Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
26 Aralık 2014

Almanya'da ırkçı saldırılar



Tarih sahnesinde vuku bulan her savaş toplar ve silahlarla yapılsa da, sebebinin 'inançlar' olduğu hakikatini her zaman vurguluyoruz. 
Haçlı Seferleri'nden bu yana daha açık bir şekilde sahnelenen inançların mücadelesi, günümüzde Avrupa Birliği (AB) olarak karşımıza çıkıyor. 
Batı bizden çok daha katı bu konuda... Müslüman dünya özellikle İngilizlerin etkisiyle değerlerini yitirmiş veya önemsemez olmuş. Neredeyse tamamı işgale hazır, kaynaklarını sunmaya amade bir halde… 
Oysa Batı için Hıristiyan inancı onu bir arada tutan temel nüktedir. 
Hatta dağılmasına kesin gözüyle bakılmaya başlayan AB'den çıkmak isteyen ülkelere Alman Başbakan Merkel, "Hıristiyanlık dini etrafında birliğe mecburuz" açıklamasını yapmıştı. 
Hal böyleyken, Avrupa'da birkaç kuşaktır yaşasa ve hayatını idame ettirse de, Müslüman ülkelerin vatandaşları daima ikinci sınıf vatandaş olarak görülmüş ve istenilmiyorlar. 
Buna bir de IŞİD adı ile Ortadoğu'yu ele geçirmek için İsrail'in türettiği, başında bir Yahudi olmasına rağmen Müslümanlardan oluştuğu ve cihad yaptığı iddia edilen terör örgütünü de eklediğinizde; "Müslüman teröristtir ve Avrupa topraklarında işi yoktur" şeklinde ortak bir Avrupalı kanısına ulaşıyorsunuz.  
Müslüman âleminin Batı'nın varlık nedeni Haçlı Seferleri'ni hafızalardan silmesine imkân bulunmamaktadır. Batı'nın öyle bir derdi de yoktur. 
Batı için barış ve demokrasi, sadece kendi menfaatlerinin devamına hizmet eder. 
İşte bu sebeple Almanya'da başlayan, İslam'ın yayılmasına ve yabancılara karşı eylemlerde eylemci sayısı 20 bine ulaşmıştır. 
Hırsızlık, adam yaralama ve uyuşturucu suçlarından sabıkası bulunan bir kişinin başını çektiği PEGİDA eylemleri ülkede yaşayan Türkleri korkutuyor. 
Birkaç gün önce Dormagen kentinde inşa edilen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne bağlı Süleymaniye Camisine ırkçı saldırı düzenlendi. Duvarlara Nazilerin simgesi gamalı haç şekilleri çizildi. 
Benzer şekilde cami saldırıları Hollanda, Fransa gibi ülkelerde de yaşanmakta.  
Hıristiyan Birlik partilerinin yöneticilerinin eylemleri anlayışla karşılayan beyanlarda bulunmaları, ırkçılığı teşvik olarak yorumlanıyor. 
Yapılan bir ankete göre Alman halkının yüzde 34'ü İslam'ı bir tehdit olarak kabul ediyor. 
Dönem dönem evleri kundaklanan, öldürülen Türklerle ilgili haberler ekranlara yansımaktadır. 
Ülkedeki vatandaşlarımıza bulunduğunuz yerlere entegre olun diyenlerden ise oradaki vatandaşlarımız adına kati bir çözüm henüz duymadık.          
İşin uluslararası hukuku ilgilendiren bir yanı da var. 
Alman Hükümeti, "Türk istihbarat servisi için çalıştıkları iddiasıyla" 3 Türk'ü gözaltına aldı ve durum basına servis edildi. 
Alman Hükümeti'nin yaptığı bu muamele, devletlerarası ilişkilerde 'düşman' kabul edilen devletlere uygulanan muameledir. 
Bu hal, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geldiği noktayı da gözler önüne seriyor.   
Türkiye izlediği dış politikada 'sıfır' çekmiştir. 
Ne vatandaşlarını koruyabilmekte, ne haklarını savunabilmektedir. 
Üstelik dost bildikleri bir bir yanından uzaklaşmaktadır. 
ABD'nin üssü Katar dahi Suriye ve Mısır ile arasını düzeltirken, Türkiye Suriye konusunda dahi somut bir adım atamamıştır. 

Hıristiyan dünya ile bir olmanın imkânsızlığını Cenab-ı Hakk ikaz ederken, bu dünyaya karşı engin hoşgörü ve müsamahanın sebebi nedir acaba?

 

 

 

 

 

Etiketler: Hıristiyan Dünya, Cenab-ı Hakk, Türkiye, Suriye, Mısır, Katar, ABD, Almanya, Alman Hükümeti, Devletlerarası, Türk İskikbarat, Hollanda, İŞİD, Ortadoğu, AB, Avrupa Birliği, Müslüman Dünya, Haçlı Seferleri, Politilka, Müslümanlığın Yok Oluşu 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1551758 µs