Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
28 Ocak 2014

Gelişmeler bizi hep haklı çıkardı



"Yolunda yürüyen bir yolcunun, yalnız ufku görmesi kâfi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi lazımdır" der Mustafa Kemal, 1930 senesindeki bir konuşmasında… 
Bu yolcu, devlet idaresinde ise, yukarıdaki söz iki kere mana kazanmaktadır. Ufkun ötesini görmek, peşinden gelen milleti, öngörüler ile selamete kavuşturmak zorundadır çünkü… 
Hatırlanacaktır, 21. yüzyıl değişen dengeler açısından bir milenyumdu. 
Ve bu milenyum, özellikle İslam âlemi ve Müslüman milletler için geri dönüşü olmayan bir sürecin başlangıcı olmuştur. 
Bizler, gerek Türkiye ve gerekse İslam dünyası için farklı bir kulvara girildiğin ikazını, yazılarımızda ve TV konuşmalarımızda defaatle yapmıştık. 
Türkiye için bu yüzyılın başında 21. yüzyılda vereceği kararlarla yüzyılı şekillendirecek öneme haiz bir ülke olduğu tespiti yapılmıştı. 
Ülkemiz, alacağı kararlarda ise hiçbir zaman iradesine bırakılmamıştır. 
Atatürk'ten sonra yönetime gelen liderler, maalesef onun her sahada tam bağımsızlık üzerine kurulu devlet anlayışını idame ettiremediler. 
Netice, siyasi, sosyal, ekonomik sahada dış güçlerin etkisinde önüne geçilemez bir çıkmaza sürüklenen Türkiye ve Türk milleti tablosu oldu. 
Kimse, 17 Aralık'ta düğmeye basılan operasyonun, sadece cemaat ve AK Partisi arasında cereyan eden bir hadise olduğuna kendini inandırmasın. 
Türk siyasetinde ciddi etkisi bilinen ABD, cemaati seçmiştir ve bundan sonra yola onunla devam kararındadır. Cemaat de sadece geçici bir piyondur. 
Operasyon, AK Partisi'ni ve liderini devreden çıkarmak için okyanus ötesinden düğmeye basılmış bir projedir. 
Yoksa ne cemaatin böyle kapsamlı bir işe güce yeter, ne de bu gizlilikte başlayan bir  işi yönetecek kudrete sahiptirler. 
Öyle ya iktidarın eli ile yerleştirildiği kadrolardan bir anda alınmasından sonra sadece beddua etmeye güç yetirebilmişlerdir. 
Operasyonda asıl hedef, Türk milletidir. 
Tıpkı, Ergenekon ve Balyoz davalarında hedefin Türk milleti olduğu gibi… 
Biz, bu davalarda delil olarak kullanılan belgelerin gerçek olmadığını, oyunun Türk Silahlı Kuvvetleri'ni devreden çıkarmak için hazırlanmış bir kumpasa dönüştüğünü ilk andan beri dile getirdik. 
Zaman bizi haklı çıkardı ve "Ben Ergenekon'un savcısıyım" diyen Erdoğan, şimdi işler tersine dönünce askerin tekrar yargılanmasını bu sefer kendi gündem etti. 
2010 senesinde bir referandum geçirdik. Bu referandumun oylaması öncesinde kamuoyuna, "Referandum demokrasi getirmeyecek, AK Partisi zaten 1982 Anayasası'nın neredeyse tüm maddelerini değiştirdi, Anayasa sivilleşti. Maksat demokratik krallığa gidiştir" ikazında bulunmuştuk. 
O tarihlerde bizi dinleyen ama inanmayan milletimiz, bugün Sayın Başbakan'ın ağzından HSYK'nın otorite boşluğundan yararlandığını öğreniyor. 
Yine, 17 Aralık sonrasında Başbakan, "devlet içinde devlet" diyebileceğimiz "paralel devleti" duyurdu Türk milletine… 
Paralel devlet sadece, cemaat ile de şekillenmemekte ülkemizde… 
Yıllardan beri gerek dinlerarası diyalog faaliyetleri ile, gerek IMF ve Dünya Bankası'ndaki ekonomi yönetimi ile gerek AB sürecinde istenen siyasi tavizler ile ülkemizin siyasi, sosyal ve manevi kuşatılmışlığına dikkat çekiyoruz. 
Dediklerimizi dinlerken burun kıvıran, bu kadar senaryo da yazılmaz ki diyenler, bugün öngörülerimizin bir bir çıktığını, siyasilerin itirafları ile müşahede ediyorlar. 
Bir de menfaati icabı kendini ve kalemini satmışlar var aramızda. Bırakın öngörüyü tek bir satır görüşü olmayan; sağdan duyduğunu solda lakırdı şeklinde anlatan mektup taşıyıcıları, halkın dış güçlere teslimiyetine hizmet ediyorlar. Bu şahısların ise bizimle ilgili bir konuda söz söylemeye ne bilgi birikimleri, ne karakterleri müsaade etmez.  
Bizler, Türk milletinin bugünü ve istikbali için, tam bağımsızlık üzerine kurulu bir siyaset anlayışı ile sonuna kadar aynı çizgide devam edeceğiz. 
Zaman her dönemde ve her olayda haklılığımızı ortaya koymuştur.        
Milletimizin de gördüğü bu manzaralar kendi iradesi ile takdir ettiği sonuçlardır. 
Bu elim manzaralardan korunmak ve kurtulmak için tezimizde ve öngörülerimizde beraber olmak; hepimizin yararına olan kaderi Bağımsız Türkiye Partisi saflarında hayata geçirmek, millet olarak vazifemizdir.  
Aksi takdirde "Haydar Hoca bunu da söylemişti, bak şimdi çıktı" noktasında kalırız. 
Türkiye'yi kalkındıracak tezimiz, projelerimiz var. Milletimize düşen görev beraber olmamızdır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1571059 µs