Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
21 Mayıs 2013

Tarım stratejik bir konudur



Dışa bağımlı bir tarım politikasının uygulandığı ülkelerde, en ufak bir kriz durumu söz konusu olduğu takdirde ciddi besin sıkıntısının ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu itibarla tarım konusu stratejik öneme sahip bir meseledir. 
ABD eski dışişleri bakanlarından Hennry Kissenger, 1970 yılında şu açıklamaları yapmıştı:
“Birleşik Devletler’in yiyecek silahı Arap petrol kartellerinin elindeki petrol silahı ile boy ölçüşecek durumdadır”. Yiyecek silahı küreselleşen dünyada çok önemli ve etkin bir silahtır. 
Türkiye dünyanın kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri iken uygulanan yanlış politikalar sebebiyle neredeyse bütün ürünlerini dışarıdan ithal eder bir hale gelmiştir. 
Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu Gıda ve İçecek Sanayi Envanteri 2012’ye göre tarımsal üretimini arttıran Rusya, Türkiye’nin en fazla tarım ürünü ithal ettiği ülke olarak dikkati çekmektedir. (Yeni Mesaj, Mayıs 2013)
Rusya’dan enerjinin yanı sıra ağırlıklı olarak ayçiçeği ve buğday da satın alıyoruz. Ancak 148 milyonluk bir nüfusa ve elverişsiz iklim şartlarına sahip bir ülke olan Rusya’ya değişik tarım ürünleri ihraç etme noktasında başarılı değiliz. Yani bir anlamda yanı başımızdaki pazarı değerlendiremiyoruz. Rusya ağırlıklı olarak Brezilya ve Latin Amerika ülkelerinden meyve, sebze ve işlenmiş gıda mamulleri gibi ürünleri satın alıyor. Türkiye ise Irak, Almanya, İngiltere, Hollanda gibi ülkelere tarım ürüne ihraç ederken, komşusu Rusya’ya tarım ürünü satamıyor... 
Yani,  tarımda kendi kendine yetebilen sayılı ülkelerden biri iken birçok ürüne getirilen kotalar ve kısıtlamalar sebebiyle tarımda dışa bağımlı bir noktaya geldiğimiz yetmiyormuş gibi, Rusya gibi bir pazarı bile değerlendiremiyoruz. Bu tarımda uyguladığımız yanlış politikaların bir sonucudur.
Başta da ifade ettiğimiz gibi tarım günümüz dünyasında çok değerli ve stratejik bir silahtır. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkeleri tam bağımlı hale getirebilmek için kullandığı silahlardan biri de tarımdır. ABD başta olmak üzere pek çok gelişmiş devlet tarım programında yüksek meblağlarda tarımı destekleme fonları ayırırken, üretilen tarım ürünlerinin tamamı da devlet koruması altındadır.
Amerikalı ekonomist Magdof, “Amerikan endüstrisi ve tarımının özel anlaşmalarla ve kotalarla korunması ABD’nin uluslararası ekonomi politikasının yaşamsal bir unsurudur” demektedir. Ancak gelişmekte olan ülkelere bunun tam tersi bir şekilde kendi üreticilerine kısıtlama getirmelerini tavsiye etmektedirler. Maksat bu ülkelerin elini kolunu bağlamak ve tarımda bağımlı bir hale getirmektir. IMF dayatmalarıyla politika belirlememiz sonucu, ülke olarak tarımda dışa bağımlı bir hale gelmemiz, kendi coğrafyamızdaki Rusya pazarında bile yer bulamayışımız bunun bir ispatıdır.
Hatırlanacak olursa 27 Şubat ‘da Rusya dönüşü Moskova havaalanında bir değerlendirme yapmış Rusya’nın ciddi miktarda gıda maddesi ithal eden bir ülke olduğunu ifade etmiştik. Doğru bir politika uygulandığı takdirde Rusya’ya olan ihracatımızın 100 milyar doları aşabileceğini belirtmiştik.
Rusya’yla yalnız tarım ürünleri ihracatı konusunda değil siyasi, ekonomik ve kültürel sahalardaki ilişkilerimizi karşılıklı olarak geliştirmeliyiz. Zira her seferinde ifade ettiğimiz gibi üzerimizde hesabı olmayan ülkelerle her sahada işbirliğimiz geliştirmek milli menfaatlerimiz gereğidir. Bunu yapabilmek için önce dışarıya endeksli olarak politika belirleme hastalığından kurtulmamız lazımdır.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1517716 µs