Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
31 Temmuz 2013

Türkiye ve NATO



Globalleşen dünyada Türkiye’nin izlediği yanlı ve yanlış siyasetin etkilerini sıklıkla dile getiriyoruz.
Arap Baharı sürecine, işgale destek veren Türkiye, Suriye’deki Esad rejimine sırtını dönüşün faturasını bu ülke üzerinden elde ettiği milyarlarca liralık geliri kaybetmesi şeklinde görmüştü.
Üstelik bugün Suriye’de PKK’nın uzantısı PYD yapılanmasıyla ilgili ciddi siyasi sorunlar yaşıyoruz.
Libya ile de aynı şekilde ticari ilişkiler bitme noktasına gelmiştir.
Son olarak Mısır yönetimi, Türk vatandaşlarına sağladığı tek giriş pul vize uygulamasını kaldırdığını açıkladı.
Türkiye Müslüman dünya ile kavgalı ve artık cumhuriyet tarihinde karşılaşılmayan tepkiler ile yalnızlaşıyor.
Pazar günü Cumhuriyet gazetesine bir mülakat veren NATO Kara Kuvvetleri Karargahının Amerikalı komutanı Hodges, Türkiye ve NATO ilişkilerini değerlendirdi.
Türkiye’nin, 28 NATO üyesi içinde 1953’den beri kesintisiz NATO karargâhı olarak kullanılan iki ülkeden biri olduğunun altını çizen komutan, "Türkiye bir zamanlar Sovyetler Birliği’nin kapı komşusuydu. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya’yla çevrelenmiş durumda. Burada dünyanın en önemli suyollarından birisi bulunuyor… Türkiye perspektifinden bakıldığında komşuları göz önüne alındığında NATO’ya ihtiyacı olduğu açıktır."
Komşuları göz önüne alındığında Türkiye NATO’ya neden ihtiyaç duysun ki?
Bu ifade acaba 1953’den beri topraklarımızda konuşlanmalarına izin verilen ve bugün Anadolu’nun 40’dan fazla yerinde üssü bulunan NATO’nun ülkemizdeki varlık bahanesi mi?
Üstelik NATO etkisindeki Türkiye, NATO’nun komutasında Afganistan’da ve Irak’ta aktif rol almış ve komşuları nezdinde itibarını zedelemiştir. 
Türkiye cumhuriyeti devleti kuruluş yıllarından itibaren ezilen halklar ve bağımsızlık mücadelesindeki topluluklar için bir önder olmuş, İslam âlemi, Türk İslam âlemi ve Arap İslam dünyası için hakiki bir model kabul edilmiştir.
Girişte, Arap İslam âleminin ve komşumuz Suriye’nin bugün Türkiye’ye tavrını bahsettik. 
Türkiye’nin komşuları ile hukukunda NATO’ya değil, NATO’suz milli projelere ihtiyacı olduğu açıktır.
Hodges, aynı demeçte, "Suriye rejimi ve muhalifler arasındaki savaşın göstermelik olduğunu, gerçekte savaşın Sünniler ve Şiiler hatta İran ve Sünni dünya arasında verildiğini" ifade etmiştir.
Ülkemizde konuşlanmış NATO’nun, Türkiye’yi ateş hattına atan bir bakış açısı da budur.
Bu savaş senaryosu, Sünni Türkiye’nin, Şii dünyaya karşı savaşının gerekçesi olabilir.
Bugün, Ortadoğu’da Kamplara ayrılmış Müslümanlar, ezeli iki kutup Şii ve Sünni dünya arasında bitmek bilmeyen bir haklılık mücadelesi veriyorlar.
Suriye’de varmış gibi gösterilmeye çalışılan suni gerginlikte aynı mantıkla değerlendiriliyor. Oysa Suriye’de “Esad gitsin demokrasi gelsin” diye başlayan isyan hareketleri, ne Sünnilerin ne de Şiilerin eseri.
Bilinen bir gerçek ki, Suriye işgali ABD’nin ve İsrail’in oyunu.
Şii Esad kabinesinde 23 Sünni bakanı olan bir devlet adamı ve ülkesinde bu tür bir ayrıma yer vermemiştir.
Suriye’de yaşanan kan ve gözyaşının müsebbibi Sünni ve Şii Müslümanlar değildir.
İslam âlemi, ne zaman batıyı dinlese ve onun stratejilerine uygun hareket etse, sadece kendine zarar vermektedir.
Dönem dönem yetkililerin ağzından çıkanlar, batının hangi gerekçe ile bizden yana görünürse görünsün, aslında menfaatlerine hizmet ettiğini göstermektedir.
Biz bunu yıllardır söylüyoruz, inanmayanlar yabancı ağızlardan da duysunlar…








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1476676 µs