Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
5 Kasım 2014

Gafletten uyanma zamanı



Son Milli Güvenlik Kurulu toplantısı aslında içinde bulunduğumuz acı tabloyu özetlemiştir. 
Kapalı kapılar ardında komutanların “doğu ve güneydoğudaki illerimiz kopma noktasına geldi” dediği konuşuluyor. 
AKP’nin Güneydoğulu milletvekillerinin dahi içeriğini bilmediği çözüm süreci, Türkiye’de önüne geçilemez ve telafisi imkânsız bir yola gidiyor. 
Ancak bu yol ülkemizdeki Kürt kardeşlerimizin iradesi dışında, Barzani’nin Peşmergeleri eliyle sınırın ötesinin birleşmesi şeklinde tezahür edecek. 
29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken bir yandan da Peşmergenin topraklarımızdan geçişine şahit olduk. 
AKP’nin kampında Peşmergenin geçişi hakkında sorulan soruya Başbakan Davutoğlu, “Peşmergenin geçişini sağlayarak Mehmetçiğin savaşa girmesine engel olduk” diye cevap verdi. 
AKP’nin, ‘A’yı derken aslında ‘B’yi ifade eden siyaset anlayışına bir örnek daha… 
Tıpkı Kobani’de yardım bekleyen Alevi Kürtler için “Yardım amaçlı da olsa koridor açmayacağız” demelerinden bir ay sonra Peşmergeye koridor açmaları gibi. 
AKP, Peşmergenin geçişini Mehmetçiğin kara harekâtında yer almasını engellemek için kabul etmedi ki. 
Tam tersine Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu, Esad’a bağladıkları IŞİD müdahalesinde, ilk günden beri Mehmetçiği kara harekâtına hazırlamaktadır. 
Davutoğlu, CNN International televizyonuna verdiği mülakatta, “Esad rejimini de devirmeye yönelik bir plan olursa kara harekâtına varız” dememiş miydi? 
Eğer ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bu beyanın hemen akabinde “ABD’nin Esad planı yok” demese; Türkiye gibi Esad’ı düşman kabul etse ve savaşı Suriye’ye de yöneltseydi, Türk ordusu derhal kara harekâtı için cepheye sürülecekti. 
Kısaca Türk ordusu bölgede yer almamışsa, bu Türk siyasetinin bir başarısından değil; ABD planlarına uymadığı içindir. 
Sayın Arınç, “Eğer çözüm süreci biterse HDP, Öcalan ve AKP bunun altında kalır” diyor.  
Bu doğrudur. 
Zira çözüm süreci biterse, kendilerine devlet vaat edilerek kandırılan, dağa çıkarılan ve kanları istenen Kürt kardeşlerimizin gözü açılacak ve HDP’lilerden ve sürecin mimarı Öcalan’dan hesap sorulacaktır. 
Çözüm sürecinin bitmesi, AKP’yi de bitirir. 
AKP seçim zamanı Kürtlerin oyunu, federatif yapıya geçiş bahanesi ile almıştır. 
Öcalan’ın mektubunda bahsettiği Misak-ı Milli sınırlarına göre Doğu ve Güneydoğuyu alacaklarını hayal eden Alevi Kürtler, çözüm süreci biterse bu uğurda demokratik tek yolu kaybetmiş olacaklar. 
30 yıldır kanla verilen mücadeleden netice alınamamışken, masa başında da işin tamamlanmadan rafa kalkması, seçimlerde AKP oylarına elbette yansıyacaktır.  
Kobani saldırısından çıkan manzara, AKP’nin ülkemizdeki Alevi Kürtleri bırakması, Barzani ve Yahudi Kürt devletinin yanında yer almasıdır. 
Esasen çözüm süreci bu tavır ile zaten sona ermiştir. 
Barzani yanlısı tavır, çözüm sürecinde Alevi Kürtlere verilecek hakları, Peşmergeye sunmaktır.   
Bundan sonra halen çözüm süreci demek, insanları kandırmaktır. Ve Alevi Kürtleri bu oyuna gelmeyecektir. 
Türk siyaseti eğer çözüm sürecinde samimiyse, önce Barzani etrafında zuhur eden oluşumu ortadan kaldırmalıdır. 
Çünkü Türkiye için esas tehlike Büyük İsrail devletine giden bu yoldur. 
Şu anda izlenen siyasetin Büyük İsrail’e yaradığının bilinmemesine imkân olabilir mi? 
Siyaset bu konudaki gafletten uyanmalıdır.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1595696 µs