Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
19 Ağustos 2013

Gören göze işiten kulağa



Başbakan Erdoğan, Bursa’da yaptığı konuşmada Mısır’da devlet terörü yaşandığından bahsetti.
Ve katliamı gerçekleştirenler için “Bu nasıl Müslümanlık?” diye sordu.
Erdoğan, darbe olduğu günden beri Mursi’ye sahip çıkan tek lider. Son olarak AB Dışişleri Bakanları Mısır katliamını değerlendirecekleri toplantıyı iptal ettiler.
ABD’nin sesi çıkmıyor. İngiltere, ülkedeki kiliselerin korunması çağrısından başka bir meseleye değinmedi.
Batının sessizliği, İslam coğrafyasındaki vahşete ve öldürülen Müslüman’a olan kayıtsızlıktan başka bir şey değil. Bu bildiğimiz ve beklediğimiz bir tablo.
Ancak enteresan olan Erdoğan’ın hali. Tek başına devam eden bu sesleniş acaba neden kaynaklanıyor?
Irak’ta 1.5 milyon Müslüman öldürülürken Erdoğan başbakan değil miydi?
Binlerce kadının namusu kirletilirken nerede idi? 
Ebu Garip cezaevinden, gelin ve bizi öldürün diye haykıran kadınların çığlığı o dönemde Başbakan’a ulaşmamış mıydı?
Tam tersine Irak işgaline destek verildi.
Üstelik planı saklanmayan Kürt devletinin Irak ayağı, Irak işgali sonrasında kuruldu. Burada özerk Kürdistan bölgesi ilan edildi. Irak üçe bölündü.
Acaba bu gelişmeler olurken, Iraklıların güvendiği, medet umduğu Türkiye’nin Başbakan’ı başka biri miydi?
Yine Arap Baharı’nın başlangıcında, Libya’yı bombalayan uçaklar İzmir’den kalkmadı mı? 
“NATO’nun Libya’da ne işi var” diyen Erdoğan, kısa bir süre sonra, Libya işgali için İzmir’in kullanılmasına izin verdi.
Libya bugün aşiretlere ayrılmış durumda, yani o da bölündü.
Suriye’de de aynı oyun oynanıyor. El Nusra kendi içinde bölündü, PYD ve Esad güçleri ile savaşmakta…
Böyle giderse, bölgesel güçler özerklik ilan ederek Suriye devletinin bütünlüğünü yok edecekler.
Kısaca, Türkiye’nin bugüne kadarki tavrı, ülkelerin bölünmesine ses çıkarmayan ve bu bölünmelere destek olan bir haldir.
Mısır’da ABD’nin adamı Mübarek gittiğinde, “Mursi ABD’nin değil, seçimle iş başına gelen halkın lideridir” denmişti.
Türk kamuoyunda, iktidar Mursi’nin arkasında durarak, ABD’nin güdümünde olmayan bir lidere sahip çıkıyor izlenimi oluşturuldu. Oysa Mursi, ABD vatandaşlığına geçmiş bir lider…
Bizler, ABD’ci Mübarek’in gitmesinden rahatsız olmayan iktidarın ABD’ci Mursi’nin alaşağı edilmesine itirazını, korkuya bağlıyoruz.
ABD’nin Ortadoğu’daki politikasının kaos olduğu ve Mısır’ı bölmek istediğini iktidar bilmiyor mu? 
Irak’ta, Libya’da ve Suriye’de oynanan oyunun bu ülkeleri parçalamak olduğunu iktidar bilmiyorsa bulunduğu makamdaki vasfını sorgulamalıdır.
Şurası bir hakikat ki, Irak’ta, Libya’da ve Suriye’de gerçekleştirilenler, bir benzeri ile Türkiye için de kaçınılmazdır.
Bir ay içinde Erbil’de düzenlenmesi beklenilen Kürt Ulusal Kongresi’nin gerekçesini anlatan Barzani, sözde Kürdistan’ın parçalarının Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de olduğunu ifade etti. 
İsrail, Esad’ın devrilmesinin, Yahudi asıllı Kürtler ise devlet kurup sonrasında bu devleti İsrail’e teslim etmenin hesabını yaparken acaba Türklerin bu projedeki görevi nedir? 
Üstelik demokratik açılım ile Kürtlerin önünü açan AKP, Suriye’de Esad gitsin diyerek Suriye’nin bölünmesini de hızlandırmaktadır.
Bütünlüğü bozulmuş bir Suriye, Türkiye üzerindeki planlara da zemin hazırlayacaktır.
Kısaca Ortadoğu’daki her gelişme, tarihi geçmişi yüzyıllara dayanan Müslüman devletlerin parçalanması üzerine kurulu batı senaryosudur.
Gören göze, işten kulağa bütün bunlar yeterlidir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1506745 µs