Piyasalar

22 Temmuz 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
26 Eylül 2012

Vergisiz bir Türkiye için



Şehit haberlerine ve terör gündemine odaklandığımız bu günlerde hükümetten gelen yeni zam paketi ile ekonomik sıkıntılarımızı hatırladık. 
Son rakamlara göre, 2012 yılının ilk 8 ayında bütçede 8.5 milyar dolar açık var. Gelirin gideri karşılamasına imkan olmayan bütçe rakamlarında, yeni alınan 262 bin memurun maaş yükü de önemli bir yekun tutmakta. Bütçe dengeleri için var olan tek gelir kaynağı ise vergiler kaldı. 
Malum, bu hükümet döneminde özelleştirme adı altında devletin kar getiren kurumları tek tek satıldı. Bunların satımı, ederinin çok altında meblağlar ile gerçekleştiği için nerede ise kağıt masrafına elden çıkarıldı. Satışlarından bir şey elde edemeyen devlet, gelir kaynağı akarlarını da kaybetmiş oldu. 
Otomobilde ÖTV oranında yüzde 3, tekel ürünlerinde yüzde 10 civarında gerçekleşen vergi artışları aslında her kaleme yayılmış durumda. Bu vergi artışının bütçede bir rahatlama sağlamanın ötesinde vatandaşı daha da zora sokacağı belli olmasına rağmen, hükümetin kaynak arayışını başka bir şekilde halletmesine de imkan yoktur. Zira kapitalist düzenin gereği devletin tek gelir kalemi vergilerdir. 
Burada, kapitalist düzenin sermayeyi elinde tutan bir grubun menfaatlerine odaklanmanın dışında milletli düşünen bir yaklaşımı olmadığını hatırlatmak gerekir. Öyleyse, milleti rahatlatmanın aş ve iş temin etmenin yolu vergiler olamaz. 
Türkiye’de ve dünyada vergisiz bir ekonomi modelinin hayata geçirilmesi ve gelir kalemlerinin değişmesi için çözüm vardır. Bundan 7 sene evvel deklare ettiğimiz ve bugün yüzden fazla ülkede kuralları hayata geçirilen Milli Ekonomi Modeli, vergi yükü altında ezilen halkımızın tek çaresidir. 
Sürekli büyümeyi temin eden, adil bir gelir dağılımı sağlayan ve tam istihdam seviyesini oluşturan tezimizde, gelir kalemleri arasında vergilerden önce senyorajın devreye konması ve madenlerin işletilmesi yer almaktadır. Senyorajın devreye konması bugün bağımsızlaşarak millilikten uzaklaştırılan merkez bankalarına tekrar para basma hakkı tanıyacaktır. 
Böylece piyasaların ihtiyacı olan para dışarıdan maliyetli bir şekilde aranmayacak, kağıt masrafı karşılığında basılacaktır. Bugün ABD’nin ayakta kalabilmesinin sırrı budur. 
Yine madenlerin devlet - millet ortaklığı ile işletilmesinden doğacak gelir de giderlerin karşılanmasında önemli bir akar oluşturacaktır. Ancak senyorajın devreye konması ile devletlerin para basma hakkını değerlendirmesi, bağımsız bir ekonomide gerçekleşebilir. 
Madenlerin devlet - millet ortaklığı ile işletilmesi, maden ruhsatlarının yabancılara verilme vaadinin olmadığı bir düzende gerçekleşebilir. İşte bu şartlarda yani tam bağımsız düşüncenin hakim olduğu ve bağımsız bir ekonominin hayata geçirilebildiği bir ortamda Milli Ekonomi Modeli uygulanır ve milletin yüzü güler. 
Aksi halde onu besleyecek damarları kesilmiş bir maliye yönetimi elbette ki sadece milletine yüklenecek ve vergilerle onun belini bir kez daha bükecektir. 
Mevcut ortamda, bütçe açığına zamlarla önlem arayan hükümet için çözüm ya vergileri arttırmak ya da bu işi halledemeyeceğiz diyerek iktidardan çekilmeyi kabul etmektir. 
Sizce hangisini yapabilir? 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1499223 µs