarını öldüren Yavuz’a duyduğu kini küçümseme hakkına sahip değildir. 
Bu nedenle 3. Köprü’ye Yavuz adının verilmesi hele hele bu ortamda hele hele Yavuz adının Alevi Müslümanların bağrına hançer gibi saplandığı şu günlerde bir cinayettir.
Bu millet aptal değildir. Mercidabık Savaşı ile Suriye’yi ele geçiren Yavuz gibi bugün de Suriye’yi ele geçirmek için haçlının emir eri olanlar “bir fetih mesajı” vermek amacıyla 3. Köprü’ye Yavuz ismini vererek ucuz kahramanlık peşindeler.
Bu kararla Alevi kesimle adeta alay edenler, üstüne üstlük Alevi açılımı yaptıklarını ilan ediyorlar. Alevi dedelere maaş bağlayacaklarını duyuruyorlar. Her şeylerini paraya endekslemiş, sorunları çözmek için paradan başka sığınacak limanları olmayanlar, Alevi dedelerinin ağzına bir parmak bal sürerek “açılım yapacaklarını” zannediyorlar.
Türkiye’de hiçbir Alevi ve Alevi dedesi bu tuzağa düşmeyecektir.
Yavuz’un izinden gidenlerin onun misyonunu devam ettirenlerin, Alevi Ethem Sarısülük’ü öldüren polisi anında serbest bıraktıranların, Alevi cemaatine vereceği hiçbir şey yoktur.
Acı ve ıstıraptan başka.













yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok








Mortakı