Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
22 Nisan 2014

İslam'ın ilk yıllarında Hz. Peygamberimiz



Cahiliye dönemini yaşayan Arap toplumunun Hz. Peygamber’in (sav) tebliğ ettiği İslam inancını kabul etmesi kolay olmamıştır. 
Bunda kabileciliğe sıkı sıkıya bağlı olan Arapların İslamiyet’in sınıf farklılığını kaldıran, herkesi eşit gören anlayışını reddetmeleri etkili olduğu gibi; putperest atalarının dinini bırakmak istememeleri de bir faktördür. 
Kâbe’deki putlar nedeniyle Mekke’ye gelindiğine inananlar, putların yıkılmasıyla ticaretlerinin sona ermesinden de çekiniyorlardı.  
Mevcut şartlar altında Hz. Peygamber’in İslam dinini tebliğinde dört devreden bahsedilebilir. 
Birinci devre, üç yıl süren gizli davet dönemi; ikinci dönem hicrete kadar devam eden açık davet; üçüncü dönem müşriklerle savaşarak yapılan aleni davet ve son dönem inkârcılarla ve putperestlerle savaşmak suretiyle geçen cihad hükmünün ve şeriatın son şeklini aldığı dönemdir. 
Gizli davet, şüphesiz Hz. Resul’ün nefsini korumak endişesiyle takındığı bir tavır olmamıştır.   Allah’ın emri gereği gizli davet döneminde İslam’a yatkınlığı ve meyli olanlara tebliğ ile yetinilmiş; ilk Müslümanların kısa bir süre sonra karşılaşacağı çile ve meşakkate sabrı ve gücü hazırlanmıştır. Hz. Ali, Hz. Ebubekir, Osman b. Muaz’ın ve Ebuzerr-i Giffari İslam’la şereflenen ilk sahabiler arasında yer almaktadır. Açık tebliğ konusunda da Cenab-ı Hakk (cc) Resulüne yol göstermiştir: “Ve en yakın akrabalarını (Allah’ın azabına karşı) korkut.” (Şuara, 214) 
Hz. Ali Efendimiz, İslam’ın açık tebliğ aşamasında küçük yaşına rağmen Allah Resulü’nün en büyük yardımcısı olmuştur. 
Ayetin nazil olmasının ardında Resulullah, Hz. Ali’yi çağırdı. Ben-i Haşim büyüklerini öğle yemeğine davet etmesini ve onlara sütle birlikte etli yemek verilmesini istedi. Hz. Ali bu yemeği şöyle anlatır: “Herkes yemeğini yedi. Hiç kimse bir şey istemez oldu ama yemekte ellerini daldırdıkları yerden başka bir boşluk görmüyordum. Ali’nin nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki, onların tümünün yediği yemeği bir teki bile yiyebilirdi…” 
Peygamberimiz onlarla konuşmak istediğinde, Ebu Leheb atıldı: “Arkadaşınız sizi büyüledi” 
Bu söz üzerine topluluk dağıldı. Bir kez daha yemeğe davetten sonra Hz. Peygamber, yakınlarına: “Allah’ım bana emir verdi, sizi Allah’ın birliğine ve Benim risaletime davet edeyim. İçinizden kim bana bu yolda yardım edip, kardeşim, vasim ve Benden sonra halifem olmak ister?”diye sordu. 
Amcalara ve diğer akrabalara üç kez tekrarlanan bu soruya sadece 15 yaşındaki Hz. Ali, “Ben” demiştir. 
Nihayet Allah Resulü, oradaki kalabalığa “Bu (Ali ) Benim kardeşim, vasim ve halifemdir. Onu dinleyin ve itaat edin” buyurmuştur. Budan sonra devam eden açıktan davet ile Müslümanların artması Mekkeli müşrikleri fazlasıyla rahatsız etmiştir. 
