Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
23 Mayıs 2013

Tarih tekerrürden ibarettir



Bir siyasetçi için tutarlı ve istikrarlı olmak, kendi kültürü, tarihi ve inancı ile ters düşmeyen bir çizgi takip etmek en temel iki vasıftır. Bu bir siyasetçinin içte ve dışarıda saygınlığını devam ettirmesi için şarttır. Bu temel tespitlerden sonra, ülke gündemine baktığımızda şunları görüyoruz; 
Sayın Başbakan ABD’ye giderken yaptığı açıklamada Reyhanlı saldırısı ile alakalı olarak “fail Suriye hükümetidir” dedi. Ancak ABD dönüşü ani bir tavır değişikliği ile “herhangi bir şey söylemeden önce yargı kararını beklemek lazım” noktasına geldi. 
Peki, bu ani tavır değişikliğinin sebebi nedir? Bunun cevabını başbakanın ABD’de yaptığı görüşmelerde aramak lazım... ABD’nin Suriye konusuna bakışı belli… 
Baştan beri hadiseye doğrudan müdahil olmak istemiyor. (Bunda Rusya’nın rolünün büyük olduğunun altını çizmekte fayda var) Bu iş için Türkiye’yi maşa olarak kullanıyor. 
Rusya’nın konuyu diplomatik mecraya taşıması ve bu hususta baskı yapması ile birlikte ABD, Türkiye’yi tamamen yalnız bıraktı. Şu anda dünya üzerinde Suriye konusunda Türkiye ile aynı çizgide politika belirleyen, doğrudan işgal ve müdahale isteyen bir ülke daha yoktur. 
Bu öyle bir yalnızlık ki Türk milleti tarihinde ilk defa İslam dünyasının karşısında Haçlı âleminin yanında yer almıştır… Tarihin hiçbir döneminde Türkler böyle bir duruş sergilememiştir. 
Bu noktada Sayın Selim Kotil’in şu tespitlerine katılmamak mümkün değil: Eskiden haçlıları İslam dünyasına karşı kışkırtan papalıktı. Bugün ise Sayın Başbakan Amerika’yı açıkça Suriye’ye saldırmaya teşvik etme vazifesini yürütüyor. Yani eskiden papanın yaptığını bugün maalesef Sayın Başbakan yapmaktadır. 
ABD dönüşü yaptığı açıklamada “yalnız Türkiye’nin lojistik destek vermesi yetmez, ABD de Suriye’deki isyancı gruplara lojistik destek sağlamalıdır” demesi bu hakikatin bir ispatı değil midir? 
Başta da ifade ettiğimiz gibi bir siyasetçi için en önemli özelliklerden biri, belki de en önemlisi kendi tarihi, kültürü, medeniyeti ve inancı ile ters düşen icraatlara imza atmamasıdır. Zulmün ve haksızlığın yanında değil, karşısında yer almasıdır. Tarih haçlı âlemiyle işbirliği yaparak, Müslümanların karşısında saf tutan idarecilerin akıbetinin hayır olmadığını göstermiştir. 
Hüseyin b. Ali bunların en bariz örneğidir. İşbirliği yaptığı İngilizler ona vaat ettiklerinin hiç birini vermedikleri gibi,  Akabe kayalıklarında ölüme terk ettiler, hüsran ve ıstırap içinde hayatını tamamladı. 
Saddam Hüseyin bir Ramazan Bayramı günü asılarak idam edildi. 
İran Şahı Pehlevi son günlerini geçirecek bir ülke bulmakta zorlandı. 
Hüsnü Mübarek’in akıbeti ise belli değil. 
Bunlar yıllarca Amerika’yla işbirliği yapmış, iktidarları döneminde Amerika’nın çok işine yaramış devlet adamlarıydılar… 
Son olarak bir hatırlatma daha yapalım; Belki buna samimi bir ikaz demek daha doğru olur. 
Tarih tekerrürden ibarettir… 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1609108 µs