Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
29 Mayıs 2013

Madenler millete aittir



Bu hafta Meclis’te görüşülecek olan Türk Petrol Kanunu Tasarısı’na göre, orman sayılan yerlerdeki ve milli parklardaki ruhsat ve izin alanlarında, ilgili mevzuata göre izin almak ve bedelleri ödenmek suretiyle petrol arama ve işletme faaliyetleri yapılabilecek.

Yani bu tasarı ile Türkiye’nin orman alanları bile yabancılara açılıyor. Tasarıya göre Türkiye arazileri bu kanun bakımından kara ve deniz bölgeleri olarak ikiye ayrılacak. Bir arayıcı veya işletmeci ürettiği petrolün sekizde birini devlet hissesi olarak ödemekle yükümlü olacak. 

Petrol hakkı sahibi, petrol işlemi için gereken yabancı personeli bakanlığın uygun görüşüne istinaden, İçişleri Bakanlığı’nca düzenlenecek çalışma amaçlı ikamet tezkeresi ile özel kanunlarda belirlenen hükümler saklı kalmak, yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla yabancıların çalışma izinleri hakkında kanun hükümlerine bağlı olmaksızın en fazla altı ay süre ile çalıştırabilecek…

Yani yabancılar orman alanlarında ve milli parklarda bedellerini ödedikleri ve izin aldıkları takdirde petrol arama ve işletme faaliyetinde bulunabilecekler.

“AKP iktidarı 2004 yılında çıkardığı 5177 sayılı kanunla yabancıların çıkardığı madenden devlet payını yüzde 2’ye düşürdü. O günden bu ana kadar 350 yabancı maden firması topraklarımızın yüzde 23.5’ine karşılık gelen arazileri ele geçirdi.

AKP iktidarı boyunca topraklarımızın yüzde 25 ‘i yabancılara maden ruhsatı olarak satıldı. Yani 400 bin kilometrekare toprağımız üzerinde yabancı şirketler maden arama ruhsatına sahip oldu. 

Bu,  maden rezervlerimizi global güçlere peşkeş çekmekten başka bir şey değildir… Şu anda maden ruhsatı alarak faaliyetlerini yürüttükleri bölgeler ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz, İç Anadolu ve Batı Anadolu’dur.

Petrol ise ülkemizde bulunan madenler içinde özel bir yere sahiptir. Shell firmasının eski genel müdürü “Tüm Amerikan petrol şirketleri bilir ki,  yapılan araştırmalar Türkiye’nin bir petrol denizi üzerinde olduğunu gösteriyor” demektedir.

Bilindiği gibi beş yıl önce dönemin Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından “milli menfaatleri gözetmediği” gerekçesi ile veto edilen petrol kanunu, birkaç basit değişiklikle Meclis’ten geçti.

Şu anda ise orman alanları ve milli parklarda bile yabancıların petrol aramasının önü açılmak isteniyor… Bu uygulamanın milli menfaatlerimizle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığı açıktır.

Yeraltı kaynakları bir millete ait doğal zenginliklerdir. Devletlerin yapması gereken, milletin olan bu kaynakları yine milletle beraber çıkarmak, işletmek ve satmaktır. Bu madenler devlet-millet ortaklığı ile kurulacak şirketler vesilesiyle veya devlet tarafından işletilmelidir.

Aksi takdirde milletler hazine üstünde oturan dilenci gibi sefalet çeker. Dünyanın en fakir ülkesi olan Sierra Leona elmas madenleri açısından dünyanın en zengin ülkesidir. Ancak bu elmas madenleri yabancılar tarafından sömürüldüğü için fakirlik ve zaruret içindedirler.

Bu sebepledir ki milli ekonomi anlayışımızda madenlerimiz ve diğer yeraltı kaynaklarımız öncelikle milli menfaatlerimiz esas alınarak değerlendirilecektir. Ve yabancıların madenlerimiz üzerindeki hâkimiyetine son verilecektir. Yabancılara satılmış olan ruhsatlar değerinin 3-4 misline geri alınacaktır. Madenlerimiz yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak, hammaddeler olarak ihracına izin verilmeyecek, işlendikten sonra yüksek bir kârla satılması sağlanacaktır.

Ülkemizdeki yeraltı kaynaklarının toplam değeri 3 katrilyon dolardır. Bu millet olarak bize ait bir servettir. Ayağımızın altındaki bu servete sahip çıkmak ve global tefecilerin tekeline terk etmemek elimizdedir. Bunun için öncelikle “milli menfaatleri esas alan” zihniyeti iktidar etmek zorundayız.









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1578420 µs