Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
26 Mayıs 2013

ABD'nin gerçek müttefiki kim?



Dünya, güçlerin inançlar istikametinde şekillendiği, adaletin değil çifte standardın hâkim olduğu bir zaman dilimini yaşıyor. Esasen bu yalnız bugün değil, insanlık tarihi boyunca var olmuş bir hakikattir.  Biz yıllar evvel dünyada hâkim unsurun inançlar olduğunu ve savaşların inançlar istikametinde yapıldığını ifade etmiştik. Gelişen olaylar bizi haklı çıkarmıştır ve çıkarmaya da devam etmektedir.
En son ABD Temsilciler Meclisi'nde yeni bir karar alındı. Buna göre ABD Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler komitesi, nükleer programı nedeniyle İran'a uygulanacak yeni ekonomik yaptırım paketini kabul etti. Paket İran'ın petrol ihracatının daha fazla kısıtlanmasını, Tahran yönetiminin deniz aşırı döviz rezervlerine erişimine limit getirmeyi ve kara listeye alınan İranlı şirketlerin sayısının arttırılmasını öngörüyor. Yasanın ismi "İran'ın nükleer güç elde etmesini önleme yasası…"
Öte yandan aynı ABD, İsrail'in İran'ın nükleer tehditlerine karşı meşru müdafaa için askeri eyleme geçmek zorunda kalması durumunda ABD'nin İsrail'e askeri, diplomatik ve ekonomik destek sağlaması yönünde tavsiye niteliğindeki kararı oy birliği ile kabul etti.  
İran ve İsrail, aynı coğrafyada nükleer güce sahip olan iki ülke. Dünyanın jandarmalığına soyunmuş olan ABD, İran'ın nükleer silah bulundurmasına sonuna kadar karşı çıkarken, İsrail'in nükleer silahlanmasının ise sonuna kadar yanında olduğunu belirtiyor ve bunun gerekçesi olarak İsrail'in kendini savunma hakkını gösteriyor. 
O zaman akıllara şu soru geliyor: 
Ortadoğu coğrafyasında terör estiren İsrail'e karşı ülkelerin kendini savunma hakkı yok mudur? 
Canı istediği ve şartlar müsait olduğu zaman Gazze'yi kan gölüne çeviren İsrail değil midir? 
Geçen ay Suriye'yi bombalayan da yine aynı İsrail'dir. O halde asıl İsrail'in nükleer güç elde etmesinin önüne geçmenin yolu aranmalıdır.
Ancak bunlar alenen görmezden gelinerek, İsrail'in kendini savunma hakkından bahsediliyor. Zira ABD ve İsrail aynı inancın, aynı kültürün aynı medeniyetin çocuklarıdır. Tarihten gelen bağları mevcuttur. İki ayrı bölgedeki tek bir devlet gibi hareket etmektedirler. 
Cumhuriyetçi Senatör Graham "İran'ın nükleer programının ABD için oluşturduğu tehdit ile İsrail için yarattığı tehdit arasında bir fark yoktur" diyor. Neden? Çünkü ABD çıkarları ile İsrail'in çıkarları asla birbirinden ayrı değildir.
Meselenin bir de bizi ilgilendiren yönü vardır. Bu hakikatler Ortadoğu'da kendini Amerika'nın stratejik ortağı zanneden iktidar için bir ibret olmalıdır. 
İsrail, ABD için tek gerçek müttefiktir. Türkiye'ye biçilen rol ise bölgede Amerikan (ve İsrail) çıkarlarının bekçiliğini yapmaktır. 
BOP eş başkanlığı bunun ispatıdır. 
Irak işgalinde Türkiye'ye biçilen rol bunun ispatıdır. 
Şimdi ise Suriye konusunda ABD'nin perde arkasında durup Türkiye'yi öne sürmesi bunun ispatıdır. 
Bu ispatlar çoğaltılabilir. 
O halde daha ne kadar kendimizi kandırmaya devam edeceğiz? 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1531362 µs