Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
14 Temmuz 2014

Ajan kim?



Sağ ve sol görüşlere mensup 5 siyasi partinin bir araya gelerek Cumhuriyet tarihinin bir ilkini gerçekleştirdikleri Büyük Uzlaşı bazılarını gerçekten de telaşlandırdı.     
Hele hele bizi, ‘ne yaparsak yapalım TV kanallarından ve gazete sütunlarından gizleyerek halkın nazarında yok kabul ettirmeye çalışanlar’, Büyük Uzlaşı haberlerinde bize de yer verilmesinden oldukça rahatsızlar. 
Kendilerini adımız kadar iyi bildiğimiz bu çevreler geçmişte de bizim hakkımızda sayısız iftiralar ortaya atmış, yalanlar söylemişlerdi. Ne tarikat şeyhliğimiz, ne devletin adamı olduğumuz, ne asker adına çalıştığımız kalmıştı. Tamamından beraat ettiğimiz ve iftira atmaya çalışanlara ödettirdiğimiz tazminatların dava dosyaları 30 bin sayfayı bulmaktadır. 
Yakın zamanda da ajan olduğumuz fısıltı gazetesinde kulaktan kulağa konuşulmaya başladı.  Önce Rus ajanı dediler, Büyük Uzlaşı’nın ardından da 'Haydar Hoca Amerikan ajanı' diyorlarmış… 
Ben nasıl bir Rus ajanıyım ki, hem bir devletin memuru olarak onun adına ajanlık yapacağım, hem de o devletin ekonomisine benim tezim yön verecek ve ekonomisini ayağa kaldırdığım için devlet nişanı ile taltif edileceğim. 
Yine ben nasıl bir Amerikan ajanıyım ki, Milli Ekonomi Modeli isimli tezim Amerika'nın kalbi olan kapitalist sistemi bitirmiş olacak, kapitalizmin etkilerinden bıkan halklar can simidi olarak Milli Ekonomi Modeli uygulayacak. 
Bendeniz "Hem doların dünya hâkimiyetini 'milli paraların uygulanması' kuralını getiren görüşümle yıkacağım, hem de Amerika'nın ajanı olacağım…" 
Lütfen biraz gerçekçi olunuz. Bizim gibi milli ve dini hassasiyetleri olan, devlet ve millet çizgisinden zerre taviz vermeden "bu vatan bizimdir, bizim kalacaktır" görüşü için siyaset yapanlara çamur atmaya çalışırken iki kere düşününüz. 
Zira bizler, koltuk sevdası için siyaset içinde değiliz ki, kendimizi bazıları gibi o ülkeye, bu ülkeye satalım… 
Siz de haklısınız. Sizlerin de içinde bulunduğunuz bu cenah, bugüne kadar Türk siyasetinde birçok işleri ajan faaliyetleri ile halletmiştir. 
Mesela, 80 ihtilalı öncesinde bizimle yakınlığı olan 'abi' dediğimiz bazıları, ihtilal döneminde elini kolunu sallaya sallaya Avrupa'ya geçmiş; yıllar sonra karşılaştığımız Frankfurt'ta bize  İngiliz pasaportlarını göstermişlerdi. 
Yine yakın tarihimiz de ajan faaliyetleri üzerinden devam eden siyasetin yıkıcı etkilerinin örnekleriyle doludur. 
Mesela Ortadoğu'da Hicaz bölgesinin Osmanlı'nın elinden çıkışı bir misaldir. 
Hicaz bölgesinde Şii mollalar Sünnilere karşı ayaklanmanın önüne geçmiş, Sünniler de buna fırsat vermemiştir. 
İngiliz Sömürgeler Bakanlığı; Arapça bilen, hadis, tefsir, fıkıh konusunda ilim sahibi hocalar olarak yetiştirdiği ajanlarını buralara halkın içine gönderdi. 
Arabistanlı Lawrence gibi ajanlar çöl bedevilerini ve aşiretleri Osmanlıya karşı kışkırttılar. Başka bir İngiliz ajanı olan Humper'ın hatıratlarından da İngilizlerin bu coğrafyada yepyeni bir mezhep kurdurduğunu öğreniyoruz. 
Netice Osmanlı'ya karşı ayaklanan ve inancını da yitiren bir coğrafya olmuştur. 
Ajan faaliyetlerinden ve ajanlardan bahsedeceksek, gerçek ajanlar bugün IŞİD'in, El Nusra'nın, El Kaide'nin içinde ve yanında yer alanlardır. Onlara destek verenlerdir. 
Zira, onların Müslüman kanı akıtarak oluşturmak istediği kaos ortamının etkileri Suriye ve Irak'ta görüleceğinden fazla Türkiye'de görülecektir. 
İşte Büyük Uzlaşı'dan yani gerçek milli iradeden korkanlar ve bunda yer alanlara küçük dünyalarında üretebildikleri ifadelerle iftira atmaya çalışanlar maalesef ajanlarla aynı safta yer alanlardır. 
Yazık ajanlara teslim edilmeye çalışılan bu ülkenin geleceğine...







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1471817 µs