Piyasalar

16 Temmuz 2019, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. HAYDAR BAŞ


Prof. Dr. HAYDAR BAŞ
13 Eylül 2012

11 Eylülün ardından




11 Eylül hadiseleri, yerli ve yabancı basında birkaç haberle pek de gündem edilmeden geçiştirildi. Ancak 11 Eylül tarihi, ABD’nin küresel terör tanımını ve terörist yaklaşımını yenilemesini sağlayan bir milattır ve İslam coğrafyası için de bir dönüm noktasıdır. 
Bu tarihten sonraki gelişmelerde olayın faili olarak gösterilen Müslümanlar terörist ve İslam coğrafyası ise terör eylemlerini gerçekleştirecek İslamcı örgütlerin yetişme sahası olarak ilan edilmiştir. 
Geçen zamanda, İkiz Kuleler’in uçağın çarpmasından hemen sonra tamamen yıkılmasının teknik olarak mümkün olmadığı ispatlanmasına rağmen zaten bilinmektedir ki, bu işin failleri aslında yanı başlarındadır. 
ABD’nin, bu olay ile ifşa ettiği İslam dini ve Müslümanlara olan yaklaşımındaki “terör dini ve terörist” iddiası daha önce kurgulanmış bir senaryonun son aşamasıdır. 
1991 senesinde Beyaz Saray’a aktarılan bir raporda, İslam uzmanı olan CIA eski başkanlarından Graham Fuller, “İslam ve Müslümanlar, Batı demokrasisi değerlerine ve küresel düzene uyumlu hale getirilmezse, medeniyetler çatışması olasılığının yüksek olduğu” tezinden bahsederek İslam coğrafyasının nasıl denetim altına alınacağına dair bir strateji çizmişti. 
Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” tezi, Brezinski’nin “Büyük Satranç Oyunu” özellikle Ortadoğu’da bundan sonra yaşanacakların kâğıt üzerindeki planı idi. 
Medeniyetler çatışması aslında inançların mücadelesidir. 
BOP’un çıkış noktası da 11 Eylül saldırısı olmuştur. 
BOP ile küresel terörizm denilen, İslam dünyasının Batının demokrasi değerlerine karşı çıkmayacak bir noktaya gelmesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığı bir süreç başlamıştır. 
Dikkat çekicidir ki, BOP kapsamında ismi geçen ülkeler, İslam coğrafyasında olmakla beraber aynı zamanda stratejik enerji kaynaklarını ve ulaşım hatlarını denetimleri altında tutan ülkelerdi. 
İlk anda 23 olarak açıklanan ülkeler arasında Türkiye de vardı. Türkiye için kullanılan “hedef ülke” ifadesi demokratik ve ılımlı İslam ülkesi gerekçesi ile “model ülke” şeklinde değiştirilmiş; ülkemizden yükselen itiraz sesleri sonucu model ülke ifadesi “demokratik ortak” şeklinde düzeltilmiştir. 
NATO da BOP sürecinde devreye konmuş, 2004 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen NATO zirvesinin gündemine BOP da alınmıştır. 
Bu gelişme ile NATO bünyesinde alınacak bir kararla NATO’nun projede yer alan ülkelere, yani küresel terörün kaynağına aktif müdahalesi kabul edilmiştir. 
Görülmektedir ki, demokrasi getirilmesinden kasıt ABD’nin ve geri planda İsrail’in yayılmacı politikalarına ve onların demokrasi anlayışına ses çıkarmayacak halklar ve liderler demektir. 
Geçtiğimiz 11 sene içinde Afganistan işgal edilmiş, Irak’a girilmiştir ve İsrail Lübnan’a saldırmıştır. 
Demokrasi getirilme uğraşı halen devam etmektedir! 
Arap Baharı olarak ilerleyen süreç Ortadoğu’da kışı yaşatmış Tunus, Libya ve Mısır liderleri alaşağı edilerek demokratikleşmiştir! 
Sırada Suriye vardır. İki yıla yakın bir zamandır Suriye lideri ve halkı ile direnmektedir. 
Maalesef, Türkiye İslam coğrafyasına oynanan bu büyük ve kanlı oyunda yanlış saftadır. 
1990’lı yıllardan itibaren ne maksatla hareket ettiklerini gizlemeyenler İslam coğrafyasında ilerleyedursun, kan ve gözyaşı onları hiç ilgilendirmiyor. 
Türkiye, adının hedef ülkeler arasında yer aldığını bildiği bu korkunç projede halkı adına doğru safta değildir. 
Er veya geç bunun da hesabını verecektir. 









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Nisan 2019 Golan Tepeleri'nden Türkiye'ye
    • 4 Ağustos 2016 FETÖ, Atatürkü neden sevmez?
    • 12 Temmuz 2016 NATO konsepti değişmiyor ya Türkiye?
    • 28 Haziran 2016 Zaman bizi haklı çıkardı: AB dağılıyor
    • 27 Haziran 2016 İmam Hüseyin (a.s.)
    • 17 Aralık 2015 Türkiyenin dostu kaldı mı?
    • 4 Ağustos 2015 Ehl-i Beytin değeri
    • 3 Ağustos 2015 İkinci defa sırtından vurulan Alevi Kürtler
    • 21 Temmuz 2015 Bayramınız mübarek olsun
    • 15 Temmuz 2015 Koalisyon görüşmeleri
    • 13 Temmuz 2015 Kadir Geceniz mübarek olsun
    • 10 Temmuz 2015 Yaraya merhem Milli Ekonomi Modelidir
    • 8 Temmuz 2015 Yeni bir anlayış şart
    • 7 Temmuz 2015 Yunanistan 'Hayır'ın hakkını vermeli
    • 3 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 2 Temmuz 2015 MEM çağı başlamıştır
    • 1 Temmuz 2015 Türkiye-Savaş-Rusya
    • 30 Haziran 2015 Ramazana yakışmayan manzaralar
    • 29 Haziran 2015 Yine savaşın eşiğindeyiz
    • 26 Haziran 2015 Ehl-i Beyt-4
    www.sinemalar.com

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1485195 µs