Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
27 Kasım 2014

Unutulan kadın



Dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını oluşturan kadınlarımızın hakları veya uğradıkları şiddet her dönemde gündem edilmiştir. 25 Kasım Kadına Yönelik Uluslararası Şiddeti Önleme Günü dolayısıyla yapılan etkinliklerde de yine aynı mevzular konuşuldu. 
Anketler şu acı gerçeği ortaya koymaktadır: Avrupa’da her 5 kadından biri, Türkiye’de ise her 5 kadından ikisi fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. 
21. yüzyıla yakışıyor mu demeyin. Kadın cinayetlerindeki artış ürkütücü boyutlardadır. 
Kadına yönelik şiddetin çözümü konuşulurken ilk sırada sosyo-ekonomik statüsünün güçlendirilmesinin altı çiziliyor. 
Kadın cinayetleri veya kadına şiddet konusunda hazırlanan yasal düzenlemeler bir noktada beklenen caydırıcılığı verememiştir. 
Mesele, kadın ile erkeğin eşit olup olmaması konusu da değildir. Biz bunu siyasi gündemi değiştirmek için anlık polemikler olarak değerlendiriyoruz. 
Cenab-ı Hakk, kadın ve erkeği farklı yaratmıştır. Ancak kadına şiddet, daha güçlü yaratılan erkeğe bunu yapma hakkını asla vermez. 
Kaldı ki, üstünlüğün takva, dürüstlük, nezaket ve nezafetle mümkün olduğunu bilmesi gerekirken, her dönem ve her devirde bu yarışta erkeği geçen kadınları Sayın Cumhurbaşkanı neden tanımamakta ısrar etmektedir? 
Doğru, kadın erkek gibi iyi hamal değildir, o nezaket ve nezafet ehlidir. Eğer hamallık üstünlük sebebiyse elbette o kadın olmayacaktır…  
Kadınların toplumumuzda ezilmelerinin ana nedeni, platformlarda da ifade edildiği gibi ekonomik acziyetleridir. 
Türkiye’de 22 milyon yoksul insanın 15 milyon 400 binini kadınlar oluşturmaktadır. 
Hemen hemen kanayan yara halindeki her meselenin temelinden ekonomik sıkıntılar çıkıyor. 
Evet, ekonomik problemler vardır ancak bunların halli hakkında bizden başka bir çözüm sunan da söz konusu olamaz. 
Milli Ekonomi Modeli’ni her fırsatta siz vatandaşlarımıza anlatmamız da bu sebepledir. 
Bugün kapitalizmin esiri olan, aldığı borç paraları sadece aldığı borçların faizine ödeyebilen bir maliyemiz var. 
Bu şartlarda siz ekonomik darboğaz içinde ne şiddete maruz kalan kadınların haklarını düzeltebilirsiniz; ne de onlara içine düştüğü bunalım nedeniyle saldıran erkeklerin halini değiştirebilirsiniz. 
Milli Ekonomi Modeli, çağın ekonomi problemlerini hallettiği kabul edilen tek sistemdir. Maalesef Türk insanı sadece boyalı basın dediğimiz magazin basınını takip ediyor; adeta duyuları esir edilmiş bir halde… 
Oysa Rusya başta olmak üzere 150’yi aşkın ülkenin kısmen uyguladığı bu model, bizlerin tüm ekonomik dertlerini bitirecek mükemmelliktedir. 
Tezimizin Sosyal Devlet projeleri ile halka sunduğu imkânlar adil bir gelir dağılımını, işsizliği halletmektedir. 
Her Türk vatandaşına sadece Türk vatandaşı olması nedeniyle vatandaşlık maaşı verilmesi, doğum yapan kadınlara ikramiye, çocuk maaşı, ev hanımlarının işçi statüsünde devamlı maaş alması, kadınlarımıza çalışmasalar dahi bir devlet desteği sunmaktadır. 
Sosyal Devlet projelerimizin kaynakları, GSMH’nin ve yeraltı kaynaklarımızın karşılığında paranın yani senyorajın devreye konmasıyla elde edilmesidir. 
Milli Ekonomi Modeli yazılarımız umarız halkımızın refaha giden yolu görmelerine vesile olur. 
Zira siz ne kadar doğru tespitlerle sorunları ortaya koysanız da, aynı kapitalist düzende çözümünüz olmayacaktır.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1511727 µs