Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
13 Şubat 2014

Kıbrıs'ta yeni müzakere süreci



Birleşik Kıbrıs’a giden yol bir kez daha deneniyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile güneydeki Rum Kesimi arasında liderler seviyesinde devam eden görüşmeler, yaklaşık iki yıl önce dondurulmuştu.
Bugün ise, Rum Kesimi’nin ön koşul olarak ileri sürdüğü ortak açıklama metninde mutabakata varılması üzerine masaya tekrar oturuldu.
Mutabakat sağlanmasında etkili olan ana kelime “egemenlik.” 
Metne, “Türk egemenliği” ifadesinin konulması, Türkleri görüşmeye ikna etti.
Kıbrıslı Türkler, 74 Barış Harekâtı’ndan önce adada Rumlarla beraber yaşadıkları dönemde nelere maruz kaldıklarını ne de çabuk unuttular?
Ya da küvette boğulan yavruları, akan kanı… 
Enosis idealinden asla vazgeçmeyen Rumları…
Rumlar ön koşula bile “Türk egemenliği” yazmak için iki sene düşünmüşken, BM nezdindeki bu görüşmelerden Kıbrıs Türkleri için hayırlı bir netice çıkmasına imkân var mı acaba? 
KKTC yönetimi birleşik Kıbrıs formülünde egemenliğin ortak paylaşılmasını öneriyor. Rumlar ise adanın tek temsilcisi olma iddiasında kararlılar. Kapalı bölge Maraş’ın kendilerine verilmesi talebini de yineliyorlar.
Böyle bir atmosferde, yani yine ortak bir payda olmadan başlayan yeni süreç ABD, Almanya ve Fransa’da memnuniyetle karşılandı.
Görünen o ki, hakkımızda hayırlı rüya görmeyecek batının memnun olduğu bu yeni sayfa, geçmişten ders almayan Türk tarafı için yine sürünmek ve belki de ölüm getirecek…
Akdeniz’deki güvencemiz Kıbrıs adası, bizim için anavatandır. Bu anavatan Türkiye tarafından da kaderine terk edilmiş gibi…
74 harekâtı ile acılarını dindirdiğimiz ve bağımsızlıklarını hediye ettiğimiz Kıbrıslı Türkler, maalesef halen esaretin peşindeler.
Kıbrıslı Türkler için huzur, refah ve sağlam bir gelecek ancak tam bağımsızlık ile sağlanabilir.
Bunun yolu, egemenlik hakkınızın dahi olmayacağı birleşik Kıbrıs içinde asimile olmak değil; bayrağı, ordusu ve meclisi ile var olan Kıbrıs Türk devletini müdafaa ile sağlanacaktır.
Şu anda oturulan müzakere masası, Kıbrıslı Türkleri ve devletlerini yutmak için hazırlanmış meşru bir kurtlar sofrasıdır.
Kapalı bölge Maraş’ın istenmesi, limanların açılması talebinin yinelenmesi ve BM nezdindeki bu görüşmelere tekrar başlanması fikirlerinin, bizim adanın Türk tarafında gerçekleştirdiğimiz Milli Ekonomi Modeli (MEM) kongresinden sonra hız kazanması da dikkat çekicidir.
Biz, ayakları üzerinde durabilen, dünya devletlerince varlığı tanınmış, kendi parası ile ticaret yapabilecek, Rusya’ya mal ihraç edecek güçte tam bağımsız bir Kıbrıs’ı, Kıbrıslı Türklere anlattık. Onları, hak adına Rumlarla müzakereden veya birleşik devletten başka bir ufka taşıdık.
Bunun ilk ayağı olarak, Kıbrıs ürünlerine Rusya pazarını garanti ettik.
Uyuyan Kıbrıs’ın uykudan uyanması, batıyı harekete geçirdi.
Unutulmamalıdır ki, Kıbrıslı Türklerin bugünü ve yarını, sadece bağımsızlıklarını devam ettirmelerine bağlıdır.
Türkiye’nin yapması gereken Kıbrıs Türk devletini dünya ülkelerine tanıtmasıdır. Yoksa bütün yollar akamete mahkûmdur…








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1649179 µs