Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
5 Ocak 2015

Mevlid Kandili'yle gelen beraberlik



Başbakan Davutoğlu, İslam âleminin Mevlid Kandili’ni idrak ettiği gün, Cuma namazını kıldıktan sonra Yahudilerin ve Hıristiyanların din temsilcileriyle bir araya geldi.
İbrahimi sofra olarak nitelediği yemekte; Katolik cemaatinin Noel bayramını ve Musevi cemaatinin Hanuka bayramını ve Ortodoks cemaatin Noel bayramını hatırlatarak, “Bu 2 haftalık dini gündem İbrahimi geleneğin nasıl yan yana, bir arada bu toprakların her yerinde kök saldığının güzel işaretidir” yorumunu yaptı. 
Oysa Vatikan’a ait dinlerarası diyalog projesinin, bir tabiri olan “İbrahimi gelenek” ile kendinde buluştuğu iddia edilen İbrahim Peygamber hakkında Cenab-ı Hak (cc) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“İbrahim ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o hanif (Allah’ı bir tanıyan, Hakk’a yönelen) bir Müslüman’dı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.” (Al-i İmran, 67)
Bu ayete göre, Tevhid akidesi üzere olan İbrahim Peygamberi, Vatikan projesine alet edenlere ev sahipliği yapmak, hangi imani ölçüye sığmaktadır?
Üstelik Cenab-ı Hak (cc), Al-i İmran 19. ayette, “Şüphesiz ki, Allah katında tek din İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki haset sebebiyle ihtilafa düştüler. Her kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse o takdirde, şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir” ikazını yapmaktadır.
Herkes istediği dine girmekte serbesttir. Ancak Cenab-ı Hakk’ın (cc) Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili ikazları ortadayken, Müslüman Alevilere karşı bir cemevi açılmasında gösterilmeyen müsamahanın bunlara engin bir hoşgörüyle sunulması neyle izah edilebilir?
İslam tarihi boyunca Hıristiyanlara devlet eliyle kilise yapımına izin verilmemiş, sadece metruk, eski kiliselerin onarımına müsaade edilmiştir.
İslam tarihinde ve genç cumhuriyetin mazisinde bir ilki gerçekleştiren Ak Partisi zihniyeti, Süryani cemaate kilise yapımı için yer tahsis edeceğini de mübarek Mevlid Kandili’nde ilan etmiştir.
Bu izin, bizlere Mescid-i Dırar hadisesini hatırlatmıştır.
Allah Resulü, Tebük Gazvesi’nden dönerken, müşrikler tarafından açılan bir mescide davet edilerek, orada namaz kılması istenir.
Ebu Amir Fasık adlı bir münafık tarafından Kuba Mescidi’nin cemaatini bölmek niyetiyle yapılan ve Peygambere suikast düzenlemek için içi silahla doldurulan bu mescit, Kur’anî ifadeyle “Dırar Mescidi” olarak adlandırılır. 
Hz. Peygamber (sav) bu mescide gitmeye hazırlanırken Allah, Cebrail (a.s) vasıtasıyla durumu haber verdi.
Kur’an-ı Kerim’de bu mescitten şöyle söz edilir:
“Zarar vermek, inkâr etmek, müminlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlamak üzere bir mescit yapanlar; ‘Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk’ diye yemin ederler. Allah da şahittir ki bunlar yalancıdırlar” (et-Tevbe, 9/107).
“Ey Muhammed! Bu mescitte asla namaz kılma. Şüphesiz ki, başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte (Kuba Mescidi) namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddî ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah temizlenmek isteyenleri sever.” (et-Tevbe, 9/108; bk. 109, 110).
Bunun üzerine Hz. Peygamber ashabı kiramdan Mâlik b. Dehsan ile Ma’n b. Adiyy’i (r.a) Mescid-i Dırar’ı yıkmak üzere gönderdi. (İbn Hişâm, Sîre, III, 71; İbn Sa’d, Tabakât, III, 540 vd;).
Ak Partisi’nin Müslümanlara göstermediği anlayışı ve serbestiyi azınlıklara verdiğini dönem dönem ifade ediyoruz.
Sayın Erdoğan, 28 Şubat 2011 tarihinde, Avrupa’da Müslümanların en fazla çileye maruz kaldığı, öldürüldüğü ve evlerinin yakıldığı yerde, Almanya’da bu konudaki gayretlerini şöyle özetlemişti: 
“1- Bütün imar planlarında eskiden cami yazardı, camiyi imar planından çıkardık, mabet yazdık, çünkü olur ya Hıristiyanların, Musevilerin böyle bir talebi olur.
2- Trabzon Sümela Manastırı’nda on yıllardır ayin yapılmazdı. Patrikhane bizden orada ayin yapma talebinde bulundu. ‘Yapılacak’ dedim ve kendilerine müsaade ettim.
3-Van Gölü’nde Akdamar Ermeni kilisesi var, devletin kendi kasasından bunun restorasyonunu yaptırdık.
4- Almanlar bana, ‘Tarsus’ta bizim bir kilisemiz var, burada yılda bir kez gelip ayin yapmak istiyoruz’ dediler, ‘niye olmasın’ dedim.
5- Yetimhane sorunuyla ilgili, Bartholomeos’la beraber yetimhaneye gittim, gezdim ve ‘yasal süreci bitirdiğimiz anda burayı size teslim edeceğiz’ dedim.
6-Rum Patriği Sen Sinod Meclisi üyeleri tarafından seçilirdi. Üyelerin Türk vatandaşı olması zorunluluğu vardı. Son seçimde Sen Sinod Meclisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oluşmuyordu… Bartholomeos’a ‘müracaat etsinler, bunları vatandaş yapalım hiç değilse Lozan’a uysun’ dedim.”
Hatta Erdoğan’ın bahsettiği, cami ifadesinin mabet olarak değiştirilmesinden sonra Anadolu topraklarında 40 bin kilise evi açılmıştır.

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse, şüphe yok ki o da onlardandır” (Maide 51) buyuran Cenab-ı Hakk’ın (cc) ikazına göre, Ak Partisi’nin yaptığı bu icraatların ne manaya geldiğini sizlerin takdirlerine bırakıyoruz.

 

 

 

Etiketler: AK ;PArti, Ahmet Davutoğlu, Barthoölomeos, Almanlar, Tarsus, Türkiye Cumhuriyeti,  Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan, Sinod Meclisi, Müracat, Türk Vatandaşı, Trabzon Sümela Manastırı, Akdamar Ermeni Kilisesi, Yahudi Hristiyan, Cemevleri








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544455 µs