Piyasalar

17 Temmuz 2019, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
22 Mart 2013

Anayasamıza ve AB'ye aykırı gidişat



Türkiye’de siyaset anlayışı ve devlet idaresi şekil değiştirmektedir. 
Adım adım getirildiğimiz nokta 100 yılı tamamlayamayan bir cumhuriyetin sonu olabilir. 
Neredeyse, hemen her maddesi sivil otorite tarafından yenilenmiş 82 anayasası, farklı maksatlar arkasına sığınılarak tekrar yazılmaktadır. 
Bölücü örgütle alt yapısı hazırlanan anayasa çalışmaları, halen yürürlükte olan anayasaya aykırı bir şekilde devam etmektedir. 
82 Anayasası Madde 1: “Türkiye Devleti bir Cumhuriyet’tir” der. 
Madde 2: “Atatürk Milliyetçiliğine bağlılığı” yazar. 
Madde 3: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” diye devam eder. 
Madde 4 ise, 1’inci, 2’nci ve 3’üncü maddelerin değiştirilemeyeceğini, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini anayasal güvenceye almıştır. 
Bugün ise, yeni anayasanın siyasi kanadı, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bölünmez bütünlüğü, yıllardır bölmek isteyenlerle pazarlıktadır. Hatta fikirleri alınmadan anayasa yazımı için kalem oynamamaktadır. 
İcraatlar mevcut anayasanın 1’inci, 2’nci ve 3’üncü maddelerine aykırıdır ve anayasal suçtur. 
Bizim anayasamızı değiştirmenin derdinde olanlar belli ki, anayasal suçların farkında değiller. 
Onlara yaptıklarının “suç” olduğunu bir de pek kıymet verdikleri AB müktesebatından hatırlatalım. 
Üye devletler açısından bağlayıcı bir metin haline gelen “Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı”nın 21. maddesi: “Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, dil, din, inanç... gibi temellere dayanan her türlü ayrımcılık yasaktır” demektedir. 
Irkçı ve etnik kökene dayalı ayrımcılığın yasak olması AB içinde hukuki yaptırıma da sahiptir. 
AB’nin İşleyişi Hakkında Anlaşmanın 19. maddesinde: “Konsey, bu anlaşmanın diğer hükümlerine dokunmaksızın, ...özel yasama usullerine uygun olarak ve Avrupa Parlamentosu’nun onayını aldıktan sonra cinsiyet, ırk ve etnik köken, ...ayrımcılığına karşı mücadele etmek üzere uygun tedbirleri almak amacıyla oy birliği ile hareket edebilir” demektedir. 
Yani ırka ve etnik kökene dayalı ayrımcılık Avrupa Birliği’ne göre de suçtur. 
AB talepleri çerçevesinde Türkiye’de 36 etnik kimlikten bahsedilmektedir. 
Bu 36 farklı parça birleşerek Türkiye Devleti’ni oluşturmuştur. 
Mozaiğin 36 parçasından sadece biri Kürt kardeşlerimizdir. Laz, Çerkez, Boşnak vs. diğer parçalar da bizi biz yapan bütünün elemanlarıdır. 
Sadece Kürtlerin ezildiğinden bahsetmek ve sadece onlara anayasal haklar bahşetmek, yani etnik köken ayrımı yapmak mevcut anayasaya ve AB müktesebatına aykırıdır. 
Kaldı ki, 82 Anayasası, ırk ve etnik köken ayrımı yapmadan tüm vatandaşlarına, “vatandaş olmasından” kaynaklanan hakları sonuna kadar sunmuştur. Bu hakların kullanılmasında herkes eşittir. 
Madde 10, herkesin dil, ırk, renk, ...din, mezhep ayrımı olmadan kanun önünde eşit olduğunu yazar. 
Madde 12, Temel hak ve hürriyetleri “herkes” açısından düzenlemektedir. 
Madde 17, kişinin dokunulmazlığını; Madde 18, angarya yasağını; Madde 19, kişi hürriyeti ve güvenliğini; Madde 20, özel hayatın gizliliğini; Madde 21, konut dokunulmazlığını; Madde 22, haberleşme hürriyetini, Madde 23, yerleşme ve seyahat hürriyetini; Madde 24, din ve vicdan hürriyetini, Madde 25, düşünce ve kanaat hürriyetini “herkes” açısından düzenlemektedir. 
“Herkes”, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olan ve ben Türk’üm diyebilen “herkestir.” 
Herkes, Atatürk’ün bu devleti kurarken, seçtiği Türk üst kimliği içindeki Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Boşnak vs. herkestir. 
Bugün yeni haklara sahip olma bahanesi ile adı geçen Kürt kardeşlerimiz de bütünün içindeki herkestir. 
Ve her hakları zaten anayasal güvencededir. 
Öyleyse, mevcut anayasal düzene ve Avrupa Birliği’ne göre “suç” olan etnik ayrımcılık neden yapılmaktadır? 
Burada maksat, hak vermenin ötesinde anayasanın 3. maddesinde vurgulanan “devleti ve milleti ile bölünmez bütünlüğü” zedelemekten başka bir şey değildir. 
Bu noktada, gelişmeler karşısında sessiz kalacak her siyasi, büyük bir vebal altındadır. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1569268 µs