Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
5 Mayıs 2014

Batı asla değişmez



Ukrayna’ya bağlı özerk Kırım Cumhuriyeti’nin referandumla Rusya’ya bağlanma kararı ABD’nin ve Batının gerçek yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. 
Rusya'nın acil çağrısı ile toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yapılan toplantıdan hiçbir netice çıkaramadı.   
Demokratik seçimlerin sonucunu kabul etmeyen ABD, Kiev yönetiminin bölgedeki Rus yanlılarına karşı giriştiği silahlı eylemleri de görmezden geliyor. 
2000'li yıllardan itibaren globalizmin işgal siyasetinin “demokrasi, insan hakları ve özgürlük” söylemleri üzerine kurulu olduğunu herkes bilmektedir. 
İkiz Kulelerin patlatılmasının müsebbibi gösterilen Bin Ladin’in Afgan dağlarında aranması, Afganistan’ı BM güçlerinin üssü yapmıştı. Irak’taki Saddam yönetiminin halkına zulmü bahanesi ile bu ülkeye girilmiş ve Irak, ABD etkisinden halen kurtulamamıştır. 
Değişen dünya düzeni, BOP’un ismini Arap Baharı’na çevirse de işgal ve sömürü siyaseti aynıdır. Libya, Tunus, Mısır; Batının bu ülke halklarını diktatör olarak vasıflandırılan yöneticilerden kurtarma çabaları için parçalanmıştır. Buralarda halk isyanlarıyla başlayan kargaşa, müdahale, kaynakların ele geçirilmesi ve hakların farkında olmadan esir edilmesiyle neticelenmişti. Günümüz esareti elbette boyna takılan prangalarla olmamakta; emeğin, üretimin ve kaynakların sömürülmesi şeklinde tezahür etmektedir. Aynı hadise Ukrayna’dan demokratik seçimle ayrılarak Rusya’ya bağlanma iradesi gösteren Kırım’da yine gündemde. 
AB yanlısı Kiev yönetimi Rus taraftarlarını öldürmeye başladı. Rusya yanlılarının sendika binasını ele geçirmeleri üzerine Kiev taraftarları binayı ateşe verdiler ve yangına müdahaleyi engellediler. 46 kişi yanarak can verdi. BM, Rusya’yı tercih edenlere herhalde insan gözüyle bakmıyor olacak ki, müdahale kararı çıkarmadı. İnsan haklarının kâğıt üzerinde kaldığı bu dünya için yalnızca menfaatlerin devamına imkân tanıyan vatandaş tanımı geçerlidir. 
Kurumların varlığına hizmet eden bir zihniyet korunur. 
Batının Rusya’ya karşı çıkması da bu noktadaki görüş ayrılığından kaynaklanmaktadır. 
Rusya, bize ait olan Milli Ekonomi Modeli'yle kaynakların sınırsız, ihtiyaçların sınırlı olduğu gerçeğini görmüştür. Bu modelin kurallarını meclisinde kanunlaştırmaya başlayan Rusya’nın, ülkelerin kaynaklarını ele geçirme üzerine bir dış politikası yoktur. Tersine ülke bütünlüklerine saygılı ve insan haklarını yaşatan bir Rusya bugün dünya sahnesindedir. Yine bizim sosyal devlet projelerimizden istifade eden Rusya, Suriye işgalinde gösterdiği tavır ile dünya Müslümanları için bir sığınak olmuştur. ABD’nin, demokrasi bahanesi arkasına sığınarak işgal ettiği yerleri görmezden gelenler, dünyadaki Müslüman ülkeler üzerinden yürütülen asimile ve sömürü politikasını bir kez daha incelemeliler. 
Sadece Mısır, Tunus, Libya, Irak, Afganistan, Filistin değil;  Doğu Türkistan, Hindistan, Somali, Sudan, Etiyopya, Pakistan, Özbekistan, Cezayir savaş, çatışma veya kriz içerisinde... 
Hal böyle iken Sünni dünyanın başı olan Türkiye’nin Batı ile aynı safta, aynı zihniyette olması çok acıdır. 
Suriye işgalinde en ön safta tek başına bırakılan Türkiye; zerre menfaati olmayan bu politika ile büyük maddi zarara ve imaj kaybına uğramıştır. 
Rusya ya ambargo koymayı düşünen Batı, Türkiye’yi bu sahada da bir tuzağa çekmenin hesabındadır. İkinci büyük ticaret ortağımız Rusya kartını Türkiye bu sefer menfaatleri istikametinde kullanmalı ve Rusya’nın yanında yer almalıdır.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1588209 µs