Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
15 Kasım 2012

Bankalara borçlu yaşıyoruz



Suriye konusu, başkanlık sistemi, idam cezasının kaldırılması ve açlık grevleri arasındaki kısır gündemi yaşayan Türk milletinin asıl meselesi evine ekmek götürme derdidir. 
Geçtiğimiz hafta hükümete 10 maddelik talep listesi ileten şehit ailelerinin isteklerinin neredeyse tamamı ekonomik sıkıntılarının halline yönelikti. 
Son açıklanan rakamlara göre bugün vatandaşlarımızın kredi kartı borcu 70 milyar TL’ye baliğ oldu. 
Çoktan 250 milyar TL’yi aşan vatandaşların bankalara olan şahsi borçlarının takriben 100 milyar TL’si de tüketici kredilerinden oluşmaktadır. 
Bu tabloya göre Türk halkı her şeyi ile bankalara borçludur. 
Kapitalist sistemin bir gereği olarak paranın belli ellerde tekelleşmesi, gelir dağılımında ciddi bir adaletsizliğe neden olmuştur. Faiz kanalı ile stoklaşma, piyasada herkesin ihtiyaç duyduğu bir ortamda kişilerin üretim ve tüketim için gerekli paraya ulaşamaması demektir. 
Para bugün ulaşılamaz bir nesne haline gelmiştir. 
Devletlerin vazifesi, parayı tabanın kullanımına ulaştırmak ve adil bir gelir dağılımını temindir. 
Devletler, senyoraj hakkını kullanarak emisyon hacmini arttırmak sureti ile ülke içinde yeterli paranın bulunmasına imkan sağlamalıdır. Emisyon hacminin arttırılması, proje mukabili üretimi teşvik edeceği gibi, sosyal devlet olmanın bir gereği tüketici kesimin güçlenmesini de sağlayacaktır. 
Milli Ekonomi Modeli’nde, vatandaşlık maaşı verilmesi, ev hanımlarının emekli edilmesi, yeni doğan her çocuk ile işsizlere ve kimsesizlere maaş bağlanması, öğrencilere karşılıksız burs verilmesi, emekli, dul ve yetimlerin aylıklarından kesintilerin kaldırılması, çiftçilerden vergi alınmaması, geliri 100 bin TL’ninn altındaki kesimden vergi alınmaması, KOBİ’lere ve esnaf kesimine faizsiz  uzun vadeli kredi imkanı, sanayiciye proje mukabili faizsiz kredi imkanı sağlanması sosyal devlet olmanın bir gereğidir. 
Bu sayede dar gelirli gruplara doğrudan gelir desteği sağlanacak, tüketim kabiliyeti olmayan kesimlere ihtiyaçlarını karşılama fırsatı verilecektir. Bu destekler, eksik talebi tamamlayacak, gelir dağılımında dengeyi de oluşturacaktır. 
Bugün ellerinde pazardan ihtiyaçlarını alacak parası olmadığı için bankaların dağıttığı plastik para ile hayatını idame ettiren alt gelir grubu ile yüksek gelir düzeyindekiler arasında hayat standartlarında büyük uçurumlar söz konusudur. Sosyal devlet anlayışı, fertler arasındaki servet ve gelir uçurumunu da kapatmaya yardımcıdır. 
Geliri 100 bin TL’nin altında olanlardan vergi alınmaması da, sosyal devlet anlayışı ile beraber uygulandığında dar gelirli kesim iki açıdan desteklenmiş olacaktır. Ancak uygulanan kapitalist sistemle bunların gerçekleşmesi söz konusu olamaz. 
Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan senyorajın devreye koyulması kuralı ve sosyal devlet projeleri hayata geçirilmeden milletin bankalara olan borcunun bitmesine imkân yoktur. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1544863 µs