Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
17 Eylül 2014

Umarız bakış açımız değişir



Başbakan Davutoğlu’nun hükümeti Avrupa Birliği’ne (AB) girişi hızlandırma kararını açıkladı.
Yarım asırlık üyelik başvurumuz artık gündüz görülen bir rüyaya dönüşmüş durumda.
Kalabalık nüfusumuz bahane edilerek serbest dolaşım hakkı dahi tanınmayan Türk milletinin AB üyesi milletlerle beraber olması zaten tarihi gerçeklere göre imkânsızdır.
Müslüman Türk milletinin yok edilmesi, Hıristiyan batı için Haçlı seferlerinin gerekçesi olmuştur.
Geçtiğimiz aylarda AB ülkeleri arasında yaşanan ekonomik krizden sonra birlikten ayrılmayı konuşan devletlere seslenen Merkel, “AB’nin inanç etrafında birleşmiş bir birliktelik” olduğunun altını çizmişti.
Kısaca AB ilişkimiz, bizden siyasi tavizleri elde etmek gayesi ile kapıda oyalama şeklinde gelişmiştir.
Kaldı ki, dâhil olmak için her türlü riski göze aldığımız ve tavizi sunduğumuz birlik, kendi içinde dağılmayı konuşuyor.
Nüfusu yaşlanmış ve yeraltı kaynakları bitmiş AB ülkeleri, kapitalizmin etkisiyle ekonomik olarak da iflas bayrağını bir bir çekmekteler.
Biz, 2000 senesinde birliğin aldığı müşterek paraya geçiş konusundaki kararın dağılmada etkili olduğunu vurgulayarak “15 sene” ömür biçmiştik.
Zaman bizi haklı çıkardı. 
Nedenini Türkiye örneğinde izah edelim: Türkiye’nin GSMH’sının 2 katrilyon TL olduğunu düşünelim. Bizim de AB üyesi olduğumuzu farz edelim. Bize AB standartlarında verilmesi gereken para 500 milyar Euro olacaktı. Eğer AB bize bu parayı verirse merkezde para kalmaz.
Ayrıca AB devletleri merkezden aldıkları parayı borçlarına kullandıkları için hazineleri de boşalıyor.
Euroya geçişle beraber, ülkeler kazançlarını gerçek rakamları ile gösteremeyecek ve merkezden kendisine verilen destek değişecektir. Zamanla üye ülkeler arasında adaletsizlik oluşacaktır ki, bu birliğin dağılmasına sebeptir.
Ülkelerin para basma hakları ellerinden alındığı için borçlanma yoluna gitmeye mahkûmlar. İlk örneğini Yunanistan’da yaşadığımız iflaslar böyle başlamıştır.
Şu anda AB devletlerinin kapitalist sistemden kaçması da bu yüzdendir.
İngiltere 2015 senesinde ayrılma konusunda referandum yapacak. Almanya, Fransa, İtalya Portekiz, İrlanda, Romanya ve Macaristan ekonomileri ciddi kriz yaşamaktalar.
Ekonominin yapısından kaynaklanan bu sorunu mevcut sistemle çözmelerine imkân bulunmamaktadır.
AB ülkeleri şu anda, Rusya’nın ekonomik gelişmelerini izliyor, hatta Fransız vekillerden Rusya’nın uyguladığı modelin üstünlüğünü dile getiren çıkışlar basına yansımakta…
Rusya kapitalist sistemi terk etti ve Milli Ekonomi Modeli’ni (MEM) uygulamaktadır.
Almanya Heidelberg’de yaptığımız MEM kongresinde söz alan Hollandalı Profesör Cornelia Versteegh AB hakkında şunun altını çizmişti:
“Milli Ekonomi Modeli’nin beni en çok çarpan yönü AB’nin 15 seneden kısa bir süre içinde dağılacağı öngörüsü olmuştur. Kitabın tamamını okuyuncaya kadar bu şaşkınlığım devam etti. Kitabın sunduğu perspektif sadece ekonomik değil, ekonomiden öteye bir açılım sunmakta. Bence AB olarak bu kitabı çok iyi değerlendirmeliyiz. AB ayakta kalmak istiyorsa Baş’ın Mili Ekonomi Modeli’nin kurallarını hayata geçirmelidir.”
Evet, AB ekonomik krizde, ülkeler iflasta. Karşılarında MEM’i uygulayarak yükselen bir Rusya örneği var. Rusya’nın modelinin ABD’ye karşı bir model olduğunu vurguluyorlar. 
Peki, modelin doğduğu Türkiye ne yapıyor? 
Batının keşfettiği MEM’i görmezden gelerek, hala iflas eden batıdan medet umuyor.
Ne diyelim Allah gören göz nasip etsin…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1630311 µs