Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
13 Eylül 2013

Suriye meselesinde sona doğru



Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD'nin en büyük gazetesi New York Times'da bir makale yayımladı. 
Rus ve ABD dışişleri bakanlarının Suriye'deki kimyasal silahların imhası konusunda çalışmak üzere Cenevre'ye uçtukları sırada yayınlanan makale, Suriye meselesinde barışa giden süreci yönlendiren Rusya'nın ABD üzerindeki ağırlığını dünyaya göstermiştir. 
"Rusya'dan bir tedbir çağrısı" başlığını taşıyan makalede, bugüne kadar Obama'nın izlediği Suriye politikasının yanlış olduğunu kaleme alan Putin, Suriye'nin elindeki kimyasal silahların imhası konusundaki Rus projesine Washington'un dahil olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 
Yazıda Putin, ABD'nin dünya halkları nezdinde geldiği noktayı şöyle kaleme aldı: "Dünya artık Amerika'yı bir demokrasi modeli değil, sadece kaba kuvvete başvuran; 'ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız' sloganıyla koalisyonlar kuran bir ülke olarak görüyor." 
Ve ekledi: "Başka ülkelerin iç çatışmalarına askeri olarak müdahale etmenin ABD için sıradan bir durum olması rahatsızlık verici…"
Bu kötü imajın prim yapmadığı Putin'in bir sömürü ülkesine sesleniş niteliği taşıyan mektubuna, "ABD liderine ve halkına seslenmek istedim" ifadeleri ile başlamasından belli.  Uluslararası hukukta menfaatlerin dikkate alındığı bilinen bir hakikattir. Ancak Suriye meselesinde Rusya'nın takındığı tavrın, Rus iç ve dış siyasetinin gereklerinin ötesinde uluslararası hukuku koruyan bir yaklaşımın eseri olduğu, "Biz Suriye hükümetini değil, uluslararası hukuku koruyoruz" ifadeleri ile teyit edilmiştir. 
Mektupta, sadece Suriye meselesinden değil, İran'ın nükleer sorunundan, İsrail - Filistin çatışmasının çözülmesinden, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki istikrarsızlıklardan da bahsediliyor.     
Görünen o ki, Suriye ile başlayan süreç, Rusya'nın tekrar dünya hamiliğine geldiği bir dönem olmuştur. 
Bu mektubun arka planı, G - 20 Zirvesi’nde iki liderin gizli olarak gerçekleştirdiği toplantıdır.
Başbakanımızın, "Esad gidene kadar savaşmalıyız" diye Saint Petersburg'da dolaştığı anlarda Putin, ABD Başkanı'na "Suriye’deki kimyasalların teslimi ve imhası ile müdahalenin engelleneceği bir planı" kabul ettirmiştir.   
G-20 sonrası açıklamaları dikkate alındığında, Erdoğan'ın Rusya'da gerçekleşen bu gizli zirveden ve kimyasal silahların imhası konusundaki anlaşmadan haberi olmadığı kesindir. Üç yıldır izlenen yanlış siyaset ile "derin bir yalnızlığa" gömülen Türkiye, uğruna her şeyini feda ettiği Suriye senaryosunda bilgilendirilmeye bile gerek görülmeyecek bir mesabeye gerilemiştir.
Dünya siyasetine yön verdiği iddia edilen telefon teatileri hiçbir netice vermemiş olacak ki, model ülke Türkiye'nin Başbakanı, aynı masada yanında cereyan eden gelişmeleri basından takip etmektedir. 
Türkiye'nin getirildiği bu "dışlanma" politikası sizce kimin hatası?







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1453474 µs