Piyasalar

15 Aralık 2017, Cuma tsi
°C

En Sıcak Konular

Aslan KAMER
Yeni Mesaj Gazetesi

Aslan KAMER
15 Temmuz 2016

Hiçliğe mahk



Benliğini ve kimliğini aradan çıkararak yok olan, varlığından sıyrılan bir millet ve devlet fotoğrafı karşımızda duruyor.
Kendi varlığından yani milli ve dini kimliğinden sıyrılmış ve her yönüyle Batı’ya râm olmuş “hiç” olmuş millet ve siyaset bugün Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı hastalığın gerçek adıdır.
Türkiye’nin iç ve dış politikası bugün yeniden millet ve siyaset tarafından ameliyat masasına yatırılmalı. Pis kan vücuttan zerk edilmeli.
Varşova’da gerçekleştirilen toplantı özelinde meseleye bakacak olursak, Prof. Dr. Haydar Baş’ın ifadesiyle, “İki gün süren NATO Liderler Zirvesi, Türkiye için yine bir ‘hiç’ olarak sona erdi.”
“Hiç” olan kimliğini kaybetmiş siyaset NATO zirvesinde bir kez daha sahnedeydi. Kim gördü, kim duydu, kim varlıklarından haberdardı bilinmez... 
Zirvede NATO’ya üye olmayan devletlerin hakları gündeme gelirken,  Türkiye karşı karşıya olduğu işgal ve terör tehdidi ile ilgili destek çığlığı atarak feveran etti.
Güler misiniz, ağlar mısınız...
Ailesini öldüren, gözleri önünde namusunu ayaklar altına alanlardan yardım isteyen, beni öldürmeye çalışıyorlar, namusumu kirlettiler diyen bir insana ne dersiniz?
..... !!!
O dediğinizi niye bugünkü siyasete söylemiyorsunuz?
“Uluslararası arenada birçok defa IŞİD’e, DAEŞ’e... verdiği destek ile gündeme gelen Türkiye, el altından IŞİD’i destekleyen NATO ülkelerinden teröre karşı birlikte hareket etmek için feryadı figan etti. NATO zirvesindeki liderlerde “yahu sen iyi misin, hasta mısın ne ortak mücadelesi bunları vücuda getiren biziz” seslerini duydunuz mu?
NATO Liderler Zirvesinde “kimi kime şikayet ettiğinin bile farkında olmayan Türkiye’nin” sözleri kaale bile alınmadı.
Her Zirve sonrası “o zaman NATO’da Türkiye’nin ne işi var” sorusu ilk akla geliyor da kimsenin aklına Türkiye’yi bu hale getiren Sayın Cumhurbaşkanından partisine, CHP’sinden MHP’sine hatta HDP’sine “bunların burada ne işi var” diye gelmiyor.
Ekleyerek sormaya devam edelim o zaman.
NATO’da adam yerine konmayan Türkiye’nin BM’de durumu farklı mı?
AB meselesinde farklı mı?
Derin stratejik dostu ABD ile olan ilişkilerinde farklı mı?
AB ülkeleri ile olan ilişkilerinde farklı mı?
Aslında taa “kâlû belâ”dan beri dostları İsrail ile farklı mı?
Türkiye’nin (Sayın Cumhurbaşkanı, partisi ve dahi meclisteki partiler) hangi ülkeyle kendi menfaati doğrultusunda bir dış politikaya vizyona sahip.
Kendi milli politikalarını ve menfaatlerini karşı tarafa kabul ettirebilmiş bir siyaset var mı?
Bugün aslında Sayın Baş’ın neden ısrarla “icazeti ben milletimden istiyorum” ifadesini ısrarla tekrarladığını daha iyi anlıyoruz.
İşte Prof. Dr. Haydar Baş’ın siyaset nasıl olmalı sorusuna verdiği cevaba kulak verelim: “Bâtılın yanında, küfrün yanında, yani hakka bâtıl, bâtıla hak diyenleri omuzlarında taşıyan bir anlayışın maalesef hayata geçiren elemanları oldunuz. Bunu görüyoruz. Bizim siyasetimiz ‘bana oy versin’ siyaseti değildir. O tipte bir insan değilim.
Ben hizmet edeceğim, hizmetimin karşılığında Allah bana makam, rütbe ihsan edecek. Yani benim hizmetim ahiretimi kazanmak içindir. Millet bunu anlarsa nasibini alır, anlamazsa kendisi bilir.
1995 yılında Amerika Birleşik Devletleri ilk defa bana geldi. Ben elimin tersiyle onu ittim. Kısaca şunu demek istiyorum; Yapılan işler Allah için olursa millet için, vatan için de olur. Allah için olmayan hiçbir hizmet, hiç kimsenin işine yaramaz.
Ve nitekim bugün Türkiye bu mantıkla yönetildiği için ve millet de bu mantığa sahip çıktığı için, milletin başına bela üstüne bela yağıyor. İdrak edebiliyor mu? Bana kalırsa hayır, onu da idrak edemiyor. İşte korkunç bir nasipsizlik var ortada.”
Son söz...
Millet ve siyaset bir karar vermeli...
“Hiç” olan kimliksiz siyaset sizin isteğiniz ve tercihiniz.
Peşine takıldığı Batı’nın kölesi olmaya mahkûm olan siyaset defalarca bu durumunu ilan etse de akıllanmayan millete de aynı kaderi yaşatıyor.
Bugün Dünya’da Haydar Hoca’yı dinleyen devlet en güçlü devlet, lideri en güçlü lider oluyor. Dinlemeyen ise köleliğe ve sadece bir “hiç” olmaya mahkûm.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2016 Hiçliğe mahk
    • 28 Haziran 2016 Ehl-i Beyti inkar ediyorsun!
    • 30 Aralık 2015 İsrail'le dost, Barzani ile din kardeşiyiz...!!!
    • 29 Aralık 2015 İsrail'e dost olmak isteyenler mi 'uçağı' düşürdü?
    • 26 Kasım 2015 Rusya'ya angajman, İsrail'e angaje siyaset!
    • 22 Kasım 2015 Gorbaçov'un kafası hoştu, bunların eli cebinde
    • 2 Kasım 2015 Dilip/ak başkan Noel Baba halife!
    • 13 Ekim 2015 Bombayı patlatan kim söyleyeyim mi?
    • 9 Ekim 2015 ABD'ye dua et, Rusya'ya beddua!
    • 2 Ekim 2015 Milletin peşinden gittiği ama güvenmediği siyaset!
    • 1 Eylül 2015 Ben bilmem diyenler okusun!
    • 31 Ağustos 2015 'Diyarbakır'a İsrail bayrağını asacaklar!'
    • 30 Ağustos 2015 Kendini Allah'a feda edenler var
    • 26 Ağustos 2015 Var mı şehit olmak isteyen?
    • 9 Ağustos 2015 Katiller senin için de bir mezar kazıyor
    • 8 Ağustos 2015 Necranlılar gibi mi Müslümansın?
    • 7 Ağustos 2015 Baldıran zehrini iç, sonra da kefeni giy!
    • 30 Temmuz 2015 Onları Öcalan kurtaracak(mış), ya seni?
    • 29 Temmuz 2015 Yeni kumpasçılar HDP ile IŞİD mi?
    • 28 Temmuz 2015 'Türkiye'yi ABD koruyacak' korkmayın!

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11757 µs