Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Nisan 2019

Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye



1967'deki Birleşmiş Milletler kararı ile Suriye'ye bırakılan Golan Tepeleri'nin Trump'ın bir imzası ile altın tepside İsrail'e sunulması sizleri şaşırttı mı?

Tam da bu karardan birkaç gün önce ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Donald Trump için "Tanrı tarafından İsrail'i İran'a karşı korumak için dünyaya gönderilmiş olabileceğini" itiraf ettiği bir ortamda…

Sizlere Başkan'ın geçtiğimiz yıl tepkileri hiçe sayarak kızını ve Yahudi damadını bizzat gönderip ABD Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı aldığını hatırlatırsak veya biraz daha geçmişe gidip, görevi devraldığında Yahudi damadını Ortadoğu Danışmanı ve Batı Şeria'daki İsrail yerleşkelerini finanse eden Greenblatt'ı özel elçisi yaptığını söylersek herhalde şaşırmazsınız.

Trump, Büyük İsrail'e giden yolda kalıcı bir adım daha attı. Yoksa hamlesi sürpriz değil…

İsrail'in güvenliği açısından stratejik öneme sahip Golan Tepeleri, Esad'ın güçlü olduğu dönemde onun askerlerince korunuyordu. Ancak 8 senelik bir savaş ile yıpranan Suriye bugün Filistin'e de hamilik yapamıyor.

Maide suresinin 51. ayetinde Cenab-ı Hak, "Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır" buyuruyor.

Trump'ın Yahudi İsrail Devleti'ne ve Arz-ı Mev'ud hayaline hizmeti, ilahi hükme göre olması gerekendir de, Müslüman âleminin İsrail ile yakınlığı ürkütücüdür.

Geçtiğimiz Şubat ayında Birleşik Devletler öncülüğünde Varşova'da düzenlenen Ortadoğu konulu konferansta Arap ülkelerinin dışişleri bakanları ilk kez İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı masada buluştu ve 'İran tehdidi'ni görüştü.

Tıpkı yıllar evvel Nusayri Esad'a karşı ABD yanında yer alan Müslüman devletler gibi…

Tıpkı Arap Alevisi Esad'a yüklenen Sünni dünya gibi…

Katılımcı ülkeler, 22 İslam ülkesinin sınırlarını ve inancını değiştirme projesini açıkça ilan eden ABD ile aynı safta yer alıp, Ortadoğu'da İsrail ve Amerikan yayılmacılığına karşı mücadele eden İran'ı ortak tehdit ilan ettiler.

İsrail, 1981'de Golan Tepeleri'ni tek taraflı ilhak ettiğini açıkladığında kimseden destek görmemişti.

Şimdi ise Arap-İslam dünyasından cılız kınamanın ötesinde bir tepki gelmiyor. 

Yani Şii-Sünni ayrılığı bir kez daha İslam dünyasında gerçek düşmanı gizlemeyi başardı. Müslüman dünya, ayet-i kerimelerde şekil bulan düşmanı, ilahi emirlerde bahsi geçen şekli ile düşman kabul etmeyi unuttuğu için, 'Müslümanın Müslümana kanı, malı, namusu haramdır' ölçüsünü yitirdiği için bugün dağılmıştır.

"Şii'dir" diye tehdit görülen İran, esasen din kardeşimizdir. Aynı işgal tehlikesi stratejik konumu ve Arz-ı Mev'ud'un içinde vaad edildiği kabul edilen Anadolu için de geçerli…

Demokrasi ve insan hakları Birleşik Devletler cetveline göre ölçüldüğü sürece, bir sabah Trump'ın Güneydoğu'muzu da önce Büyük Kürdistan hayaline, sonra da Büyük İsrail hayaline göre şekillendirmesi kaçınılmaz görünüyor.

Sünni dünyanın başı Türkiye, Şii-Sünni oyununa gelmeyerek, 22. sırada yer aldığını hatırda tutmaya mecburdur.

Önce BOP eş başkanlığı devam eden Türkiye'nin kendisi ayıkmalı, akabinde ABD rüyasında gezinen İslam dünyasını da bu rüyadan bir an evvel uyandırmalıdır.

İran'a reva görülen kader -eğer Türkiye onu korumazsa- Türkiye'nin de kaderi olacaktır. Bu zilletin yaşanmaması için İslam dünyasında birinin diğerini koruması gerekmektedir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1474216 µs