Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
5 Aralık 2012

Putin' in ziyareti



Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, beklenen Türkiye ziyaretini gerçekleştirdi. 
Arap Baharı'nın başından itibaren Çin ile beraber, ABD'nin Ortadoğu'daki işgal harekâtına karşı çıkan Putin'in Türkiye temasları bölge dengeleri için çok önemli idi. 
Görüşmelerden sonra yapılan basın açıklamalarında bugüne kadar izlediği ABD'ye karşı olan tavrını değiştirmeyen Rusya'nın verdiği en dikkat çekici mesaj, "Türkiye'nin Suriye muhalefetini ikna etmesi gerektiği" yönündeydi. 
Esad'ın avukatı olmadıklarını belirten Putin'in konuşmalarından Rusya için Suriye'deki liderin değil, Suriye'nin misyonu ile şekillenecek Ortadoğu'nun önemli olduğunu anlıyoruz. 
Arap Baharı'nın estirilmeye başlandığı günden beri bizim de altını çizdiğimiz gerçek, bölgedeki devletlerde başlayan suni kaos ortamının sebebinin ABD yanlısı olmak veya olmamak; Büyük Ortadoğu Projesi'ne (BOP) karşı durmak veya ram olmak kıstası ile ilerlediği idi ve "Esad'ın bugün koltuğundan indirilmesinin gerekçesi, BOP'a ve işgale karşı dik duruşudur" diyorduk. Yani mesele, demokrasiden yoksun bir diktatör değil, olaylara muhalif olmaktı. 
Libya'da muhalefetin çeşitli rejimlerce desteklendiğini ancak daha sonra ABD engeli ile karşılaştığını ifade eden Putin'in, Suriye'deki rejimin "avukatı değiliz" çıkışı Suriye meselesini halen anlayamayan Türk basınına ve siyasetine güzel bir cevaptır. 
Malum Türkiye, NATO'dan Patriot füzelerini, Suriye'den gelecek muhtemel bir saldırı için talep ettiğini açıkladı. Ancak Sayın Putin, kati bir şekilde Suriye'nin nükleer silah konusunda adım atacak teknolojiye sahip olmadığını ve Türkiye'ye saldırmayacağını belirtti. 
Bu söylemler, Türkiye'de estirilen Suriye gündemi ile dışarıda yaşananların farklı olduğunu gösterdiği gibi Türkiye'deki bazı yetkilileri ve yanlı basını da yalanlamıştır. 
Rusya, Suriye konusunu sadece kendi ülkesi yönüyle değerlendirmemektedir. 
Bu konuşmalardan bir kez daha anladık ki, Esad'a sahip çıkarken veya iki yıllık işgal sürecinde BM'de gösterdiği red tavrında Rusya'nın hesabı Ortadoğu'nun geleceğidir. 
BOP kapsamında Türkiye'ye yerleştirmek istenen Patriotlar, Rusya'nın Ortadoğu'da geleceğini ilgilendirmesi açısından stratejik önemdedir. Rusya için tehdit olan bu anlayışın rahatlıkla Türkiye tarafından kabulü, Rusya'nın onay vereceği bir gerçek değildir. 
Türk basınında Rusya, "Esad'ın gitmesini kabullendi" diye yapılan yorumlar tamamen yersiz ve gidişatı anlamaktan uzaktır. "Esad'ın gitmesine Rusya razı oldu" diyenler, aslında Rusya'nın geleceği için Ortadoğu dengelerinin korunması gerektiği vurgulamaktadır. 
Elbette ki, Esad'ın gitmesi veya kalması Rusya'yı ilgilendirmez. Ama şu an ki tabloda Ortadoğu dengeleri için nirengi noktasıdır. 
Türkiye'nin de artık bu meseleyi geniş bir perspektiften görme vakti gelmiştir. 
Zira Putin'in "geçmiş bir nesil" olarak ifade ettiği Patriotlar ile yapılmak istenen, kargaşa ortamı yaratmaktır. Putin'in "duvarda silah varsa bu mutlaka patlar" benzetmesi ile dikkat çektiği konu, Suriye'den gelecek bir tehlikeyi değil, Ortadoğu'da başlatılmak istenen ateşin ilk kıvılcımıdır ve böyle bir riske girecek Türkiye bizce karşısında Rusya'yı bulacaktır. 
İki ülke arasında 11 maddelik anlaşma ile neticelenen Putin ziyareti, Patriotlar, Suriye gündemi ile gelişse de, verilen asıl mesaj "Sakın ABD'ye uyarak Suriye ile savaşa kalkışmayın" olmuştur. 
Ne acıdır ki, kişilere ve olaylara göre farklılık göstermeyen bir dış politika çizgisine sahip olamayan Türkiye, ülkemize gelen her temsilciden izlememiz gereken dış siyasetle ilgili görüşleri dinlemek zorunda kalıyor. 






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1648525 µs