Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
4 Ocak 2013

Büyük oyun



Ortadoğu’da İslam’ın ve haçlı ile mücadelenin simgesi olan, Esad kalesi düşmedikçe ABD’nin O’na karşı uyguladığı baskı da artıyor. 
Hüseyni mantıkla ülkesini ve milletini bırakmayan Esad’ın mücadelesi bugüne kadar batı tarafından görmezden gelinmiş, değişmeyen tavrı “ailesi ülkeyi terk etti, kendisi Venezüella’ya kaçtı” gibi yalanlarla lekelenmeye çalışılmıştı. 
Yalan üzerine kurulu siyaset batının her zaman kullandığı psikolojik bir taktik. 
Son dönemde maalesef Sünni dünyadan bazıları da bu yalana kendilerini sattılar. 
Mısır’dan bir müftü, Yusuf el-Kardavi, Suriye’de işgale direnen Müslümanların kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere katline müsaade etti.   
ABD etkisindeki başka bir İslam ülkesinden de insanın kanını donduracak bir sapıklığa izin çıktı.
Buna göre, iki yıldır evlerinden uzak kalarak Suriye’deki işgal harekâtına katılan Özgür Suriye Ordusu’nun mensuplarına destek olmak gayesi ile bu sefer kadınlar göreve çağrıldı. 
Müslüman kadınlara, “bu ordudakiler ile ilişkiye girmek cennete girme vesilesidir” diye bir fikriyattan bahsedildi. 
Şii veya Sünni Allah’a inanan bir din aliminin yukarıdaki halleri ile İslam ile alakası olmayan, din dışı, sapık hezeyanları yayınlamasına imkân yoktur. 
Bu mantık, “az bir pahaya dinlerini sattılar” mealinde ikazını bulan ilahi hakikattir. 
Bu hezeyanları söyleyenler, Hz. Peygamberin, bir Müslüman’ı öldüren bizden değildir” hadisini hiçe saymakta,  İslam’ın korunması gereken beş mukaddes değerinden en kıymetlisi “namus” kavramını yok etmektedir. 
Demek ki, bu fetvaların İslam ile zerre alakaları yoktur. 
Bu görüşler Kur’an ayetlerine ve Peygamber Efendimizin sünnetine terstir. Tamamen batıl bir hezeyandır. 
İslam aleminin en hassas noktası olan Şii-Sünni fitnesi her devirde etkili olmuştur. 
Bu gerginlik, din adamlarının ağzından Müslüman coğrafyalara tıpkı bugünkü gibi geçmişte de pompalanmıştır. 
1490-1574 yılları arasında yaşamış Osmanlı şeyhülislamlarından Ebussuud Efendi de Hz. Ali taraftarları hakkında bugün duyduklarımızın aynısını 16. Yüzyılda da serbest bırakmıştı. 
Kendisi, Kızılbaş olarak nitelediği Alevilerin toplu olarak katline müsaade ettiği gibi, “esir alınan Alevi kadınlarla birleşilmelidir. Bu iş, İslam askerlerine güç ve kuvvet verecektir” diye izin vermiştir. 
Dünün ve bugünün hezeyanları aynı merkezden çıkmıştır, aynı yerlere hizmet içindir. 
İmam Ali Efendimizi sevenlerin üzerinden devam eden bu korkunç ve sapık fikriyat, bir manada İslam aleminin Hıristiyan batıya yenik düşmesi ve kendi topraklarını onlara açmasının neticesidir. 
Bugün Irak’ın, Kuveyt’in, Katar’ın, Bahreyn’in, Ürdün’ün vs. Arap ülkelerinin ABD’nin sömürgesi gibi kullanıldığı malumdur. 
İslam ülkeleri ne kadar batıya ram olursa, az bir paraya kendilerini satan hocaların fetvaları ile o kadar yıpranacak, namusunu, vatanını ve malını kaybedecek, yok olacaktır. 
Bu hezeyanların bir de Türkiye’ye yansımaları vardır. 
Türkiye’de Suriye konusunda oluşturulan havanın gerçekten çok farklı olduğu, Rusya Devlet Başkanı Putin’in ziyareti ile ortaya çıkmıştı. 
Sünni Türkiye’de bu hezeyanların duyulması, Sünni geçinen din alimlerinin ağzından Suriye’de yaşanan vahşete,  ahlaksızlığa göz yummak içindir. 
Bundan sonraki süreç, Türkiye için daha da sancılı geçecektir. 
Bu hezeyanlar perde olarak kullanılacak, ardından millet ve devleti felakete sürükleyecek oluşlar ortaya çıkacaktır. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1477277 µs