Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
8 Ekim 2014

Türkiye savaşı başladı



TV ekranlarında bir savaş sahnesi izliyoruz. IŞİD güçlerinin Kobani’ye 2 bin kişiyle girdiği; şehir savaşının başladığı bomba sesleri arasında dakika dakika aktarılıyor.
Aynı sahne bizlere 2003 senesinde Irak çıkarmasında da seyrettirilmişti. Gece karanlığında bombaların alevleri ile aydınlanan Irak toprakları kısa bir süre sonra bir daha elde edemeyeceği asayişi ve huzuru yitirdi. 
Kişinin giydiği gömleğin yaka numarasını uydudan tespit edecek kadar gelişmiş teknoloji imkânlarına sahip Birleşik Devletler, beynelmilel bir ordu kurarak bir avuç terör grubuna karşı koyma çabasında… 
Doğrusu çok gülünç geliyor.
Öyleyse maksat birkaç saat içinde yok edilebilecek IŞİD örgütü değil… Bu sadece bir kurgu…
Hatırlarsanız, Suriye’nin ilk işgal girişiminde Rusya, burada bulunan üsleri nedeniyle derhal işgale müdahale etmişti. ABD’nin gönderdiği roketler Rusya tarafından havada imha edilmiş, ABD bu üstün teknoloji karşısında geri adım atmak zorunda kalmıştı.
IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyona ise henüz ses çıkarmadı. Yani, eğer IŞİD’in bulunduğu Irak ve Suriye topraklarına bir saldırı olsaydı Rusya yine kendini garantiye almak için karşılık verirdi. ABD, ikinci bir Rusya korkusu yaşamak istemediği için Suriye’ye girmeyecek.
Peki, Pentagon kaynaklarına göre günlük maliyeti 10 milyon dolar olan bu harekâtın amacı ne?
IŞİD bahanesiyle başlayan harekât aslında Türkiye’nin parçalanması içindir. 
Çok açık oynanan oyunun yetkililerimiz tarafından görülmemesine imkân var mı acaba?
Yahudilerin, vaad edildiğine inandıkları Arz- ı Mevud’u almak çabasında olduğu ve Protestan Hıristiyanların tanrı krallığını kurmak için buna destek çıktığını biliyoruz.
Bu destek esnasında girilen bölgelerin yeraltı ve yer üstü zenginliklerini elde ettiklerini de… 
IŞİD, Güneydoğunun Arz- ı Mevud’a dâhil edilme savaşının bahanesidir. Yani savaş ne IŞİD’le, ne Suriye iledir. Savaş Türkiye’yedir.
Enteresan olan IŞİD’i besleyen Türkiye, bugün kendi rızası ile bölünmeye evet demektedir.
IŞİD’den kaçan yüz binlerce Kürt Türkiye’ye sığınmadı mı?
Yeni tezkere yabancı askerlerin Türkiye’den geçişine izin vermedi mi? 
Koalisyonda muhatap kabul edilen PKK’nın uzantısı PYD, IŞİD’e karşı Türkiye’yi savunur gözükürse, bu PKK’nın hem meşruluğu, hem de toprak talebinin kolaylaşması manasına gelecektir.
Ne hazin bir tecelli ki, Türkiye kendini bölecek iradeye gönülden evet demektedir.
Bizler, bu global tezgaha karşı korunamazsak bölünmemiz kaçınılmazdır.
ABD’nin, Dünya krallığının önündeki engellerden biri Rusya’dır. Ama önce Türkiye’yi bölecekler.
Rusya’nın yeni bir strateji geliştirerek, İslam dünyası, Türk dünyası ve hatta Avrupa’yı kendi tarafına alarak Birleşik Devletlere karşı büyük bir blok oluşturma zamanı gelmiştir.. 
Tarihindeki gibi işgalci bir siyaset izlemediği için ülkelerin onun safında yer alması da zor olmayacaktır. 
Bizim içinse yapılması gereken iş, İslam dünyasıyla bir blok oluşturmakken, siyasilerimiz ABD’ye kuyruk olmanın ötesine geçememiştir.
Nasıl geçsin ki, ekonomisine senelerden beri çözüm bulamayan Türkiye’nin, temeli olmayan bir ekonomiyle böyle bir liderliğe soyunması da muhaldir.
Sayın Davutoğlu CNN International kanalına, “Türkiye’nin Suriye’ye kara birliği göndermesi için koalisyonun Esad rejimini zayıflatma amacı gütmesi gerektiğini” söyledi. 
Siyasetin bir an evvel gözündeki Esad çöpünü kaldırıp, Güneydoğumuzu elimizden alacak bu oyunu görmeye başlaması şarttır.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1517466 µs