Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
7 Ağustos 2013

Bayramınız mübarek olsun



Bir önceki yazımızda eski Ramazanları yâd ettik. İslam itikadı üzerinde bilerek veya bilmeyerek yapılan yönlendirmeler ile ibadetin hayatımızdan çıkışını örnekleri ile aktardık.
Eski Ramazanlar gibi eski bayramları da özler olduk. 
Günümüzde bayramlar sadece birkaç gün tatil beldelerinde dinlenmenin adı haline getirildi.
Oysa bayramlar, dargınların barıştığı, uzaktaki akrabaların ziyaret edildiği, birlik ve beraberliğin perçinlendiği önemli zamanlardı.
Bayrama hürmeten bayram temizliği yapardı annelerimiz günler öncesinden… Bayramlar evden ve şehirden kaçmanın adı değil, tam tersine komşuluğun, akrabalığın doruk noktada yaşandığı ve beklenildiği günlerdi…
Bayram alışverişleri vardı eskiden. Çocukların ayakkabılarını bayram sabahı giymek için yastık altında sakladığı tatlı telaşlar yaşardık.
Bayram sabahları namaza gidilir, cemaat namaz çıkışı ilk bayramlaşmayı orada yapardı. 
Namazdan çıkan cemaat, toplu halde mezarları ziyaret ederdi. Kur’an okunur, bizden önce gidenler hayır ile yâd edilirdi.
Daha sonra ev halkının hazırladığı bayram sofralarında buluşulurdu.
Bizim büyüklerimiz "kibarlar" olarak bilinir. Dedem bir kişi eve misafir geldiğinde, "karnın aç mı yer misin" diye sorana kızardı. “Misafire sofra hazırlanır, buyur edilir, ister yer ister yemez” diye nasihat ederdi. Bu kültür, dedemi belki yüz kişinin aynı anda yemek yediği büyük sofraların ev sahibi yapmıştır.
Bayram sabahları, bütün mahallenin gelip Allah ne verdiyse bayram kahvaltısı yaptığı büyük sofralar kurulurdu evimizde.
Kahvaltılıkların yanında, etli yemekler, tatlılar da yerini alırdı bu mükellef kahvaltıda…
Aile büyükleri, gençler, çocuklar ve mahalleden gelen misafirler buluşur, bayramın birlik manasını doya doya yaşardık.
Bir ay boyunca devam edilen oruçlar, bayram şekeri ile açılırdı.
Günün ilerleyen saatlerinde ve bayram müddetince ev ziyaretleri, gece geç saatlere kadar süren sohbetler ile kardeşlik havası tazelenirdi.
Toplumda müthiş bir beraberlik, bayramı tüm boyutları ile yaşayış gözlenirdi. 
Bu hal, bir ay boyunca yapılan ibadetin adeta mükâfatıydı. Bir ay boyunca yemekten, içmekten uzak olan insanımız, Müslümanlar bu ibadeti ifa ederek başarmanın sevincini yaşardı. 
Eski Ramazanların ve bayramların yâd edilmesi boşa değil.
Bugün, Alevi-Sünni veya Türk-Kürt diyerek birbirine düşürülmeye çalışılan Türk milleti, bir süredir bayramları buruk yaşıyor.
Din birlik harcımızdır, mübarek Ramazan birlik harcımızdır, bayramlar birlik harcımızdır; düğünler ve cenazeler bir olduğumuz, kimin olduğuna bakmadan içinde bulunmak istediğimiz, İslam medeniyeti ile yoğrulmuş geleneklerimizdir.
Günümüzde İslam medeniyetinin çöküşünü her alanda yaşıyoruz. Sosyal hayata yansımaları ise eski birliğin, kardeşliğin tadını alamadığımızdan belli…
Yüce Türk Milleti, bundan sonra özlendiği tatları ancak eski kimliğine dönerek alabilir.
Yıkık harabeye benzetilen Müslüman Türk kimliğini, tekrar yaşatmak özlenen eskileri de geri getirecektir.
Biz yarın sabah evlatlarımızla bayram namazına gideceğiz. Bayramınız şimdiden mübarek olsun.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1509497 µs