Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Temmuz 2013

Müşterek paydamız Ehl-i Beyt



Tekke köyünde gerçekleştirdiğimiz programımız, ülkemizdeki Alevi-Sünni kardeşliği için verdiğimiz mücadeledeki haklılığımızı gösteren güzel bir örnek yaşattı.
Abdal Musa’yı Anma Programı’nda yaptığımız konuşmanın ardından, Trakya Üniversitesi 3’üncü sınıf öğrencisi bir genç Hüseyin Dede’ye telefonla ulaşmış.
Alevilerin çok sevdiği bir büyüğün ismini taşıyan bu genç delikanlı, isminden dolayı üniversite ortamında arkadaşları tarafından rahatsız edildiğini anlatmış.
“Arkadaşlarım devamlı surette “Sen Alevi misin, yoksa Müslüman mı? Aleviler Allah’a ve Kuran’a inanır mı? Sizler peygamber olarak Hz. Ali’yi mi yoksa Hz. Muhammed’i (sav) mi kabul ediyorsunuz?” diye sorular soruyorlar ve “bizler Alevilerin sapık ve İslam dışı bir inanışa sahip olduklarını” biliyoruz diyerek beni aşağılıyorlardı” şeklinde üniversitede yaşadığı ortamdan şikâyet etmiş. Baskı altında olduğunu ve hor görüldüğünü ifade etmiş. 
Hüseyin Dede’ye “Haydar Hoca nasıl birisidir” diye sormuş.
Hüseyin Dede de, “Aleviler Allah’a, Kuran’a, peygambere ve Ehl-i Beyt’e herkesten fazla bağlıdır. Üniversitede bu kadar baskı varsa toplumun diğer kesimlerindekini siz düşünün. Ancak Haydar Hoca sayesinde Alevi-Sünni kardeşliği sağlanabilir. Ayrımcılığın, önyargıların kalkması da buna bağlıdır. Haydar Hoca ile olmalıyız” şeklinde bizim bu konudaki çalışmalarımızın önemini anlatmış.
Sağ olsun Hüseyin Dede, Ehl-i Beyt açılımımızı tam manası ile anlamış bir kardeşimiz.
Üç yıldır devam eden Ehl-i Beyt çalışmalarımız, toplumumuzun temel meselesi olan birliğin tesisi içindir.
Alevi-Sünni ayrımı, aynı Allah’a, aynı peygambere inanan bizleri bölmekten başka bir işe yaramamıştır ve bizim davamız da bu birliğin tekrar tesisidir.
Alevi kardeşlerimiz tarafından dile getirilen hakikat, “ben Aleviyim” çıkışının dahi, Ehl-i Beyt açılımımızdan sonra yapılmaya başlandığıdır. Genç delikanlının yaşadıkları tüm canların yaşadığı kaderdir.
Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi de, Ehl-i Beyt açılımına destek vererek bu birliğin tesisine çalışacağına, oy kaybetme endişesi ile fitneyi körüklemiştir. 
Hz. Peygamber döneminde olmayan bu fitne, O’nun rıhletinden sonra ortaya atılmıştır.
Oysa Hz. Peygamberin yerine “halifemdir” diyerek bıraktığı Hz. Ali’nin yanında yer alan ilk kişiler, Hz. Peygamberin seçkin sahabeleri idi.
Hz. Osman döneminde başlayan olaylar, o tarihten beri Hz. Ali’yi sevenleri, batılda ve sapık göstermek sureti ile esasen İslam birliğini bozmayı hedeflemiştir.
Maalesef bunda da başarılı olunmuştur.
Bugün bir Sünni olarak, ısrarla Alevilerin de itikat esaslarında Sünnilerle bir olduğunu anlatmamız, onlarla bir olduğumuzu ispat içindir.
Yoksa Alevileri inandıkları değerlerden uzaklaştırarak Alevi’yi Sünni veya Sünnileri Alevi yapmak gibi bir gayemiz söz konusu olamaz.
Mezhepsel ayrılıkların, siyasi ve ideolojik kamplaşmalara zemin hazırlamasının önündeki set, bizim Ehl-i Beyt açılımımızdır. 
Türk siyasetinin de Suriye’de ortaya attığı yol bu batıl yoldur. Yıllardan beri biz bu yapılanmanın önünde durarak, Sünni-Şii ayrılığı üzerinden başlayacak bir savaşı önlemeye gayret ettik.
Ehl-i Beyt, çıkma ihtimali olan fitnenin ve savaşların halli için tek yoldur. Ümmetin tek müşterek paydası Ehl-i Beyt’tir.
İnananların tamamının bu paydayı, barış ve huzur için yaşaması ve devreye koyması şarttır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1478945 µs