Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
21 Nisan 2014

Hz. Peygamber'in Ehl-i Beyt'i



İslam Peygamberi’nin en büyük mirası şüphesiz Kur’an ve Ehl-i Beyti’dir.

Dinin yaşanmasının canlı numuneleri olan bu seçkin kadro ve onların soyundan gelenler, İslam’ın Resulullah’tan (sav) sonraki nesillere öğretilmesinde ve muhafazasında görev üstlenmişlerdir.

Hz. Peygamber’den gelen hadis bunu işaret etmektedir: “Kim Benim gibi yaşamayı, Benim gibi ölmeyi ve Rabbimin hazırladığı Adn Cenneti’nde yer almayı istiyorsa, Benden sonra Ali’nin velayetini kabul etsin. O’nu seveni sevsin, ondan sonraki imamlara uysun. Hiç kuşkusuz onlar, Benim itretimdirler. Allah onları Benim etim ve kanımdan yaratmıştır. Onlar Benim idrak ve ilmime sahiptirler.”

Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, Resulullah’ın Ehl-i Beyti’dir. 

Hz. Peygamber’in vefat anları yaklaştığında, Hz. Ali’nin dizlerinde yatarken, odada Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den başka kimseyi istememiştir.

Ebu Eyyub el-Ensari şöyle diyor: “Hz. Resulullah (sav) hastalandı. Fatıma O’nun yanında ağladı. Resulullah (sav) O’nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu: Ey Fatıma! Allah-u Teala seni çok sevmektedir. Seni, geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi. Ey Fatıma! En üstün peygamber bizdendir, O da senin babandır; en üstün vasi bizdendir, O da eşindir… Cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin bizdendir; onlar da senin evlatlarındır. Canım elinde olan Allah’a hamd olsun ki, bu ümmetin Mehdisi bizdedir, O da senin torunlarındandır.”

Peygamber Efendimiz, kızı Fatıma için şöyle buyurur: “Allah-u Teala kızım Fatıma’nın kalp ve azalarını, imanla öyle doldurmuştur ki, Allah’ın itaati için kendisini bütün meşguliyetlerden uzak tutmaktadır.”

Bizzat babası Hz. Resul’ün eğitiminden geçen Hz. Fatıma, dönemindeki kadınların yetişmesinde bir mürşide rolü üstlenmiştir.  

Hz. Ali Efendimizin ümmetin üzerindeki öğretici vasfı hakkında Hz. Peygamber yüzlerce hadis buyurmuştur:  “Ali, Benim ilmimin kapısı ve gönderildiğim şeyleri Benden sonra ümmetime açıklayacak kimsedir.”  

Ehl-i Beyt, İslam’ın anlaşılmasında ana örnektir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için, Allah Resulü şunları buyurmuştur: “Hasan ile Hüseyin, Benim oğullarımdır. Kim onları severse Beni sever. Kim Beni severse Allah onu sever. Allah kimi severse onu cennete koyar.”

Ehl-i Beyt’in İslam’ın anlaşılmasındaki rolü tartışılmaz. Bu mübarek şahsiyetler, İslam’ı membaından, ilk kaynağından öğrenmiş ve hayatlarında yaşayarak öğrenmişlerdir.

Hz. Hasan’dan nakledilen şu hadis, Ehl-i Beyt’in hadis raviliğindeki önemlerini göstermektedir:

“Ebu’l Havra rivayet eder:

“Hz. Hasan’a, Hz. Peygamber’den duyduğun hangi hadisi hatırlıyorsun?” diye sordum. O da şunu anlattı: “Şu hadisi hatırlıyorum: Zekât hurmalarından bir hurma alıp ağzıma atmıştım. Hz. Peygamber (sav) o hurmayı ağzımdan tükürüklerimle çıkardı. Oradakiler, ‘Ya Resulullah (sav), bu çocuğun ağzına attığı tek bir hurmayı, niçin geri çıkardın?” dediler. O da, “Biz Al-i Muhammed’e zekât helal değildir” buyurdu.

Ehl-i Beyt hadis raviliğinde de temel kaynaktır.

Ve Hz. Peygamber’e salât edilirken, Ehl-i Beyt’ine de selam verilmelidir.

Kur’an-ı Kerim’de, “Şüphesiz ki, şanı yüce olan Allah ve melekleri Peygamber’e salât ve selam ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salât ve selam edin.” (Ahzab, 56)

Resulullah şöyle buyurur: “Bana kesik şekilde salât etmeyiniz”

Ashab: “Ya Resulullah, kesik salât ne demektir?”

Hz. Peygamber buyurdu: “Allahumme salli ala muhammedin ve ala al-i Muhammed” deyin.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1656448 µs