Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
6 Şubat 2014

Yine AB, yine AB



Başbakan Almanya’dan bir kez daha seslendi: “2014 yılı Türkiye-AB ilişkileri bakımından tarihi bir yıl olacak.”  
Bu cümle 50 yılı aşkın AB sevdamızın halen ve her şeye rağmen tek taraflı olarak devam ettiğini göstermektedir. 
Bazı köşe yazılarında, gerçekleşmesi umut edilen bu temenninin Türkiye’nin meselelerinin halli için çıkış olduğu kaleme alınmış… 
Bu zihniyet, Atatürk tarafından 1922’nin şartları olarak tasvir edilen tablo ile bire bir eşleşmektedir: “Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı, bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı.”       
Oysa AB hiçbir zaman ilerlemenin ispatı olmamıştır. 
AB, asla medeniyet seviyemizin yükseldiğinin bir göstergesi de kabul edilmeyecektir. 
Tam tersine, AB’ye girmek demek, milletin temsilcilerinin yer aldığı Millet Meclisi’nin hükmünün kalmaması demektir. 
Türk lirasının yok olması, Türk bayrağının yerine AB bayrağının gönderde dalgalanmasıdır. 
Ordumuzun gerçek manada AB ordusuna ilhakıdır. 
Ve günden güne bozulan ahlaki değerlerin Türk gençliğini de mahvetmesidir. 
Bize bu kadar zararı dokunacak, milli ve manevi değerleri yıpratacak bir birliktelikte yer alma sevdamız, neyse ki tek taraflı bir temenniden öteye gidemedi.  
Zira esas mesele, AB ile birleşmenin inanç boyutudur. 
Hıristiyan AB, Müslüman Türk’ü zaten kabul etmiyor. 
Merkel, Berlin temaslarında AB üyeliğinden bahseden Erdoğan’ın yanında şu hatırlatmada bulundu: “Türkiye’nin üyeliğini ucu açık bir sürece bırakıyoruz.”   
Almanya Eski Başbakanı Helmut Kohl ile Helmut Schmidt dönemi de dahil olmak üzere Almanların değişmez Türkiye politikası, Hıristiyan AB’nin Müslüman Türkiye’yi üyeliğe kabul etmemesi üzerine kuruludur. 
Avrupa’da iktidara talip partiler için, Türkiye hakkında bundan farklı bir görüş seslendirilemez. Suriye konusunda, ABD ve İsrail’in arka bahçesi gibi gösterildiği için prestij kaybeden Türkiye; boşa kürek çektiğimiz AB aday adaylığı ile de kendine güldürmektedir. 
Yargıda, emniyette, sağlıkta, eğitimde, sosyal hayatta, işsizlikte hülasa şikâyet ettiğimiz her memleket meselesinde, AB normlarına göre hareket etmeliyiz diyerek onları örnek göstermek sorunları halletmeye yetmemektedir. 
AB, hiçbir konuda ‘kusursuz örnek’ vasfını taşımamaktadır. 
Özellikle demokrasi anlayışında ve insan haklarında sınıfta kalan Avrupa’dan medet ummak yerine milli ve menfaatlerimize göre projeleri hayata geçirmek zorundayız.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1559890 µs