Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Mayıs 2014

Kıbrıs



Kıbrıs adasının iki sahibi, Türkler ve Rumlar, BM gözetimindeki müzakerelere Mayıs ayı içerisinde yeniden başlayacaklar. 
Toprak meselesi de masaya yatırılacak temel konular arasında. 
Varlığını ispat edememiş Türk kesimi, bu yıl da müzakerelerin aslında ‘yenik’ tarafını oluşturmaktadır. 
KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Kıbrıs Rum tarafının AB içerisinde çok güçlü olduğunu, veto hakkı bulunduğunu, Kıbrıs Rum tarafının istememesinden ötürü Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu’na temsilci bile gönderemediklerini belirtti. 
Bir tarafın AB üyesi olduğu, diğerinin uluslararası arenada henüz tanınmadığı bir ortamda tarafların eşit şartlarda müzakere ettiğini kimse iddia edemez.  
Geçtiğimiz Kasım ayında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan 8. Milli Ekonomi Modeli (MEM) Kongresi’nde bu gerçeğin altını çizerek, “KKTC eğer devam etmek istiyorsa, bağımsızlığını kabul ettirmelidir” demiştik. 
“Uluslararası ticarette milli parasını kullanmalıdır. Ancak bundan sonra Kıbrıs Türk Devletinin geleceği konuşulabilir” öngörüsünde bulunmuştuk. 
KKTC halkında ise böyle bir ufuk maalesef göremiyoruz. 
Hak arama adına girişilen işler, tam bağımsızlık için değil, kazanımların korunması üzerine bina edilmektedir. 
Oysa karşı taraf ve hatta Türkiye dışında tüm dünya sizi ‘yok’ kabul ederken, sizler adada işgalci sayılırken; ne devletiniz, ne bayrağınız, ne de kimliğiniz kabul edilmemişken siz hangi hakları korumaya çalışmaktasınız?  
Lefkoşa’daki MEM Kongresi’nde Rusya’ya mal ihraç edecek güçte tam bağımsız bir KKTC’nin olabileceğini anlatmıştık.  
Bu KKTC hak elde etmek için Rum kapısında beklemekle yetinmeyecek; tam bağımsızlığını temin ederek dünya nezdinde “ben de varım” diyen bir KKTC olacaktır. 
Hatırlanacaktır, bundan önceki müzakere süreci Rumlar, adanın kuzey kesiminde “Türk egemenliği vardır” ifadesini kabul ettikleri için başlayabilmişti. 
Egemenlik, bağımsız yasama gücünü ifade eder. Siz, Rumlar izin vermediği için Avrupa Parlamentosu’na temsilci dahi gönderemezken, hangi yasama gücünden bahsedebilirsiniz? 
Her müzakere sürecinde Türkler iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitlik üzerine kurulu bir Kıbrıs derken; Rumlar adanın tek hâkimi olma derdindedir. 
Mevcut tablo, Rumların egemenliğinde onlardan hak dilenen bir avuç Türk’ün tablosudur. 
Batının Müslüman Türk’e olan hasmane yaklaşımı ve değişmez politikası ortadayken, Kıbrıslı Türk’ün tek yolu ‘tanınma’yı sağlaması ve ekonomik güce sahip olmasıdır.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1645988 µs