Başta Allah Resulü olmak üzere Müslüman olanlara türlü eziyetlerin başladığı bir dönemdir bu… 
Peygamberliğini inkâr eden amcası Ebu Leheb ve karısı, peygamberimize en büyük eziyetleri reva görmüştür. Pazar yerinde O’nun ardı sıra dolanıyor, “Ben onun amcasıyım. Muhammed sizi atalarınızın dininden döndürmek ister; sakın O’na inanmayınız” diyordu. Hz. Peygamberin başını taşla ezmeye yemin etmiş; taşı kaldırdığında kaskatı kesildiği için muvaffak olamamıştı. 
Yine diğer amcası Ebu Cehil’in, Peygamberimiz mescidde namaz kılarken sırtına devenin döl yatağını içindeki pisliklerle koyması, Kureyş’in ileri gelenlerinden Velid b. Muğire’nin hac mevsiminde halka “Muhammed büyücüdür” diyerek hitabı meşhurdur.  
İbn Muğire Allah Resulü’nü öldürmeye de kalkışmış ancak mescidde sesini duymasına rağmen Allah tarafından Hz. Peygamber’i görememiştir. 
As b. Vail, Hz. Peygamber’in oğlu Kasım öldüğünde, en acılı anında kendisine “ebter, soyu kesilmiş” diyerek alay etmiştir. Kevser Suresi As b.Vail hakkında nazil olmuştur. Vail, bir dağ geçidinde eşekten düşüp ayağını kırmış, bu yaranın şişip mikrop kapmasıyla da rezil bir şekilde ölmüştür. Zaten Allah Resulü’ne zarar vermek isteyenler feci bir akıbetle ölmüşlerdir. Nadr b. Haris, Ukbe b. Ebi Muayt gibi müşrikler, Müslümanların elinde idam edilmiştir. Bazıları da Hz. Peygamber’in bir beddua sonrasında belaya duçar olmuştur. 
Uteybe için Hz. Peygamber, “Ya Rab, ona bir itini musallat et” buyurmuş ve Uteybe’yi aslan parçalamıştır. 
Ukbe b. Muayt, mescidde Allah Resulünü boğmak istemiş, “Rabbim Allah diyor diye faziletli bir adamı mı öldüreceksin?” diyen Hz. Ebubekir’in araya girmesiyle Peygamberimiz bu adamın elinden kurtulmuştur.  
Allah Resulü’nün maruz kaldığı eziyetler yanında ilk sahabeler de büyük çileler çekmiştir. 
Bilal-i Habeşi’ye efendisi Ümeyye b. Halef, kavurucu sıcak altında sırtına kızgın taşlar koyarak işkence etmiş, “Ehad, Ehad” dedikçe bayılana kadar bu eziyete devam etmiştir. 
Halid b. Said, rüyasında Resulullah’ın kendisini cehenneme atmak isteyen babasından koruduğunu görünce Müslüman olmuş ve ailesinden işkenceler görmüştür. 
İlk Müslümanlardan Sa’d bin Ebu Vakkas’ın annesi, namaz kılmaktan vazgeçmeyen oğlunu, arkadaşlarıyla beraber odaya hapsetmiştir. Ebu Zer Giffari, Müslüman olduğunu Kâbe’de ilan edince bayılıncaya kadar dövülmüştür. Habbab b. Eret’in sahibesi, ateşte kızdırttığı demirle başını dağlamıştır.  
Yasir ailesi de büyük eziyetler görmüştür. 
Güneşin her tarafı kavurduğu bir sırada, kızgın taşlarda gördükleri eziyetlere şahit olan Allah Resulü, “Sabredin Ey Yasir ailesi. Mükâfatınız cennettir. Allah’ım! Onlardan rahmet ve merhametini esirgeme” şeklinde duada bulunmuştur.  
Tüm bu sıkıntılara rağmen tek bir sahabe, Allah Resulü’nü ve inandığı İslam dinini terk etmemiştir. Tam tersine çile ve meşakkat, bu mübarek zevatın aşk ve muhabbetini arttırmış, her birini ölümü vuslat bilerek, İslam ordusunda şehit olmak için savaşan mücahitler haline getirmiştir. Yarın Hz. Ebu Talib’in, Hz. Peygamber’in müdafaasında ve İslam’ın yayılmasında oynadığı rolü anlatacağız. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1553119 µs