Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
21 Aralık 2012

Tarım



Günümüzde en az teknolojik savaşlar kadar etkili bir saha da tarım sektörüdür. 
Stratejik öneme haiz tarım mahsulleri, global düzende ülkelerin geleceğinde rol oynamaktadır. 
Bu sebeple, IMF ve Dünya Bankası talimatları gelişmekte olan ülkelere, vereceği kredilerin karşılığında ağır tarım kotaları getirmektedir. 
Bugün bu talimatlar ile Türkiye tütünden buğdaya, şeker pancarından çaya her kalemde ciddi kotalar uygular hale gelmiştir. 
Türkiye, AB’nin ve ABD’nin tarım ürünleri için büyük bir pazar haline getirilmiştir. 
Bu tabloda, her gün TV ekranlarında ürününü satamamaktan şikâyet edenler eksik olmamakta, ürünlerini sokağa denize dökenler boy göstermektedir. 
Siyaset sahnesine katıldığımız ilk günden beri bu tablonun kaçınılmaz olduğunu meydanlarda çiftçimize anlattık. 
Öyle ki meydanları dolduran binlerce insan bu gidişata itiraz etti, dediklerimizi kafa sallayarak onayladı. 
Biz, ürüne pazar garantisi verdik, ürünün toprağa atılmasından altı ay önce avans garantisi getirdik, ürünü devlet garantisinde almayı taahhüt ettik. 
Hal böyle iken, bizi dinleyen ve projelerimizi beğenen çiftçimiz, seçim zamanı kendisine hiçbir şey vaat etmeyene oyunu verdi. 
Köylere yaptığımız ziyaretlerde mazotun pahalılığından, ürünün para etmemesinden yakınanların sandıklarından yüzde 70-80 Ak Parti oyu çıktı. 
Öyleyse kabahat hükümette değil, kendisine hiçbir şeyi vaat etmeyeni seçen çiftçidedir. 
Bu şartlarda çiftçinin şikâyete hakkı yoktur. 
Kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri olan Türkiye, bugün en temel tarım ürünlerini dahi dışarıdan ithal eder hale gelmiştir. 
Uygulanan kapitalist sistem değişmediği sürece bu tablo daha da ağırlaşacaktır. 
Biz meydanlarda, “eğer bu düzeni kabul ederseniz, öyle bir an gelecek ki, elinizden başka bir iş gelmediği halde tarım yapmaktan vazgeçecek, topraklarınızı satacaksınız” diye ikaz etmiştik. 
Bugün çiftçi bu kararı vermekle vermemek arasında kalmıştır. 
Toprakların satışı, çiftçilikten ekmeğini kazanları daha da aç bırakmaktan başka bir netice getirmeyecektir. 
Üstelik bu kıymetli toprakların alıcıları, muhtemelen toprağın ederinden fazla meblağlar ile ona talip olan yabancılar olacaktır. 
Bu da ecdat yadigârı toprakları elimizle yabancılara tapulamak demektir. 
AKP dışında gerek CHP’nin, gerek MHP’nin ve gerekse de diğer partilerin Türk tarımına ve köylüsüne vereceği hiçbir şey yoktur. 
Sadece Bağımsız Türkiye Partisi AB’ye ve kapitalist düzenin bu ezici baskısına “hayır” demektedir. 
Türk tarımına projesi ve tezi ile çözüm sunan tek parti de Bağımsız Türkiye Partisi’dir. 
Onun için tarım köylüsünün yüzü sadece Bağımsız Türkiye Partisi ile güler, cebi para görür ve karnı doyar. 
Bu hakikati kimsenin unutmaması gerekir. 
Tarım köylüsüne düşen vazife, Bağımsız Türkiye Partisi etrafında birleşmeleri, Bağımsız Türkiye Partili olmalarıdır. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1459056 µs