Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
1 Ekim 2012

Besmele ile başlamak



Havaalanında karşılaştığımız bir sevenimiz, “Hocam, biz sizin her yazınızı severek okuyoruz, her sohbetinizi takip ediyoruz amma dini konulara eğildiniz günleri özledik. Her kanalda farklı açıklamalara rastlanabiliyor. Biz, sizi ölçü alır, Hoca bu konuda ne düşünür derdik ve doğruları sizden dinlerdik, şimdi bundan mahrum kaldık. Lütfen bazı konuları yine hatırlatın” diye tatlı bir sitayişte bulundu. 
Dönem dönem aynı mahiyette e-postalar da gelmekte. Halkımız hassasiyetle üzerinde durulması gereken “vesile, şefaat, kulluk, tasavvuf ve rabıta” gibi günümüzde de detaylandırılmayan dini meselelerde bilgimizden istifade etmek istiyor. Bu gerekçe ile bundan sonra köşemizde vatandaşımızın talepleri istikametinde yer vermemizi istedikleri bu başlıkları da ele alacağız. 
Her işin başı Besmele olduğuna göre, biz de Besmele ile başlamaktan söz ederek, bu mahiyetteki ilk yazımızı siz sevenlerimizle paylaşalım. 
Her işte ve her hususta Allah’a sığınmak, müminin güzel vazifelerindendir. Şeytan, fitne ve fesadını icra ederken mü’minin kalbini istilaya çalışır. Bu onun tabii ve asli halidir. 
Şeytanın giremeyeceği tek kalp, arif-i billah olan Hak dostu müminin kalbidir.     
Kul, “Euzu”yu okuyunca yani Rabbına sığınınca, Cenab-ı Hak da, “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile başlarım” dememizi istiyor. Yani Besmele ile başlamamızı… 
Öyleyse her an şeytanın  fitne ve fesadı ile karşılaşan mümin için besmelesiz iş, başsız demektir. Yine Besmele eşyanın hakikatini anlamaya da vesiledir.   
İnsanın, kendinin büyük bir kâinat olduğunu düşünüp, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gideceğim? Bu âleme gelmem benim irademle olmamış” diyerek, yaradılış gayesini düşünmesi, kulluk vazifelerindendir. Bu hal ise “Besmele” ile mümkündür. Zira Besmeledeki nükte, tabiatta ne varsa bütün bunların Cenab -ı Vacibü’l Vücud ‘u işaret ettiğini idrak etmektir. 
Malumunuz, Kur’an ayetleri de Besmelesiz başlamaz. Ayetler de bu muazzam kâinatı anlatan deliller olduğuna göre, her varlık bir ayet ve delil makamındadır. Yani ayetler, Allah’ı hatırlatan ve ispatlayan birer delildir. 
Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’inde şöyle delil buyurmuştur: 
“Hem ölü arz (kudretimize ve ölüleri dirilttiğimize delalet eden) bir alamettir. Onlara biz, (yağmur sebebiyle) hayat verdik. Ondan daneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.” (Yasin, 33)
Ve yine: “Gece de onlara kudretimize delalet eden bir alamettir. Ondan gündüzü soyar çıkarırız. Bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlardır.” (Yasin, 37) buyurulmuştur. 
Bu ayetlerde, ölü arzın ve gecenin delil olduğu beyan buyrulmaktadır. Her ayet Besmele ile okunduğuna göre, her şeyi Besmele ile tefekkür etmek, eşyanın hakikatini kavramak olur ki, gerçek bilgi de budur. 
Marifetullah, Hakk’ı tanımak, O’nsuz hiçbir varlığın olmayacağını kavramak Besmele sırrındadır. 
Bu çerçeveden değerlendirildiğinde, Besmele, Kur’an’ın bir nüshası olan kâinatın ve onda mevcut olan her şeyin anahtarıdır. İyi bilinmelidir ki, Besmeleyi ihlasla ve samimiyetle okuyan bir nefis; sonunda kâinatı, eşyayı, eşyadaki incelikleri ve onda tecelli eden Hakk’ı tanıyacaktır. Şeytanın hile ve oyunlarından emin olacaktır.   
Hakk’ı tanımak  ve Ehl-i Marifet olmak istiyorsan,”Euzu Besmele” senin de dilinin ve kalbinin anahtarı olsun! 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1648737 µs