Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
20 Ekim 2012

Bir kaşık suda fırtına koparanlar



Suriye’nin hava sahasını Türk uçaklarına kapamasının ardından Rusya da Türkiye’ye bir nota gönderdi. 
Rusya, Malatya Kürecik’te konuşlanan füzelerin kendi güvenliğini tehdit ettiğini ifade ile S-400 füzelerinin yönünü Türkiye’ye çevirdiğini açıkladı. 
Sıfır sorun politikası diyerek yola çıkan hükümet, Suriye ile olan hukukunu yok ettiği gibi, Rusya ile de ipleri koparmıştır. 
Kürecik’te konuşlanan füzelerin ABD komutasında olduğu ve İsrail’in güvenliğini temin ettiği dikkate alındığında, Türkiye sıfır sorun değil, “sıfır dış politika” diyebileceğimiz bir strateji izlemektedir. 
Üstelik bu stratejide izlenen yol, yanına almaya çalıştığı NATO ve BM’nin tavrına bakılırsa uluslararası kurallara da uymamaktadır. 
Türkiye, meşru Suriye hükümetinin insanlık suçu işlediğini iddia etmiş ancak buna karar yetkisine sahip olan merci BM, aynı fikirde olmamıştır. 
Türkiye, Akçakale’de gerçekleşen olayların ardından NATO’nun 5’inci maddesini devreye koymayı teklif etmiştir. Bu maddenin yürütülebilmesi için asıl şart, üye devlete bir saldırının gerçekleşmesidir. 
Oysa top atışları ile günlerdir dövülen Suriye tarafı, atışlara karşılık vermemektedir. 
Yine, Suriye ile olan suni savaş ortamında medet umduğumuz BM de şartlar oluşmadığı için konuya müdahil olmamıştır. 
Tampon bölgenin kurulmasının konuşulduğu süreçte, buna izin yetkisi BM’de olduğu halde böyle bir karar çıkarmamıştır. 
Geçtiğimiz günlerde iki sivil Suriye uçağını “silah sevkıyatı” iddiası ile indiren Türkiye’nin bu tavrına Rusya’nın verdiği yanıt, silah sevkıyatı konusunda sınırlandırma yetkisinin BM’de olduğu şeklinde idi. 
Üstelik 14 Eylül 2012 tarihli BBC haberine göre, Suriye’ye 18 aylık işgal sürecinde en büyük silah sevkıyatı Türkiye üzerinden gerçekleşmiştir. 
Suriye uçaklarından sonra, Ermenistan hava yollarına ait bir uçağı da Erzurum’a indirerek arama yaptık. 
Uçaktan, Suriye’ye gönderilmek üzere yüklenmiş insani yardım malzemeleri çıktı. 
Yani Ermeniler, bizim top mermileri gönderdiğimiz Suriye’ye insani yardımda bulunuyor. 
Türkiye, dış politikada kendini öyle bir noktaya taşımıştır ki, icraatları uluslararası hukuka ters, yaptıkları faydasızdır. 
İcraatları kendi fikirleri ile şekillenmiştir. İddiaları konusunda uluslararası hiçbir kurumun iddiası ve kabulü yoktur. 
Müslümanların arasını bulması gerekirken, maalesef kavgayı körükleyen ve siyasi otoritenin yok olması yanlısı bir politika izleyen taraf olduk. 
“Bir Müslüman’ı kasten öldüren ebedi cehennemliktir” ilahi hükmü ortada iken, Türkiye maalesef binlerce Müslüman’ın ölümüne sebep olmuş ve tetikçilik yaptırmıştır. 
Ülkesinde terörü kucaklayarak, Suriye’nin iç ve dış düşmanlarını organize etmiş, Suriye devletinin belası haline getirmiştir. 
Bu anlayış bölgeye barış ve huzuru değil, kan ve gözyaşını getirecektir. 
Bölgenin beklediği Türkiye bu değil. 
Kardeş ülkeler arasındaki ihtilaf konularını halleden, onlara rehberlik edip aralarını bulan, dost kucağını açıp tamamını kucaklayan bir olgunluk bekliyordu İslam ülkeleri. 
Ama İslam dünyası da beklediğini bulamadı. 
Not: Bu sene çocuklarımızla beraber kalabalık bir grupla hacca gidiyoruz. 
Ülkemiz ve dünyadaki gelişmeler için bol bol dua edeceğiz. 
Cenab-ı Hakk (cc) sizlere de nasip eylesin. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1619813 µs