Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
15 Şubat 2013

Batum ve Acaristan



Çarşamba günü uzun süredir yapmak istediğimiz bir ziyareti gerçekleştirdik. 
Gürcistan Batum’a gittik. Orada Gürcistan’a bağlı Acaristan denilen bölgede idik. 
Dostluğumuzun on yıllara dayandığı Batumlu Süleyman Amcayı hayatında çok davet etmesine rağmen evinde görememiştik, bir vefa borcu ile kabrine ulaştık ve Fatiha okuduk. 
Süleyman Amca, sağlığında bizleri dönem dönem görmeye Türkiye’ye gelirdi. Aklına takılan dini konularda suallerine cevap verirdik. Bir defasında bendenize, “Sen çok şanslısın. Öldüğünde namazını kılacak, cenazeni kaldıracak insanın var, biz bunların hepsinden yoksunuz” diyerek yaşadığı bölgedeki halinden bahsetmişti. 
O tarihte fazla üstünde durmadığım bu inceliği,  gezimizde kabrinin bulunduğu yeri görünce daha iyi anladım. 
Süleyman Amcanın mezarı Müslümanlar ile Hıristiyanların bir arada bulunduğu bir kabristanda idi. 
Batum deniz kenarında, hayli de gelişmiş. Lüks bir otelde kaldık. Otelin bahçesine bakan sokakta, küçük bir kilise maketi vardı. 
Kentin her yerinde Hıristiyan dinin eserleri mevcut. Nüfus da bu inançta. Diyebiliriz ki, sadece rahmetli Süleyman Amca ve ailesi İslam’ın mihmandarı… 
Bizler onun büyük oğluna misafir olduk. Ölen diğer oğlu da caminin imamlığını yapmış. Kur’an okumayı kendi imkânları ile öğrenmiş ve imam olmuş.   
Süleyman Amcanın gelinleri, torunları, ailesi, bizlere İslam’ı uzak diyarlarda yaşayarak anlatan erenleri hatırlattı. 
Dikenler içinde bir gül demetine benzettiğimiz aile bize kucak açtı. 
Büyük oğlu etrafındaki akrabalar bizleri karşıladılar. Babalarının hatıralarını anlattılar. “Ben kardeşlerime gidiyorum” diyerek yanınıza gelirdi, bir bayram havasında dönerdi. Sizi anlatırdı. Müslümanlığı bir arada yaşamak ne güzel, hep bir arada yaşamaya dua ederdi” diye hayırla yad ettiler. 
Ancak burada çok sıkıntılar içindeler. Bugün kendilerine ait bir Müslüman mezarlıkları dahi yok. Bir mahallede fazlaca Müslüman olmadığı için birbirlerine yetemediklerinden yakınıyorlar. Komşuları hep Hıristiyan. 
“Müslümanlığı doya doya, örfü ile adeti ile bir bütünlük içinde yaşayamıyoruz. Uyman gereken kurallar, kaideler farklı, etrafındakiler farklı diye, yakındılar. 
Kızları bir Hıristiyan erkeği sevmiş, vermeyince kız kaçmış. Çok şuurlu insanlar, biz şimdi ne yapacağız diye düşünüyorlar. 
Dün orada gördüklerimiz ve Süleyman Amcanın akrabalarının bugün yaşadıkları, Türkiye’nin dinler arası diyalog sürecinde yarın karşısına çıkacaklarını hatırlatıyor. 
Yolda giderken selam verecek bir Müslümana rastlanmayacağı, ibadetlerin korku içinde gizli gizli yapılabileceği bir sürecin örnekleri… 
Zira Batum’da, Süleyman Amcayı birkaç kez namaz kıldığı için dövmüşlerdi.         
Biz şu anda suyun içindeki balığın suyun nimetlerinden faydalanmasına rağmen, suyun farkında olmamasına benzeyen bir hal içindeyiz. 
Dinler arası diyalog ile İslam itikadı üzerindeki tahribatlara dikkat etmek zorundayız. Aksi halde Batumlu Süleyman Amcanın ailesinin bugün yaşadıkları yakın gelecekte hepimiz için hem de Müslüman Türkiye’de gerçek olabilecektir. 
Bu ziyaret benim için ibret dolu bir ziyaret olmuştur. 
Süleyman Amcama, ölen imam oğluna ve hanımına Cenab-ı Hak’tan rahmetler diliyor, geride kalan ailesine de ömür boyu saadetler diliyorum. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1520369 µs