Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
17 Eylül 2013

Yine cemevi tartışması



Bazı çevreler, cemevlerinin ibadethane olması konusunu yine tartışmaya açarak, "İslam dininin bir mescidi vardır o da camidir. İkincisi olamaz" gibi bir hüküm vaaz etmekteler. Tarihi bilgileri sıfırdan ibaret bu insanlar cehaletleri nedeniyle inkâr ettikleri cemevlerinin yanında, bu hüküm ile İslam tarihi boyunca var olan tekkeleri, zaviyeleri ve hatta Hz. Peygamber (sav) dönemindeki Ashab-ı Suffa'yı ve mescidin bitişiğindeki Suffa mekânını da reddetmiş olmaktadırlar.

İslam tarihi boyunca tekkelerde, zaviyelerde Allah'ın isimleri anılmış, Kur'an okunmuş,  ibadet yapılmış; namaz vakti geldiğinde de namaz kılınmıştır.

Bu gelenek medreselerde de aynıdır.

Medreseler sadece ilim tahsil edilen yerler olmayıp; aynı zamanda medreseler cemaatler halinde namaz kılınan, ibadet öğretilen ve yapılan mekânlardı.

Peygamber Efendimizin Ashab-ı Suffa'sının oturduğu mekân Mescid-i Nebi'nin tam bitişiğindedir.  

Peygamber (as) Efendimiz Suffa ashabıyla burada sohbet ederdi. Soru ve cevap şeklinde nasihatler yapılırdı ve orada da ibadet edilirdi.Bunlar ayrı yerler değil, aynı yerlerdir. Ama bu bilgi ve kültürden mahrum olanlar, bilerek veya bilmeyerek bugünkü cemevinin çıkış yolunu inkâr etmekteler.

Sen şimdi camide kaside, ilahi okuyup, dini vaaz yapmıyor musun? 

Cem evinde de kaside okuyup, namaz kılmıyor musun, dini nasihatte bulunmuyor musun? Burada da yapılanlar bunlardır.  

İlk örneğini Ashab-ı Suffa'nın Suffa mekânı olarak veren cemevlerini reddedenler, eğer cemevlerinin cami gibi fonksiyonlarını tam icra etmedikleri itirazında bulunuyorlarsa onlara camiyi kilise olarak kullanmaya başlayan gelişmeleri sormak gerekir.    

Bu siyaset döneminde, İslam tarihinde hiç örneği olmayan bir ilk gerçekleşmiş, bir cami kilise olarak da hizmet vermeye başlamıştır. Ve sizden bir satır tepki almamıştır.

Yine bu hükümet döneminde cami - kilise - havra bir arada mescid olarak açılmış ve sizin buna sesiniz çıkmamıştır.

Sizler "yeryüzü mesciddir" diyerek bu gerekçe ile kilisede bile ibadet edeceksiniz, edene itiraz etmeyeceksiniz; öte yandan cemevlerini ibadethane saymayacaksınız…

Bu, 'teslis'e giden bütün yolları açmak, 'tevhid'in önünü kapamaktır ki, sizler kimin adına bu icraatları yapmaktasınız?

Asırlardan bu tarafa Ehl-i Beyt yanlısı Müslümana zulmedilmiş, işkence yapılmış, hayatına kast edilip öldürülmüş, dini hiçbir bilgi verilmemiş, öğretilmemiş, bunlar ibadet yapmazlar diye propaganda yapılmıştır.

Şimdi de Allah'a yol bulabilmek için yaşadığı "cemevinin hiçbir manevi değeri yoktur, fonksiyon icra etmez diyerek" burası ibadethane kabul edilemez denilmektedir.

On yılda 50 bin kilise evi açılacak ve açtıracaksın, hiç birine ses çıkarmayacaksın, Ehl-i Beyt'in yanlılarına bir kilise evi kadar dünyanda yer vermeyip, cemevine karşı çıkacaksın…

Sizin meseleniz bu insanlara güzeli, hikmetli sözleri, doğruyu öğretmek değil, dinden tecrit edip savaş ilanıdır. Ehl-i Beyt'in yolundan gidenlere kâfir demektir.

Asıl maksadınız budur ve geçmişte büyükleriniz de bunu yapmış, Ehl-i Beyt sevdalıları ile savaşmıştır.

Şimdi bu batıl hükmü verenlere tekrar soruyoruz:

Kilisede namaz kılınmasına ses çıkarmayan sizler, tekkede namaz kılınmaz mı demek istiyorsunuz? Medresede namaz kılınmaz mı demek istiyorsunuz? Cemevinde namaz kılınmaz mı demek istiyorsunuz?

Maksadınız bidatlerle mücadele ise bunun yolu bu değildir ve sizin maksadınız da zaten bunun mücadelesi değildir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1578634 µs