Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
25 Eylül 2014

Stratejik ortak, eşbaşkan, koalisyon üyesi... Aslında Türkiye...



Irak Şam İslam Devleti adıyla ortaya çıkan IŞİD’in ilk defa ABD’nin Irak işgali esnasında dünya gündemine girdiğini daha önce de yazmıştık. 
Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Suriye tarafındaki IŞİD kuvvetlerini vurduğu akılları karıştırmasın. 
Birleşik Devletler’in ne bölgedeki terörü bitirmek, ne de İslam dünyasına yardım gibi bir derdi olamaz. 
Gerek değişen iklim koşulları nedeniyle, gerekse petrol ve su kaynakları için Ortadoğu, Birleşik Devletler nezdinde hayati önemde. 
Irak işgali ve sonrasında Arap Baharı ile girilen coğrafyada bu gerekçelerle kan ve gözyaşı hiç bitmiyor, kaos eksik olmuyor. 
IŞİD sadece bugünün bahanesi. Üstelik bu örgüt içinde samimi Müslümanlar da var. Oysa bir müminin haksız yere bir cana kıymasına imkân olmadığı düşünüldüğünde Batı tarafından ortaya çıkarılan, beslenen ve canavara dönüşmesine imkan tanınan IŞİD’in İslam maskesi de kendiliğinden düşecektir. 
Kısaca IŞİD gizli eller tarafından yönetilen ve kullanıldıktan sonra deliğe süpürülecek figüranlardan sadece biridir. İran Şahı, Saddam, Kaddafi, Hüseyin bin Ali, Mübarek gibi… 
IŞİD’in Türkiye için ayrı bir önemi var. Türkiye’nin Musul Konsolosluğu’nda vazifeli 49 vatandaşımız 101 gün boyunca bu örgütün elinde rehindi. 
Bazılarına göre pazarlıklar ve rehine takası yoluyla, bazılarının ifadesine göre ise büyük bir operasyonla rehineler kurtarıldı. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir terör örgütünün elinden 101 gün sonra vatandaşını alabilmesini nasıl olur da kahramanlık olarak değerlendirebiliriz? 
Filmlere konu edilecek operasyon olarak üç gündür konuşulan mevzu aslında devletimizin acziyetini gözler önüne sermektedir. 
İsrail üç vatandaşının ölümünden sorumlu tuttuğu Filistin’i 50 gün bombaladığında; Mavi Marmara skandalında Filistin’e giden yardımı menfaatlerine aykırı bulduğu için kesmek bahasına 9 Türk’ü öldürdüğünde dünyanın ve bizim sesimiz çıkabildi mi? 
Ya biz de devlet adamlığı kumaşı eksik; ya da vatandaşa saygı kalmamış… 
ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Türkiye rehine sorununu çözdü artık bizimle birlikte adım atacak demese belki rehineler konusunda yapılan çaba daha önem arz ederdi. 
Malum, Türkiye rehineleri bahane ederek IŞİD’a karşı koalisyonda yer almayı reddetmişti. 
Ama rehinelerin yurda dönmesinin hemen ardından Okyanus ötesinden gelen bu açıklama, acaba IŞİD’e karşı kara savaşına sürülecek Türkiye’ye yardım için IŞİD’in elindeki rehineler ABD’nin isteği ile mi serbest bırakıldı sorusunu akıllara getiriyor mu? 
Irak ve Suriye tezkerelerinin hazırlandığı bu günlerde sayın vekillleri sağduyuya ve kırmızı çizgilerimizi hatırlamaya davet ediyoruz. 
Adı ister tampon bölge ister güvenli bölge olsun, Türkiye’nin zerre menfaatine olmayan bu talep reddedilmelidir. Türk askerinin kara harekatına dahil edilmesi, ülke içinde çözüm sürecine ses çıkaramayan askerin elini daha da zayıflatacaktır. 
Zira Türk ordusu burada belki de IŞİD’le savaşan Kürt kuvvetlerle yan yana aynı safta savaşmak zorunda bırakılacaktır. Bu, 30 bin şehit verdiğimiz mücadelenin ayaklar altına alınması demektir.  
Türkiye stratejik ortak, eş başkanlık, koalisyon üyesi gibi vasıflarla aslında kendi ipini çekme noktasına taşınıyor.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1456978 µs