Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
2 Ekim 2012

Ruh neyi arıyor?



Gasp, hırsızlık, intihar vakalarının arttığı günümüzde insanımız mutsuz. Ailesi ile sevdikleri ile iş arkadaşları ile ve hepsinden önemlisi kendisi ile kavgalı… 
Bu bozuk psikoloji sadece ülkemizde değil, dünya insanlığı için de geçerli. İnsanlık buhran içinde… 
Her gün gelişen ve hayatı kolaylaştırdığından bahsedilen teknoloji veya değişen sistemler, rejimler ve metodlar arayışına çare olamıyor. 
İnsanlık feodalizmi, kapitalizmi, komünizmi denedi ama tatbik edilen hiçbir prensip mutlak huzura ve aslında "esas aranana" ulaştıramadı. 
Öyleyse, bugün fertlerin şahsi bunalımlarından kurtulma çabaları, toplum bazında rejim değişiklikleri ile yapılmak istenenler, denenen farklı rejimler vs. kendinden kaçan insanın bilmeden kendini arama seferberliğidir. 
Yapılanın yeterli olmaması, mülkün sahibine dönülmedikçe bu arayışın bitmeyeceğinin ispatıdır.
Demek ki insan, madde planını da şekillendirecek manevi sahada bir yolculuğa çıkmalıdır. 
Ruh, mülkün sahibini arıyor. 
Bu kavga, tatminsizlik, mutsuzluk ve arayışın yanlış kulvarda devamının sinyalleri… 
Ruhların, madde kalıbına girmeden yaratıldıkları bir hakikattir. 
Murad-ı ilahi gereği, insan evvela ruh cevheri olarak halk edilmiştir. 
Ve ruha ilk hitap: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (Araf, 172) olmuştur. 
Böylece güzellerin güzeline, canların cananına kara sevda, bu seyir zevkinde başlamıştır. 
Bu öyle bir sevdadır ki, madde aleminde "hayır sen yoksun ben varım" diyen Ebu Cehiller, firavunlar bile, o Güzel’e "sen bizim Rabbimizsin" (Araf, 172) demiş, O'nun uluhiyetini, kendisinin acziyetini kabul etmiştir. 
Ancak varlık alemine gelişten sonra, yine bir imtihan sırrı olarak, insan ile kul olmaya söz verdiği Rabbi arasına bir çok perde çekilmiş; o Güzel, o Koku birçok perdelerle gizlenmiştir. 
O'ndan kopan ruh ise, dünya sahnesinde altın kafesteki kuşun "ah vatan" demesi misali, ‘Kalubela’nın hasretini çekmeye başlamıştır. 
Cenab-ı Hakk, ruhu dünya sahnesinde de kendi haline bırakmamıştır. Kendine ulaşabilmesi için ona din yolu ile bir cadde açmıştır. 
Nefsin kaybolmaması, arayışını doğru devam ettirebilmesi için ona, insan cinsinden sevilmiş ve seçilmiş peygamberleri, peygamberlerin yolundan giden velilerini göndermiştir. 
Etle kemiğin birbirinden ayrılmadığı gibi, ruh da sahibinden ayrılmadığı sürece, sosyal planda asıl sevdiğinden koparılmanın acısı ile feryat etmektedir. 
Mutlak kudrete götüren peygamberlerin açtığı yoldan ilerleyeceğine nefis ve şeytanla işbirliği yapan insan, büyük bir boşluğa düşmüştür. 
Neticede bir hak ve bir de batıl yol ortaya çıkmıştır. 
Bugün hak ve batıl olarak devam eden ve kıyamete kadar var olacak bu mücadelelerin sebebi de ruhun arayışını farklı mecralarda sürdürmesindendir. 
Demek ki, kulluk gayesi ile yaratılan insanın huzuru, yaratılış gayesi istikametinde yaşamanı sürdürmesine bağlıdır. 
Ruh, Yaradanı aradığına göre, O'na yönelmedikçe bu iç kavga ve toplumsal kargaşa devam edecektir. 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1457335 µs