Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
9 Kasım 2012

Başkanlık sistemi



Yeni anayasa yazım çalışmalarında, belki de yeni anayasayı oluşturmanın gayesi sayılabilecek bölüme gelindi. Hükümetin, ‘Yasama’ bölümüyle ilgili 22 maddelik öneri paketi uzlaşma komisyonuna sunuldu. Bu maddeler arasında başkanlık sisteminin ayrıntıları da yer almakta. 
Başkanlık sistemi eğer doğru uygulanmazsa, başkana verdiği geniş yetkiler nedeniyle diktatörlüğe dönüşebilir. Günümüz şartlarında, başkanlık sisteminin kurallarına göre hayata geçirildiği tek ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. 
Bugün bazı çevrelerin ABD örneğinden yola çıkarak gerçekleştirmeyi hayal ettikleri başkanlık sistemi, Birleşik Devletler’de bir zorunluluk olarak hayata geçirilmiştir. 
ABD’de, kuruluşu aşamasında çok farklı görüşlerin bir arada olması nedeniyle federatif bir bütünlüğe gidilmiştir. Fakat başkanlık sisteminin tartışıldığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk döneminde, yani kuruluşunda; bünyesindeki farklı etnik kimlikleri Türk kimliği altında birleştirebilmiş ve devletlerin gelebileceği son nokta olan üniter devlet yapılanmasını gerçekleştirmiştir. 
Günümüzde gündem edilmesi gereken asıl mesele bu olmalıdır. 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti mevcut haliyle problemsiz bir bütündür. Başkanlık sistemine geçmek ve bu bütünü parçalara ayırmak, Türk kimliği ile birleştirilmiş mozaik parçalarını birbirinden ayırmak demektir. Bu hal, üzerimizde hesabı olan ve hatta ülkemizde 36 etnik grubun varlığını kabul eden çevrelere bir fırsattır. Mozaiğin bozulması bir daha eski haline gelememesi manasınadır. Öyleyse, en iyiye sahip olan bizlerin neden bu iyiden mahrum edilmeye çalışıldığını düşünmemiz gerekir. 
AK Partisi hükümetinin kuruluşu aşamasında, okyanus ötesinde gerçekleştiği iddia edilen ve basına yansımasına rağmen aksi konuşulmayan on maddelik gizli anlaşmanın bir maddesinde; bu parti iktidarı döneminde “Türkiye’de federatif yapıyı hayata geçirmek” olduğundan bahsedilmekte idi. Zira federatif yapının olduğu bir ortam, eyaletlere ayrılmış ve iç işlerinde bağımsız hareket imkânı doğuracaktır. 
Başkanın geniş yetkilere sahip olması ve yeterince denetlenememesi, verildiği iddia edilen sözlerin gerçekleşmesini kolaylaştıracak bir zemin denilebilir. Komisyona verilen yasama önerileri içinde, milletvekilliği andında yer alan “Atatürk ilke ve inkılâpları” ifadesinin yer almayacağı da öneriler arasına koyulmuştur. 
Biz AKP’nin bu noktada yapmak istediklerinin görünenden de daha ileri noktada olduğu kaygısı içindeyiz. Henüz bir asrı tamamlayamamış Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iyiden, kötü ve tehlikeliye geçiş sistemi diyebileceğimiz başkanlık sistemi hakkında halkın bilgisi de yoktur. 
Türk halkının bölünme ve ayrılma gibi bir derdi olmamıştır. 
Bu ortamda, bölünmez bütünlüğün teminatlarından üniter yapıyı başkanlık sistemine değiştirmenin izahı da yapılamayacaktır.  







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1467436 µs