Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
26 Mayıs 2014

Bir olmak vaktidir



Türkiye 301 canını madene gömdü. İhmalin müsebbipleri ortaya çıkarılmalı ve cezalarını çekmelidir. 
Aynı günlerde Güney Kore'den gelen duygu dolu özür gibi Türk milleti de Soma konusunda hükümetin en azından bir özür dilemesini bekledi. Hatırlanacaktır, Güney Kore Devlet Başkanı ağlayarak tamamladığı basın toplantısında ölenleri koruyamadığı için halkının önünde eğilerek özür dilemişti. 
Bu halkı teselli edecek ve bir devlet adamının ülkesine olan bağlılığını gösterecek bir jestti. 
Ülkemizde ‘kader’ denilerek geçiştirilmek istenen hadise, binlerce canı yakmıştır.    
Soma’da yaşananlar geçtiğimiz günlerde İstanbul’da protesto edildi. Gezi olaylarından aşina olduğumuz görüntüler yaşandı. Ara sokaklarda atılan bir kurşun, cemevinin bahçesindeki Uğur Kurt isimli vatandaşımızın ölümüne neden oldu. 
Okmeydanı’nda yaşanan hadisede hayatını kaybeden evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabırlar diliyoruz. 
Tıpkı Uğur gibi, Gezi eylemlerinde hayata gözlerini yuman gençlerin 8’i de Aleviydi. 
Türkiye hassas günlerden geçmektedir. 
Millet olarak sağduyumuzu kaybetmeden harekete mecburuz.  
Zira Alevi-Sünni gerginliğinden nemalanmak isteyen çevreler var. 
İslam âlemi üzerinde Şii-Sünni farklılığı olarak devam eden bu ayrışımın; İran ile Irak arasında bitmeyen kaosta; Nusayri yani Arap Alevisi olduğu gerekçesi ile üzerine gidilen Esad’ın savaşında örneklerini görüyoruz. 
Türkiye’de dönem dönem evlerinin kapıları işaretlenen, belli mahallelerde tecride zorlanan, cemevleri taşlanan Alevi kardeşlerimiz büyük bir oyunun parçası kabul edilmekteler.   
Oysa millet olarak Alevi-Sünni, Caferi, Bektaşi gibi bir ayrımımız hiçbir dönemde olmadı. Kız alıp veriyoruz, düğünde, bayramda, cenazede birbirimize sahip çıkıyoruz. 
Kaldı ki, ‘Ben Aleviyim’ diyen bu vatandaşlarımız Kur’an-ı Kerim’de bizzat Cenab-ı Hakk tarafından övülen, sevilmiş ve seçilmiş olan Ehl-i Beyt’in yanındaki kişilerdir. 
‘Aleviyim’ diyenler, İmam Ali’nin yanında yer almaktadır. Bu manadan değerlendirildiğinde bendeniz de kendimi Sünni bir Alevi olarak görmekteyim. 
Nasıl İslam’ın özü ve yaşanan şekli olan Ehl-i Beyt, ajan faaliyetleri ile bugün unutturulmuşsa; İmam Ali Efendimizi seven aleviler de öteki gösterilmiştir. 
Mezhep ve meşrebi olmayan peygamberimizden sonraki dönemlerde, İslam tarihini değiştiren büyük yalan olarak kabul edilen Abdullah b. Sebe diye bir kişi uydurulmuş, bu İmam Ali efendimizin takipçilerini karalamak için kullanılmıştır. 
Yahudi olduğu iddia edilen hayal kahraman İbn-i Sebe ile Şii dünya sapık gösterilmiştir. 
O günden bu yana Şiiler batıl, Sünni dünya ise hak yolda kabul ettirilerek müthiş bir ayrım cephesi oluşturulmuştur. 
İncelendiğinde Şii ve Sünni dünyanın itikatta bir olduğu görülecektir. 
Aralarındaki ameli farklar gayet tabii karşılanması gereken bir husustur. 
Bugün Müslümanlar arasında yaşanan gerginlik bizi sadece Hz. Peygamber’in beyan buyurduğu, "Müslüman Müslümanın kardeşidir", ikazından uzaklaştırmaktadır. 
Dönem dönem ülkemizde örneklerini gördüğümüz ayrışım hareketlerini de bu büyük pencereden ayrı tutamayız. 
Bir olmaya, beraber yaşamaya mecburuz.  
Polisi, sivili bizim insanımız. Devleti, milleti ile bir bütünüz. 
Gerek hükümet kanadının, gerek milletimizin, devletin devamı açısından bu birliğin muhafazasına azami dikkat etmesi gerekmektedir.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544428 µs