Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Aralık 2014

Hz. Peygamber'in davet mektupları



Hz. Peygamber’in (saa) İslam’a davetinde dönem dönem farklı metotlar izlediği görülmektedir. Üç yıl süren gizli davet dönemi, Hicret’e kadar devam eden açıktan davet, Hudeybiye Barışı’na kadar müşriklerle savaşarak yapılan aleni davet ve inkârcılarla savaşmak suretiyle geçen dönem… 
Çeşitli yöntemler denense de İslam’a davet aşamalarının hiç birinde İslam’ın getirdiği tevhid esasından ve nübüvvet hakikatinden zerre taviz verilmemiştir. 
Hz. Peygamber, Hicret’in 6. senesinde Arap Yarımadası’nda yer alan devletlere elçiler göndermiştir. Hudeybiye Barışı’ndan sonraki dönem, İslam dininin yayılması adına siyasi diplomasinin yoğun olduğu bir zaman kesitidir.  
Resulullah’ın devlet başkanlarına yaptığı İslam davetlerinde veya siyasi misyonu olan kişilerle kurduğu ilişkilerde tevhid ölçüsü asla değişmemiştir. 
Elçileri aracılığıyla yolladığı davet mektuplarında kendi konumunu belirtmiş; hitap ettiği devlet adamına da halkı nasıl hitap ediyorsa öyle seslenmiştir. 
Hatta tebliğe başlarken öyle büyük bir ölçü koymaktadır ki, her mektuba “Allah’ın selamına sadece hidayet yoluna giren kimse layıktır” ilahi mesajıyla başlanılmıştır. 
Bunun dışında bir kutsiyet yükleyen sıfatlarda bulunulmamıştır. 
Mesela Bizans İmparatoru Heraklius’a gönderdiği mektup; 
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla; 
Allah’ın kulu ve elçisi Muhammed’den Rumların Başbuğu Heraklius’a” diye başlar. 
“Allah’ın selamı hidayet yoluna girmiş bulunan kimseye olsun. Buna göre ben seni tam bir İslam davetiyle İslam’a çağırıyorum” şeklinde devam eder. 
Mısır Mukavkıs’ına ise,  
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla; 
Allah’ın kulu, kölesi ve resulü Muhammed’den Kıptilerin büyük başkanı El-Mukavkıs’a, 
Ben seni tam bir İslam daveti ile İslam’a çağırıyorum” buyurmuştur. 
Yine bir piskoposa yazdığı tebliğ çağrısında, 
“Ey Piskopos, 
Allah’ın selamı iman eden kimseye olsun. Bu sözün devamı olarak bil ki, Meryem’in oğlu İsa, saf ve temiz Meryem’e nasip edip verdiği Allah’ın ruhu ve kelimesidir. Bana gelince ben Allah’a iman eder; İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Esbat’a vahyolunana ve bize indirilene inanırım. Allah’ın selamı hidayet yolu üzerinde bulunana olsun” diye tebliğde bulunmuştur. 

Kısaca, diğer din temsilcileriyle ve devlet adamlarıyla kurulan ilişkilerde sadece tevhide ve İslam dairesine davet vardır. Yoksa Hz. Resul’ün tebliğinde, derinliği olmayan sığ siyasilerin hak ile batılı birbirine karıştırıp, kişileri kendi ülkelerindeki hitaplarla taltif edip onlara Allah’ın vermediği bir kutsiyetle hitap etmeleri gibi bir batıl yaklaşım söz konusu olmamıştır.

 

 

 

 

Etiketler: Meryem, Hz. İsa, İslam Devleti, El Mukavkıs, Hz. Muhammed, Teblig Çagrısı, Batıl Yaklaşım, Rumların Başbuyuğu,  Arap Yarımadası, Hüdeybiye Barışı, islam, Haydar Baş, Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Resul, Piskopas, Hz. Peygamber, Hicret, Heraklius, Mısır Mukavkıs, Bizans İmparatoru, İnkarcılar, Tevhid, Siyasiler, İslama Davetiye, Gizli Davet Dönemi, Nübüvvet Harikatı, Gizli Davet Dönemi, İslam Dairesi








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1499149 µs