Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
24 Kasım 2014

Dersim'de kim isyan etti?



Bazılarının bir seçim yatırımı olarak değerlendirdiği Davutoğlu'nun Alevilerle ilgili söylemlerine bir yenisi daha eklendi. Başbakan, Filipinler dönüşü uçakta gazetecilere, “Alevilerin nasıl CHP'li olduklarına hep şaşmışımdır” açıklamasında bulundu. Makaleyi kaleme aldığımız Pazar günü Dersim'e bir ziyarette bulunacak Sayın Davutoğlu, eğer Aleviler konusunda samimi ise Sivas, Maraş veya Dersim olaylarından ya da özürlerinden bahsetmek yerine AKP'nin bilerek ve isteyerek hayata geçirdiği 3. Köprü'nün adını değiştirmeyi düşünmelidir.  
Alevileri katleden Yavuz Sultan Selim'in adında ısrar, maalesef onların oyları üzerinden yapılan AKP hesaplarını bitirmeye kâfi bir saygısızlıktır. 
Üstelik oylarına talip olunan Alevi vatandaşlarımızın Dersim'deki ayaklanmalarla alakaları da bulunmamaktadır. Zira Dersim bölgesinde bulunan ve isyan çıkaran aşiretlerde Alevilik ön planda değildi. 
Alevi aşiretler, bir Bektaşi olan Atatürk'ün riyasetinde gerçekleşen Kurtuluş Savaşı'nda onunla cephede omuz omuza savaşmıştır. 
Cumhuriyetin ilanından sonra bölgenin imarı için ciddi çalışmalarda bulunan Atatürk, 1926'da Dersim'e bir Bektaşi olan Diyarbakır Valisi Ali Cemal Bey'i elçi olarak gönderir. Ali Cemal Bey yaptığı konuşmada, “Ben de Aleviyim. Ağalarım gazi paşanın size selamı var. Beni sizlere o gönderdi. İçtiğim suyla yemin ederim ki, o da Alevidir. Dünyadaki tüm Alevileri de o ihya edecektir” demiştir. (Kürdistan Tarihinde Dersim, sayfa 199, aktaran Rıza Zelyut) 
O dönemde Atatürk, 2000 Dersimli yoksul aileye Elazığ Ovası'nda arazi vermiş ve af çıkarmıştır. 
Sadece Seyit Rıza ve onu takip eden bazı aşiretler ihanetlerine devam etmiştir. 
Dersim bölgesinde kendi liderliklerini garanti altına almak isteyen kimi aşiretlerin devlete karşı ayaklanma zamanı da manidardır. Nasıl 1925 yılında Lozan'da bir sonuca bağlanamayan Musul ve Kerkük meseleleri görüşülürken patlak veren Şeyh Sait isyanında İngiliz parmağı varsa; Dersim başkaldırışı da Hatay'ın anavatana katılması için uğraşıldığı diğer kritik bir dönemde Fransa'nın etkisiyle çıkarılmıştır.
İsyancı aşiretlerin silahlarının Fransız malı olması; isyan bastırıldıktan sonra liderlerinden Baytar Nuri'nin Fransız hâkimiyetindeki Suriye'ye kaçması ve Fransız hükümetinin koruması altına girmesi hadisedeki Fransız etkisinin ispatıdır.
Baş aktör Seyit Rıza da, başarısızlığın ardından Fransa'ya sığınma talebinde bulunmuştur. Cumhurbaşkanlığı arşivlerindeki Dersim belgelerinde bu konu yer almaktadır. 
7 Mart 1937'de Dahiliye Vekaletine (İçişleri Bakanlığı) gönderilen yazıda, Seyit Rıza ve Karaoğlan Nahiye Müdürü arasındaki pazarlık anlatılmaktadır.
20 Mayıs'ta ise General Alpdoğan, Seyit Rıza'nın sürgün talebiyle ilgili bir değerlendirme yazısı göndermiştir.      
Dersim’e operasyon sürerken Seyit Rıza hakkındaki müzakere de devam etmiş; Seyit Rıza “Hükümet benden şüphe ediyorsa bari bıraksalar da Halep'e gitsem” diyerek Fransa'ya sığınma talebini dile getirmiştir.
Bütün bunlar göstermektedir ki, bu olay Alevilerin değil, öteden beri İngiliz ve Fransızlarla beraber hareket eden aşiretleri bastırılması olayıdır. Alevilere yapılmış bir hareket yoktur; şimdi Alevileri kandırmaya da gerek yoktur.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1486650 µs