Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
24 Nisan 2015

Ermenilere yapmadığımız soykırımı bırakın da...



Apple, anavatanı Amerika’da bugün itibariyle akıllı saati Apple Watch’u satışa sundu. Watch OS ile çalışan akıllı saat, satışa sunulduğu ilk gün bir güncelleme aldı. 38 mm ve 42 mm Apple Watch modelleri için sunulan 107 MB boyutundaki güncelleme, cihazın işlemcisine yönelik bazı bilgileri beraberinde getiriyor.Apple S1 işlemcinin içerisinde PowerVR SGX543 donanımı olduğu ve bunu güçlendirmek için güncellemenin yayınlandığı ortaya çıktı. Apple, S1 işlemcisi hakkında fazla bilgi vermemişti. Ancak Apple Watch’un çeşitli animasyonları göstermesi için OpenGL’e ihtiyaç duyacağı biliniyordu. Watch OS 8.2 güncellemesi ile S1’in içerisinde iPhone 4s ve iPad 2’de kullanılan PowerVR SGX543 grafik birimin olduğu ortaya çıktı.38mm Apple Watch’un ID’si Watch1,1 ve 42mm Apple Watch’un ID’si Watch1,2 olarak belirlenmiş. Watch OS 8.2 olarak numaralandırılan güncelleme, OTA üzerinden sunuluyor.İnanılır gibi değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ve bir başbakan yardımcısı, tarihimizle dalga geçercesine hem de egemenliğin millete geçtiği güne denk gelen bir zamanlamayla Batı’nın siyasi dayatmalara malzeme için yıllardır yalanla üstünde durduğu ‘soykırım’ı kabul etmek üzereler…

Bu yalanı kabul, Türk Milletine hakaret olur.

Bu yalanı kabul, çoğunluğu o tarihte yaşları 13-17 arasında değişen gençlerden oluşan şanlı Türk ordusuna itham olur. Bu yalanı kabul Türk tarihine kara lekeyi elinle sürmek demektir!  

Bizler biliyoruz ki, Ermenilere soykırım yapmadık. Bu yalan 4T olarak belirlenen “tanıma, tanıtma, tazminat ve toprak” talepleri için uydurulmuştur ve seslendirilmektedir.

Yalanı çürütmek için çok uzaklarda delil aramaya gerek yok.

Yakın geçmişte “Tarihi, tarihçilere bırakalım” diyenlerin selefleri şimdi iyi dinlesinler:

Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaznuni 1923’te Ermeni ihtilalcı Taşnaksutyun Partisi Kongresi’ne sunduğu raporda şunları itiraf etmemiş midir?

“1914’te Türkiye, Birinci Dünya Savaşı’nda henüz taraf olmadığı günlerde Güney Kafkasya’da gönüllü Ermeni birlikleri oluşturmaya başladı. Bu birlikler EDD partisinin karar ve iradesine karşı gelerek Türklere karşı saldırıya başladı. Bu hareket çeyrek yüzyıl boyunca psikolojik olarak hazırlanan Ermenilerin kendilerine bir biçim bulmasının kaçınılmaz sonucuydu.” (Kaçaznuni, Ermeni Belgeleri ile Ermeni Soykırımı Yalanı)  

“31 Ekim 1914’te Ruslar, Doğu Beyazıt ve Erzurum’u işgale başladıklarında, Ermeniler Türklerin bu şaşkınlığından istifade ederek Türk köylerine saldırmaya başladı. Süleymanlı ve Zeytun kasabalarını ele geçirdi. Kadın, çocuk ve yaşlı demeden Müslümanları katlettiler. Bu vahşetler o boyutta idi ki, Rus ordusuna karşı durmaya giden Türk askerinin geçeceği yerlere pusu kurup Türk askerine öldürdüler.” (Süleyman Kocabaş, Ermeni Meselesi, Sayfa 123)

Kurtuluş Savaşında isyan çıkaran Türkleri bırakın vurmayı, zevk için evlere doldurup yakan Ermenileri ne çabuk unuttunuz?

Hınçak Komitesi 1915 olaylarından daha önce isyan etmiştir. 14 Nisan 1909’daki Adana İsyanında Ermeni komitacılar binlerce Müslümanın ırzına geçmiş ve canını almıştır.

Asıl Ermeniler katliam yapmıştır. 

Rus Yarbay Twerdo Khlebof hatıratında bakın ne diyor:

“Erzincan’dan Erzurum’a çekilirken Ermeni eşkıya sürüleri (Rus subay Ermenilere çok kızgın olduğu için eşkıya sürüsü diyor) yolları üzerinde bulunan Türk ve Kürt İslam köylerini ahalisi ile birlikte mahvetmişlerdir. Ilıca kasabasında kaçamayan Türklerin hepsinin çocuklar dahil kör baltalarla enselerinden kesilerek öldürülmüş cesetlerini gördüm.” (Selahaddin Aydemir, Dünyanın En Büyük Yalanı Soykırım)

Ilıca katliamından 3 hafta sonra 11 Mart 1918’de oradan dönen Yarbay Griyaft gördüklerini şöyle anlatıyor:

“Köylere giden yollarda uzuvları tahrip edilmiş birçok cenazeye rastladım. Her geçen Ermeni bu cesetlere söver ve tükürürdü. 319 metrekarelik cami avlusunda iki arşın yüksekliğinde cenaze yığılmıştı. Bunların arasında her yaşta kadın, erkek, çocuk ve yaşlılar vardı. Kadın cenazelerinde ırza geçme izleri pek belli idi…” 

Daha yakın bir tarihte 2010 senesinde Kars’ta yapılan kazılarda çıkanlar hakkında ne dersiniz?

“Arpaçay ilçesine bağlı Küçükçatma Köyü’nde Müze Müdürlüğü ile Kafkas Üniversitesi başkanlığında yapılan kazıda 30’a yakın şehit iskeleti çıkarılmıştır. Arama yapılan 90 metrekarelik alanda bu güne kadar 183 Türk’ün cesedi bulunmuştur. Elbise, postal, kemer, düğme ve kemiklerden anlaşılan bir samanlıkta yakıldıktan sonra buraya atılmış olabilirler. Bazılarının kafatasındaki yarıklar da baltayla parçalandıkları izlenimini vermektedir.”(Selahaddin Aydemir, Dünyanın En Büyük Yalanı Soykırım, Sayfa 223)

Siz hükümet yetkilileri, kimin adına ve kimin izniyle Ermenilere soykırım yaptığımızı kabule uğraşıyorsunuz?

Çanakkale Zaferi’nin 100. yıldönümünü savaştıklarımızla anmaya uğraşacağınıza, Kurtuluş Savaşı sürecinde silahsız, yalın ayak ve aç bir halde bu vatan için savaşırken can verenlerin hesabını sorun! 

Neden Hıristiyan Batı’nın çıkarları sizleri şehitlerimizden daha fazla ilgilendiriyor?  

Yoksa Güneydoğu’nun bizden ayrılması konusunda anlaşmayı tamamladınız da, sıra Ermenilere yer ayırmaya mı geldi?

 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1548446 µs