Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
21 Mayıs 2014

Soma ve Milli Devlet



Soma’da 301 cana mal olan maden felaketi sonrasında tedbirsizlik, ihmal, yaşam odaları konuşuladursun, bu elim kaza bizleri başka bir acı gerçekle daha yüzleştirdi. 
Türkiye’de işsizlik rakamlarının yazılandan çok daha fazla olduğunun altını her zaman çiziyoruz. Özellikle tarım kesiminde çiftçilerin ailelerini geçindiremedikleri gerekçesiyle mesleklerini bıraktıklarına bizler de şahit oluyoruz. 
Bu çiftçiler ‘ekip biçmek para etmiyor’ gerekçesiyle topraklarını da ederinin çok altında meblağlarla arazilerine talip olanlara satarak, kapıcılık dahil farklı işlerde çalışmak için şehirlere yöneliyorlar. 
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Soma’daki madende çalışanların Manisa’nın, Balıkesir’in, İzmir’in sulu tarım yapılmayan köylerinden geldiğini dile getirdi ve ekledi: “Önümüzdeki yıllarda tarımdan kopan daha fazla insanın maden ve inşaat sektörlerinde çalışacağını tahmin ediyoruz.” 
Yüksek maliyetler, gübre ve mazotun pahalılığı, ürünün satılamaması, kotalar tarımı bitirdiği gibi çiftçilik mesleğini de yok etmiştir. 
Başka bir işte çalışma yeterliliği olmayan çiftçiler de, kalifiye olmayan işçi sınıfından ucuz eleman olarak madenlere yönelmekteler. 
Bozulan ekonominin vurduğu başka bir meslek grubu da esnaf kesimi…
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Türkiye’deki esnaf sayısının bir yılda yüzde 3.4 oranında gerilediğini açıkladı. İş yapmadan kepenk kapatan esnaf mesleğini bırakmaktadır. 
Oysa devlet, vatandaşına iş imkânı sunmak zorundadır. Bu da yeterli değildir, kişi geçimini temin edecek şekilde bir maaşla çalıştırılmalıdır. Aksi halde bugün yaşadığımız gibi mesleklerin yok olması ve elinde mesleği olanların işsiz kalması kaçınılmaz olur. 
Soma, maalesef kapitalist sistemin bir yansımasıdır. 
Ezici etkilerin ortadan kalkması için bu sistemin yerine Milli Ekonomi Modeli’nin uygulanması gerekir. 
Milli Ekonomi Modeli, milli ve sosyal bir devlet anlayışı getirmektedir. 
Milli Devlet’te devlet kapitalist sistemdeki gibi serbest piyasa ekonomisini kabul etmez. Devletlerin ekonomiye müdahalesini kanunlaştırır.  
Ekonomik gelişmenin, istikrarlı sürekli büyümenin temini için devletin ekonomiye müdahalesi şarttır. 
Liberal ve kapitalist sistemlerin kabul ettiği ‘arzın talebe eşit’ olduğu savı bir aldatmaca olup; arz talepten fazladır ve bu üretim ve tüketim arasında bir açık demektir. 
Bu açığa devlet müdahale etmezse, ekonominin zaman içinde dengeye oturması söz konusu olamaz. 
Üretim ve tüketim arasındaki açığın kapanması ancak devlet eliyle olacaktır. Bunu savunan tek model bize ait olan Milli Ekonomi Modeli’dir. 
Milli Ekonomi Modeli’nde sosyal devlet projeleri ile dar gelirli kesime katkı sağlanarak tüketim arttırılacaktır. 
Tüketimde meydana gelen bu artış piyasadaki üretim ve tüketim arasındaki açığı kapatarak sistemin dengeye gelmesini sağlayacaktır.  
Yine Milli Ekonomi Modeli’ne göre, üretim artışına bağlı olarak piyasaya belli oranda girmesi gereken para emisyon ile karşılanırken, bu devletlere senyoraj geliri elde etme imkânı tanıyacaktır. Devlet pazar oluşturacak, pazarda bizzat alıcı olacaktır. 
Yatırım ve üretim için gerekli finansmanı sıfır faizli krediler ile vatandaşına sunacaktır.    
Milli Ekonomi Modeli, üretim ve tüketimi dengeleyen, adil gelir dağılımını sağlayan ve sürekli büyümeyi temin eden tüketim eksenli tek analizdir. 
Adil bir paylaşım, 
üretilenin pazarda alıcı bulması, işçinin alın terinin karşılığına hak ettiği şekliyle hemen ulaşılması, sadece Milli Ekonomi Modeli ile olabilir. Meslek sahibinin mesleğinden ekmek yemesi de ancak bu sistemle mümkündür.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1602015 µs