Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
14 Şubat 2013

Antep, gaziliğini bir kez daha yaşattı



Bu hafta sonu Kurtuluş Savaşı’nın mimarlarından Gaziantep halkı ile buluştuk. 
Büyük bir sevgi seli içinde bizleri bağırlarına bastılar. 
Savaşın en çetin zamanlarında dışarıdan destek almadan 11 ay illerini savunan bir ceddin evlatları, bugün ülkenin içinde bulunduğu acı tablonun farkında, gidişattan endişeli ve bizlerin şahsında BTP kadrolarındaki çözüme kucak açtı. 
5 binden fazla kişinin teveccüh gösterdiği Yeni Mesaj gazetesinin bu vatan görevi haline dönüşen organizasyonunu, bir düğün salonunda değil de Gaziantep belediyesinin büyük bir konferans salonunda gerçekleştirmek isterdik. 
Yapılan başvurular, biz belediyeye ait salonları kültürel organizasyonlara veriyoruz şeklinde bir gerekçe ile reddedilmiş. 
Ulusal bir gazetenin düzenlediği bu programı TV ekranlarından takip ettiklerine emin olduğumuz belediye mensupları, salondaki milli havayı, al bayrakları, gözyaşları içinde takip edilen konuşmaları izledikçe bu organizasyonda keşke bizim de katkımız olsa idi demişlerdir. 
Aksini, yani bir parti mensubu olmaları cihetiyle, aynı görüşü paylaşmayanlara öteki şeklinde bir yaklaşımla, Yeni Mesaj gazetesinin salon teklifini reddettiklerini düşünmek dahi istemiyoruz. 
Zira ülkenin gidişatı içler acısı. 
Program tertip ettiğimiz illerde mikrofon uzatılan herkes, tarım kesimi, işçisi, memuru, ev hanımı, hayvan yetiştiricisi, kentlisi, köylüsü ve üniversite öğrencisi halinden şikâyetçi. 
Ekonomik sıkıntılar herkesin dilinde. Ancak bunun da ötesine geçen bir vatan derdini de taşır oldu insanımız. 
Terör belası, kardeş olan Türk ile Kürdü birbirine düşürme şeklinde kendini gösteren bölme çabalarından halkımız bıkmış durumda. 
Antep müdafaasında, Ermenilere ve Fransızlara karşı yapılan savunmada, Türk, Kürt, Laz, Çerkez ayırt edilmemiş, bir bilek bir yürek herkes canını ve malını ortaya koymuştu. 
Program günü aynı birlik salona hâkimdi. 
Programa katılan, Gaziantep Kuvay-ı Mücahitler Derneği Genel Başkan Yardımcısı, dernek adının aslında yer alan ve milli mücadelede milletin simgesi olan Kuvay-ı Milliye Hareketi’ndeki “milli” ifadesini kaldırdıklarını, çünkü idarecilerin milli ifadesini yasakladığını belirtti. 
Bu ülkeyi devleti ve milletiyle bir ve beraber yapan unutulmamalıdır ki, içinde birlik değeri taşıyan milli değerleridir. 
O gün Anteplinin canı pahasına ortaya koyduğu müdafaa ile bugün bizlerin il il gezerek halka anlattıklarımız aynı milli duyguların yansımasıdır. 
Bu millilik, bir milletin hayat damarlarıdır. Diri tutan unsurlardır. 
Sayın Başkan konuşmasında ekledi, “Antep Fransız işgaline karşı 13 bin 500 şehit verdi, insanlar ot ve köpek leşlerini yediler. Ama burayı müdafaa ettiler. Fransa’nın o gün yaptığı tam bir soykırımdır.” 
Bizlerden bu soykırımın ortaya çıkması için destek istediler. Biz de hazırlıklara başladık. 
Salondaki binlerin 8 saat hiç eksilmeyen coşkusu, bendenize, hangi engel ile karşılaşılırsa karşılaşılsın bu milletin esir edilemeyeceğini bir kez daha hissettirdi. 
Ve yine salonda da ifade ettik, Atatürk riyasetinde gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşı neticesi cumhuriyeti kuran irade, ülkeyi bu yüce millete emanet etmiştir. 
Bugün Atatürk gibi sivil ve asker iki kimliği şahsında birleştirebilen bir kimlik olmadığına göre, zor şartları aşmanın tek yolu, asker ve sivil bir bilek olabilmektir. 
Yeni anayasada sivil adımlar atacak hükümet, toplumun her kesiminin beklentilerine cevap vermedikçe, onay alamayacaktır. 
Biz diyoruz ki, milletin aradığı, beklediği ve salonları dolduran binlerin gözlerinde ve gönüllerinde yer alan işte bu havadır. 
Milli, manevi duyguları bir arada hayata geçirecek bir kadrodur... 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1475347 µs