Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
11 Mart 2014

Tahliye



Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, 26 ay süren tutukluluğunun ardından serbest bırakıldı. Kendisine 'geçmiş olsun' diyoruz. 
Davanın hukuki alt yapısı ve içeriği üzerinde durmak yerine olayı Türk milletinin yargıya olan bakışı noktasından ele almak istiyoruz. 
Başbuğ Paşanın salıverilme gerekçesi, Terörle Mücadele Yasası'nda belirtilen tutukluluk sürelerinin aşımının Anayasa Mahkemesince 'kişi özgürlüklerini ihlal' olarak değerlendirilmesidir.
Kararın aynı şartlarda tutukluluğu devam edenler hakkında da emsal teşkil edeceği muhakkak. Ancak Sayın Başbuğ, tahliyesinin ardından yaptığı ilk açıklamada "Hayatımdan 26 ay aldılar" şeklinde bir ifadede bulundu. 
Bu ifade, Türk yargısı adına büyük bir soru işaretidir. 
Zira Ergenekon ve Balyoz davalarının ana delili kabul edilen CD'lerin sahte olduğu TÜBİTAK tarafından yakın zamanda tespit edildi. 
Bundan üç sene evvel Ergenekon ve Balyoz davalarının savcısı olduğunu iddia eden Sayın başbakan, cemaat ile araları açıldıktan sonra, "Eğer deliller sahte ise yeniden yargılanma gündem edilebilir" açıklamasında bulunmuştur. 
O gün Türk siyaseti, 'savcı rolü'nde yargının yanında bulunuyordu. Sayın Genelkurmay Başkanı yaptığı konuşmada bunları hatırlamadı mı? 
Acaba Türk yargısı; sahte deliller, montaj kasetler, dinleme 'tape'leri, tahrip edilmiş hard diskler arasında sıkıştırılmaya mı çalışılıyor? 
"İnsanın aklına Türk milletinin ve devletinin hayati değerde önemi haiz ordusu güç savaşlarına mı kurban edildi" sorusu gelmiyor değil? 
Mevcut tablo hukukun keyfileştiğini göstermiyor mu? 
Türk adaleti sorgulanmak, Türk yargısına olan güven sarsılmak isteniyor.  
Gelinen noktada iktidarın da icraatlarına ve söylemlerine dikkat etmesi gerekmektedir. 
17 Aralık'ı takip eden günlerde Adli Kolluk Yönetmeliği, CMK'ya aykırı bir şekilde bir anda değiştirilmiş, mahkeme kararına gerek duyulmadan yayın karartma hakkı getiren yeni internet yasası kabul edilmiş, Facebook ve Youtube'un kapatılması gündem edilmiştir. 
Sahte delillerle iki yıldan fazla bir zaman hürriyetleri kısıtlananlar bir yanda; somut delillerin bulunmasın rağmen tutuklulukları iki ay bile devam etmeyenler diğer yanda. 
Görüntü, ülkemizdeki kuvvetler ayrılığı prensibine dayalı sistemi yaralamaktadır. 
Asıl konuşulması gereken yargının üzerindeki bu zan perdelerini bir an evvel kaldırmak için hangi düzenlemelerin hayata geçeceği olmalıdır.       
Ve varsa yargının arkasındaki güçlerin elini yargıdan çekmesi gerekmektedir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1601581 µs