Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
30 Mayıs 2013

Türkiye'nin Suriye politikası ve AB konusu



Türkiye AB’ye üyelik sürecinde her denileni kayıtsız şartsız yerine getirmesine rağmen hala kapıda beklemektedir. Ucu açık olan bu müzakere sürecinde AB devamlı bir oyalama siyaseti içindedir.

Türkiye ile Hırvatistan aynı zamanda AB’ye tam üyelik için başvurmuşlardır. Hırvatistan’ın 1 Temmuz 2013’te birliğe kabul edilmesi için AB dışişleri bakanları bir karar aldı. Ancak Türkiye hala bekliyor.

Son olarak, Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinde 27 Mayıs’ta açılması beklenen 22. başlık yine Fransa engeline takıldı. Başlığın açılması 22 Haziran’a kalacak gibi görünüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy döneminde, bizzat Sarkozy tarafından bloke edilen beş başlıktan biri olan “Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu” faslının açılması Sarkozy gittiği halde yine Fransa tarafından engellendi.

Biz yıllardır bu hakikati dile getirmekteyiz. Sarkozy gitse bile zihniyet aynıdır. Çünkü bu bir zihniyet meselesidir, şahıslarla alakası yoktur. Bu Avrupa’nın topyekûn Haçlı dünyasının Türkiye’ye bakışıdır. İtalyan piskoposlarının gazetesinde 3 Ocak 2000 tarihinde çıkan bir yazıyı hatırlayalım:

“Müslüman Türkiye’nin AB’ye girmesi kimliğimize gölge düşürür. Bu üyelik yan yana büyüyen, Hıristiyan gelenekleri ile şekillenen Avrupa medeniyetinin temelindeki ittifakları sarsar. Unutmayalım ki Avrupalı fikri başlı başına düşman Türklere ve Türkiye’nin başını çektiği İslam dünyasına karşı gelişti. Ankara ile yakın ilişkiler geliştirmeye evet. Ama farklı tarihi ve kültürel gerçekler farklı kalmalıdır.”

Bu temelleri yüzyıllara dayanan kökleşmiş bir bakış açısıdır. Değişmesini beklemek ancak saflık veya büyük bir gafletin işareti olabilir.

Bu manzara ortada iken Türkiye’nin BOP’un eş başkanlığını üstlenip, bölgede Amerikan ve İsrail çıkarlarını tesis etmek için uğraşması neyle izah edilebilir?

Bizi devamlı surette kapısında bekleten, “Türklerin bu medeniyetin içinde yeri yoktur” diyen Haçlı dünyasının yanında yer alıp, Suriye’ye tavır almamız hangi mantıkla açıklanabilir?

Ülke olarak şu anki duruşumuz şudur ki, bizi kendinden kabul etmeyen batı dünyasının çıkarlarını savunmak, coğrafyamızda İsrail’in elini güçlendirmek için, Suriye’yle karşı karşıya geldik.

Irak’ta, Afganistan’da yaşananlar Suriye’de de yaşansın, Haçlı dünyası buraya da ayak bassın diyoruz. Yani İsrail bu bölgede söz sahibi olsun diye uğraşıyoruz. Ancak bu politika milli menfaatlerimizle hiç bir şekilde bağdaşmayan, bizi bölgemizde ve dünyada yalnızlaştıran bir politikadır. Biz hiçbir menfaatimizin olmadığı bu politikada ısrar ederken, safında yer aldığımız Haçlı âlemi bize “senin bu medeniyette yerin yoktur” diyor.

Bu çok acı ve ibret verici bir manzaradır. Türk milleti tarihinin hiçbir döneminde böyle bir duruş sergilememiştir.

Artık bu hakikati görmemiz ve bir an önce bu yanlıştan dönmemiz zaruridir.


v






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1488400 µs