Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
14 Mart 2013

Şimdi de Avrupa Birliği



Dün, Milli Ekonomi Modeli ile tekrar süper güç olma yoluna giren Rusya’yı ele almıştık. 
Bugün ise, büyük Avrupa devleti olma hayali ile kurulan ancak çatırdama sesleri yükselen Avrupa Birliği’nin gidişatını değerlendireceğiz. 
Avrupa Birliği 2000 senesinde müşterek paraya geçtiği gece biz Berlin’de idik. Arkadaşlarımızla sohbet halinde iken aldığımız habere karşılık yaptığımız kısa değerlendirmede "Bu AB’nin sonu olacaktır" demiştik. 
Arkadaşlarımız hayret içinde ”niçin" diye sordular. 
"Bunun pek çok nedeni var. En önemlisi de, Avrupa’nın ortak paraya geçmesinin ardından adil bir paylaşımın mümkün olmamasıdır. 
Her zaman Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) konusundaki rakamlarda beyan farklılığı olacak, bu da adil paylaşımı engelleyecektir. 
İkincisi ve en önemlisi Birlik ülkeleri yılın ilk aylarında paylarına düşen kapitalleri tasarruf etme imkânına sahip olacak, daha sonraki dönem için paraya muhtaç olacaklarından kısa sürede para sermayelerini bitireceklerdir. 
Yılın geri kalan sekiz, dokuz ayında kendi merkez bankaları ile paralarını basamayan AB ülkeleri borçlanma yoluna gidecek ve birkaç yıl için de Türkiye’nin içinde bulunduğu girdabı daha fazla yaşayacaktır. 
AB ülkeleri borçlandıkça borçlanacak bu, çöküş için ilk adım olacaktır. 
Bunun ötesinde AB ülkelerinde gençlik tükenmiş, kaynaklar bitmiş ve nüfus yaşlanmıştır. 
İşte böyle bir AB istese de istemese de çöküş dönemini yaşayacak, hayalleri gerçekleşmeyecektir." 
Biz bunu 2005 senesinde İstanbul’daki ilk Milli Ekonomi Modeli (MEM) kongresinde de açıkça ifade etmiştik. 
Hollanda’dan katılan Prof. Dr. Conellia Versteegh, "Prof. Baş, 2005’te AB’nin dağılacağını ifade ettiğinde hamasi olarak bunu dediğini zannetmiştim. MEM eserini okuduğumda, AB ayakta durmak istiyorsa MEM’i hayata geçirmesi lazımdır" demişti. 
Biz bu dağılma sürecinin 15 sene içinde tamamlanacağını tahmin etmiştik. Gördük ki, AB 7-8 sene içinde çatırdamaya başladı. 
AB aynı şartlarda devam ettiği, Milli Ekonomi Modeli’ne dönmediği takdirde yıkılışının önüne geçemeyecektir. 
Bazı ülkeler MEM’den alıntılar yapmış olsalar da, AB’nin iktisadi, ekonomik huzuru ve bağımsızlığı MEM’in tam olarak uygulanmasına bağlıdır. 
Tüketimini desteklemeyen hiçbir ülkenin ayakta kalabilmesine imkân yoktur. 
Sizin tüketim kabiliyetiniz yok, istediğiniz kadar kaliteli mal üretin bu işe yaramayacaktır. 
İç pazarda tüketim imkânı olmayınca dış pazarlarda tüketim yeri arayacaksınız. 
Batı, işçiliğin fazla maliyetlerin yüksek olduğu bir coğrafyadır. Şarktan işçiliği ve maliyeti yüksek mamullerin şark ülkelerinde pazarı olmayacaktır. 
Onun için dikkat edilirse, doğu ülkelerinde Japon teknolojisi talep edilmiş; şark piyasasında yüzde 100’e yakın bir oranda otomotivinden elektroniğine bu ürünler pazar imkânı bulmuştur. 
Batıya göre, üretilen mamuller çok daha ucuz olması münasebetiyle bu pazarlarda satılan Avrupa ürünleri değil, şarkta üretilen ürünlerdir. 
Batının bunun önüne geçebilmesi zor belki de imkânsızdır. 
İşçilik maliyetleri, enerji giderleri, hammadde ve kira giderleri mukayesesi mümkün olmayacak nispette yüksek olan batı piyasalarında ekonomide istikrar temin edilmediği için bu yönden de birliğini ayakta tutması mümkün değildir. 
Zaten, AB içinde birlikten ayrılmak durumunda olan ülkelerin çoğalması çöküşü hızlandırmaktadır. Bu Birliğin devam etmeyeceğinin mesajıdır. 
Bu görüntüler ortada iken, halen Türkiye’nin birliğe girmek istemesinde ki mana sizce ne olabilir? 
Birlik ülkelerinin ekonomi kurallarını hayatına geçirmeye çalışan Türkiye onu bile hayata geçiremezken, trilyon dolara varan borcu ile ayakta durması sizce mümkün olabilir mi? 
Farz edelim ki, Türkiye’nin piyasasından sadece 10 milyar dolar çekilmiş olsun. 
O takdirde Türkiye’nin halini varın siz düşünün… 
Türkiye aklını başına alsın, inat etmeden uygulaması gerektiği modele dönsün, bizimle beraber olsun. 
Aksi takdirde kurtuluş İsrafil’in surû olacaktır… 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1523528 µs